Pınar Altuğ Atacan

28.02.2013 15:28:22

Ünlü oyuncu ve sunucu Pınar Altuğ Atacan, ‘by Pınar Altuğ’ markasıyla adını markalaştırdı. Kendi ismini taşıyan markasıyla marin tekstiline dair ürünler hazırlayan Atacan, ilk kez katıldığı Boat Show’da ürünlerini görücüye çıkardı.

Televizyon dizilerindeki oyunculugu ve sunuculuk yaptıgı programlarla begeni toplayan Pınar Altug Atacan, kendi ismini verdigi 'by Pınar Altug' markasıyla denizcilige el attı. Marin tekstili isine giren ve ürünlerini ilk kez Boat Show'da görücüye çıkaran Atacan, yeni isinin heyecanını ve markasının kurulus hikayesini anlattı. İki yıldır eşi Yağmur Atacan ve kızları Su ile birlikte yaz mevsimini H2O adını verdikleri teknelerinde geçirdiklerini söyleyen Pınar Hanım, teknelerini aldıkları zaman içini dekore etmek istediginde aradıgı marin tekstili ürünleri bulamamış. Bu sırada yıllardır tekstil dünyasının içinde olan Azra Kumcuoglu ile yolu kesismis ve birlikte H2O teknesinin içini dekore etmisler. Bu süreçte yaptıgı isten çok keyif alan Pınar Hanım, bu hobisini meslege dönüstürmeye karar vermis ve ortaya 'by Pınar Altug' markası çıkmıs. İşte Pınar Altuğ Atacan'ın kendi adını tasıyan markasının öyküsü ve yeni hedefleri...

Adınız marin tekstili ürünleri ile marka oldu. Genellikle ünlü isimler kendi markalarını moda ya da kozmetik ürünleri üzerine yaratır. Marin tekstili isine girmeniz nasıl oldu?
İsmimi markalastırmaya karar verdim, artık bunun zamanının geldiğini düşünüyorum. Bir yerden başlamak gerekiyordu, iki senedir eşimle beraber yazları teknede yaşıyoruz. İki sene önce ilk tekne aldığımızda çok heves ettim, teknenin içi bej ve kahveydi. Genelde marin tekstili ürünleri satan mağazaları gezerken karşınıza çıkan ürünler lacivert, kırmızı, beyaz ve bej ama o bej de mutlaka lacivertlerle, kırmızılarla kombin. Ben bejbeyaz bir takım yapayım istedim. Arandım, dolandım, birçok mağaza gezdim ama bir türlü mutlu olamadım. Sonunda yolum Azra (Kumcuoğlu) ile kesişti. Ben hayal ettim, o yaptı, beraber ortaya çok güzel bir iş çıkardık. Azra aslında otellere yıllardır tekstil yapan, babası kumaşın piri olan bir kadın. O da marin tekstili işine yabancıydı, ben kanına girdim. Yeni teknemiz H2O'yu alınca masa ve yatak örtülerimin boyları değişti. Ben yine Azra'dan yardım istedim, yine görenler beğenmeye devam etti. Ben de bu yaz sonu bu işe girmeyi ciddi ciddi düşünmeye başladım. Azra'ya tam telefon açmayı düşünürken bir mail düştü telefonuma, mail'de "Pınar, ben tekne tekstili yapmayı düşünüyorum, bu işte bana yol gösterir misin?" diyordu. Hemen aradım. "Azra, ben de seninle böyle bir iş yapmayı düşünüyordum. Aynı şeyi teklif edecektim" dedim ve yaptık.

Kişiye özel üretim yapıyorsunuz değil mi? Ürünleriniz arasında neler var?
Evet, biz tamamen kişiye özel üretim yapıyoruz. Mesela siz geldiniz, dediniz ki; "Ben kırmızı çarşaflar istiyorum, üzerine de siyah halat işlemesi istiyorum", biz bunu yaparız. Her şey var, masa örtüsü, Amerikan servisi, runner, kumaş peçeteler, havlu ürünleri, yani kumaşla yapılabilecek her şey var bizim ürünlerimiz arasında.

Kumaşlarınızı nereden tedarik ediyorsunuz?
Kumaşlar Türk malı, Türkiye'deki kumaşların çoğu, yurtdışındaki kumaşların çoğunu döver. Moda alanı için bir şey söylemem, bildiğim bir alan değil ama söz konusu marin tekstili olunca bence en iyi kumaşlar ülkemizde. Özellikle havlu ve çarşaflık kumaşlarda biz gerçekten çok iyiyiz. Çok özel bir dantel ve aksesuar isterse elbette yurtdışından da alınır. Kumaşlarımızı büyük bir titizle seçtik. Azra ile hazırladığımız ilk örnekleri farklı ısı derecelerinde yıkadık ve ne kadar deforme olduğuna baktık. Bu gibi testlerden sonra ürünlerimiz için en iyi ve en dayanıklı kumaşları seçtik.

Ürünleriniz ilk kez Boat Show'da sergilediniz, nasıl geçti fuar deneyiminiz?
Fuarda tekne giydirerek neler hazırladığımızı çok iyi sergilediğimizi düşünüyorum. Concept Marine eşimin de işbirliği yaptığı bir şirket, bizim de teknemizi aldığımız yer. Sahipleri arkadaşlarımız. Ben onlara bunu teklif edince onlar da kabul etti ve bu fuarda yerimizi aldık. 11 kabin giydirdik, çok güzel bir işbirliği yaptık. Bir önceki fuarda Yağmur'un şirketi yeniydi ve elimden geldiğince o fuarda eşime destek olmak için orada görev aldım. Bu sefer hem onun telaşı, hem de kendi telaşım oldu. İlk üç gün kendimizi anlatmakla geçti, artık insanlar farkında ve yavaş yavaş sipariş almaya başladık. Fuarda Amerikan servisleriyle birlikte marin işlemeli tabak takımları da gördük, bu ürünleri de siz mi hazırladınız? Kütahya Porselen ile işbirliği içerisindeyiz, sevgili Sema Güral Sürmeli benim çok yakın arkadaşım.Böyle bir işe gireceğimi söyleyince Sema çok heyecanlandı, onların da marin serileri var. Aynı zamanda iki sene önce yine ben tekneyi yaptığım zaman tekneye kendi tabaklarımı koymak istedim. Görüştük ve bana o zaman "Sen ne istiyorsan ben tabakların üzerine onları işlerim" dedi, ben de kendi özel tabaklarımı yaptım. Teknemin ismi yazıyor üstünde, ben çok heves ettim. Bu fuarda onların tabaklarını da koyduk. İsteyene bizim nakışlarımızda beğendikleri desenleri bu işbirliği sayesinde tabaklara da işleyebiliyoruz.

"KİŞİYE ÖZEL HİZMET VERİYORUZ"

Eşiniz Yağmur Atacan, 'by Pınar Altuğ' için neler düşünüyor?
Yağmur şaşkın çünkü ben ilk defa bir konuda ketum oldum. Normalde yaptığım her işi herkes duysun isterim, bu kez yakın çevremden bile saklayarak bu işi yürüttüm. Fuardan bir hafta öncesine kadar kimse çok bir şey görmemişti. Ürünlerin hepsi fuarın ilk günü görücüye çıktı. Yağmur da fuarda gördü ürünleri, "Vay be eşim ne güzel şeyler yapmış" dedi.

Fuardan sonra ürünlerinizi satın almak isteyenler size nasıl ulaşacak?
Bizi arayıp bulmak zorundalar çünkü halihazırda hazırlanmış bir koleksiyon yok, kişiye özel ürünler hazırladığımız için bize 'bypinaraltug. com' isimli internet sitemiz üzerinden ulaşıp, sipariş verebilirler. Bir mağazamız yok ama ofisimiz var. Kişiye özel dikim yaptığımız için sadece tekne değil, evlerine de yaptırmak isteyen insanlara hizmet verebiliriz.

Denize çok düşkün olduğunuzu biliyorum, yazları da deniz üzerinde geçiriyorsunuz. Deniz tutkusu size ne ifade ediyor?
Çocukluğum deniz üzerinde geçti, hem babam deniz tutkunu bir insandı hem de anne ve babamın arkadaşları, dolayısıyla önce babamla beraber kendi teknemizde, sonra babamın arkadaşlarının tekneleri üzerinde geçti zamanlarımız. Hiç denizsiz kalmadım ben. İlk balıklama atlamayı tekneden öğrendim. Sonra genç kızlık dönemimde kendi teknem olmadığı ve tekne kiralamaya param yetmediği için o dönemde koptum. Yağmur'la beraber olmaya başladığımız ilk dönemde küçük bir sürat motorumuz vardı. Su, altı aylıkken başlayıp iki yaşına kadar küçük sürat motorları üzerindeydi. O bizden daha da alışkın denize. Bu yaz üç buçuk yaşında yüzme öğrendi, onun için yüzme öğrenilmesi gereken bir şey. Karı-koca ikimizin de deniz tutkusu var, sonunda mesleğe dönüşecek kadar...

Televizyona dönecek olursak, yakında yeni bir proje olacak mı?
Tabii ki olacak, oyunculuk ve TV benim ilk gözağrım. 'Çocuklar Duymasın' dizisinin tekrar başlama ihtimali var, bu sene bir sabah programı yapmayı çok istedim ama bir türlü koşulları bir araya getirip denkleştiremedik. Bu sene hafif geçti, iyi de oldu. Benim uzun süredir istediğim bir şeydi adımı markalaştırmak bu rahat süreç sayesinde bu yol adına ilerlemiş oldum.

Eşinizle birlikte ekranda bir projede olmayı arzu eder misiniz?
Evet, neden olmasın, bize iyi tekliflerin gelmesi gerekiyor. Biz gidip de "Şöyle bir iş yapalım mı?" diye kimsenin kapısını çalmadık bugüne kadar. Ben kocamla her dakika bir arada olmaya hasretim. Burada bile aynı binanın içerisinde birbirimizi göremiyoruz. Onunla beraber çalışmayı çok isterim, içimize sinerse tabii ki kabul ederiz.

Çok mutlu ve huzurlu giden bir evliliğiniz var, bu mutluluğun sırrı nedir?
Ben Pınar Altuğ Atacan'ım, o da Yağmur Atacan ama biz evimizin içinde sadece Pınar ve Yağmur'uz. Biz kapılarımızı kapatıp, evimize girdiğimizde evimizin içinde şöhret yok ki, hatta ben şöhret kelimesini de çok kullanmam, onun yerine 'Bilinirlik' demeyi tercih ederim. Bence "Şöhretliyiz" demek çok ayıp bir şey. Bizim hayatımızın ve evliliğimizin içinde mesleğimiz ve bulunduğumuz yerler yok. O benim kocam, evimin erkeği, çocuğumun babası, evde böcek çıkınca çığlık atıp yanıma çağırdığım, ampul patladığı zaman "Ampul patladı yine" diye seslendiğim adam. O benim kocam, ne iş yaparsak yapalım. Biz beraber film galasına gittiğimizde de o benim kocam, birlikte çekim yaptığımızda da o benim kocam. Biz evde oturup sohbet ettiğimizde de kocam. O tür egolar bizim evliliğimizde yok. Olamaz da zaten.

YAĞMUR ATACAN

"DENİZCİLİK HOBİMDİ ŞİMDİ İŞİM OLDU"

Eşi Pınar Altug Atacan ve kızları Su ile birlikte yaz mevsimlerini H2O adını verdiklerini teknelerinde geçiren Yagmur Atacan, yıllardır denize ve denizcilige tutkun bir isim. Denize olan tutkusunu yaklasık bir buçuk sene önce ise de çeviren Yagmur Atacan, Concept Marine sirketinin sahipleri olan yakın dostları Haluk Gündogdu ve Moris Algazi ile isbirligine girdi ve kızı Su'nun isminden esinlenerek seçtigi H2O marin sirketini kurdu. Atacan sirketinde, dünya ünlü Sacs Boat ve Yuka teknelerinin satısına yapıyor. Bu yıl ikinci kez Boat Show'a katılan Atacan deniz tutkusunu ve yeni işini anlattı.

Denizcilik aslında sizin için bir hobiydi, Sacs Boat ve Yuka teknelerin satısı fikri nasıl ortaya çıktı?
Benim hobimdi denizcilik isi ama zaman içinde ise dönüstü. Birkaç sene önce ben bir sürat botu almıstım ancak o botla ufak bir kaza geçirdim. Botu yaptırma sürecinde de Conecpt Marine'in sahipleri Haluk ve Moris'le sık sık bir araya geldik. Daha sonra da birlikte is yapmaya karar verdik. H2O marin sirketi altında küçük spor tekneler satıyoruz ve sisme botlar satıyoruz. Yuka tekneler özellikle hız için yapılan tasarımları da çok sık olan tekneler, Yuka teknelerini sizlerin de O shore yarıslarından tanıdıgınız O shore Türkiye Sampiyonu Kerem Tuncel yapıyor. Sacs Boat'lar da yine hız tekneleri ancak benzerleri içerisinde en güvenli olanları, her hava kosulunda güvenle kullanılabilen botlar. 3 metreden 24 metreye kadar Sacs marka sisme botlar satıyoruz. Her ihtiyaca göre ürünlerimiz mevcut.

Bu yıl ikinci kez Boat Show'a katıldınız, ikinci fuar deneyiminiz nasıl geçti?
Pendik'teki fuarda da, bu fuarda da ilgi oldukça yogundu. Bu fuarda görsellik biraz daha ön plandaydı. Botların özelliklerini daha fazla konustugumuz, sohbetin daha rahat oldugu bir ortamdı. Ben çok ön planda degilim, isin biraz sohbet kısmındayım.

Sirketiniz ile ilgili hedefleriniz neler?
Deniz isiyle ilgili daha farklı bir tekne markası ile devam etmemiz gündemde. Sonuçta bir isbirligi içerisindeyiz Concept Marine ile birlikte. Bosa kürek çekmeye ihtiyacım yok, onların da çok bölünmeye ihtiyacı yok, ortak paydada bulustugumuzda bu sekilde is yapmaya devam ederiz ya da etmeyiz, buna sonra karar verecegiz.

Denizin üzerinde yasayan birinin bu avantajları neler?
Deniz üstünde olmayan insanlar sadece ticari düsünüp bu isi para kazanmak amacıyla yaparlar ama ben tüm yazı deniz üzerinde teknede geçirdigim için daha kullanıcı gibi düsünüyorum. Ben dost kazanmak adına bu isi yapıyorum, kazandıgım dostlarla is yaparken onları üzmemeye gayret ediyorum. Ben müsterilere çabam bu anlamda çok agresif degil.

Fuarda esiniz Pınar Hanım, 'by Pınar Altug' markası ile ürünlerini tanıttı. Nasıl buldunuz Pınar Hanım'ın hazırladıgı marin tekstili ürünleri?
Pınar'dan bekledigim ürünler onlar çünkü Pınar ne is yaparsa yapsın hep özenerek yapar ve by Pınar Altug markası adı altında çıkan ürünlerde de bu özelligini görebiliyorsunuz. Bu markanın farklı ayakları olacak, tekstil ürünleri bu markanın ilk ayagı, devamı da çok yakında gelecek zaten. Bu ilk adımdı, ekip olarak çok iyi çalısıyorlar, proje olarak farklı alanlarda tasarımları olacak. Kalite olarak hep üst seviye ürünler var.

Yaz mevsimini çogunlukla teknede geçiriyorsunuz, bu yıl Türkiye sahilleri dışında uzak yerlere gitme planınız var mı?
Evet, bu yaz da bir aksilik olmazsa deniz üzerinde olacagız, genelde yakın yerlere gidiyoruz. Uzak yerlere de gitmeyi arzu ediyoruz ama her tekneyle gidilmiyor. Yakın zamanda degil ama gelecekte daha büyük bir tekne alabiliriz.

Denizcilik isini meslek haline getirince oyunculugu bıraktıgınıza dair haberler çıktı, hatta esiniz Pınar Hanım twitter üzerinden bu haberleri yalanladı, siz bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Oyunculugu bırakmadım, istedigim Yer alacagınız projeleri Beraber program da sunarız, oldugum için inandırıcı olmuyor, kafalarda soru isaretleri oluyor, kafada oturmuyor. Beni her yere koyamıyorsunuz, ben de bunu gayet iyi görüyorum ve anlıyorum. Bu nedenle aceleci davranmıyorum. Her gelen ise "Evet" dememe gerek yok, zaten piyasa da çok iyi degil. Baslayan 70 diziden 65'i yayından kalkıyor, 3-5 bölüm para kazanmak için gelen islere "Evet" demek yanlıs olur.

Bu yıl Türkiye sahilleri dışında uzak yerlere gitme planınız var mı?
Olmazsa deniz üzerinde olacagız, genelde yakın yerlere gidiyoruz. Uzak yerlere de gitmeyi arzu ediyoruz ama her tekneyle gidilmiyor. Yakın zamanda degil ama gelecekte daha büyük bir tekne alabiliriz.

Oyunculugu bıraktıgınıza dair haberler çıktı, hatta esiniz Pınar Hanım twitter üzerinden bu haberleri yalanladı, siz bu konuyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Dedigim gibi bir proje gelirse tabii ki yine oyunculuk yaparım. Ben sahne ve gösteri sanatları yönetimi mezunuyum, asıl amacım 10 sene sonra bir seyler çekmek. Sektörden ayrılmayı düsünmüyorum.

Yer alacağınız projeleri seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? Esinizle ekranda bir is yapmayı arzu eder misiniz?
Beraber program da sunarız, dizi de oynarız, yeter ki içimize sinsin. "Ben günde üç senaryo okuyorum" ya da "Zor is seçiyorum" diyenler bence palavra atıyor, insanlar para gördükleri her ise kosa kosa gidiyorlar benim gördügüm kadarıyla. Seçiçi insanlar zaten çok belli isimler, is onlara geliyor. Son oynadıgım projelere ya da ondan önceki projelere bakarsanız ben hiç seçici kisi olmadım, benim seçtigim isler daha azdır. Benim pozisyonum farklı, ben adım atacak bir pozisyon olmadıkça adım atmıyorum. Pınar için aynısını söyleyemeyiz ama benim için öyle. Gencim ve oldugumdan daha genç gösteriyorum, baba oynatsanız baba karakterini oynayacak bir görüntüm yok televizyonda, ögrenciyi oynatmak isteseniz özel hayatımda baba oldugum için inandırıcı olmuyor, kafalarda soru isaretleri oluyor, kafada oturmuyor. Beni her yere koyamıyorsunuz, ben de bunu gayet iyi görüyorum ve anlıyorum. Bu nedenle aceleci davranmıyorum. Her gelen ise "Evet" dememe gerek yok, zaten piyasa da çok iyi degil. Baslayan 70 diziden 65'i yayından kalkıyor, 3-5 bölüm para kazanmak için gelen islere "Evet" demek yanlış olur.