YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.samdan.com.tr

"Zıtlıklar çok ilgimi çekiyor"

Vakkorama’da karşımıza çıkan üzeri Mandala desenli boks eldivenleri, genç tasarımcı Mavi Kazado’nun sıra dışı çalışmalarından sadece biri... Spor ayakkabılarına çini yapan, Toms’ları tasarım objesi haline getiren Kazado ile buluştuk ve desenlerinin çıkış noktasını dinledik.

Röportaj: Nazan ORTAÇ
Fotoğraflar: Canan YETİŞTİ SATKIN

Genç tasarımcı Mavi Kazado, yaptığı desenlerle sıradan objelere bambaşka bir ruh katıyor. Dümdüz beyaz bir spor ayakkabı sanat eserine dönüşüyor, ya da sertliği sembolize eden bir boks eldiveni Mandala deseniyle huzura çağırıyor... Adı gibi mavi gözleri ve mavi saçlarıyla sıra dışı bir görünümü olan Mavi Kazado ile bir araya geldik ve tasarım sürecini konuştuk...

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Ne eğitimi aldınız?
Mavi Kazado:
Ben grafik sanatları mezunuyum. Aynı zamanda baskı sanatları, moda tasarımı alanında eğitim aldım. Mezun olana kadar da bir sürü sergi ve workshop'ta yer aldım. Sonrasında Alman bazlı bir stil akademisinde renk danışmanı olarak eğitim aldım. Onun üzerine de farklı çalışmalar yapmaya başladım. Hem danışmanlık verdim hem farklı disiplinleri bir arada kullanabileceğim bir marka oluşturdum. Genelde her desenden bir tane olacak şekilde çalışıyorum. Özel olsunlar istiyorum.

Üzerine çalışma yapacağınız ürünlere nasıl karar veriyorsunuz?
Kazado:
Belli dönemlerde belli ürünler seçiyorum. İlk önce spor ayakkabılarla başladım. Spor ayakkabılardan sonra boks eldivenleri, sürücü eldivenleri, cüzdan, çanta gibi farklı materyaller seçtim. Tasarımlar ve modeller genelde değişiyor. Koleksiyonlar belirliyorum, iki üç aylık süreleri oluyor. Ayakkabıları yapıp, bitiriyorum, sonra başka bir ürün seçiyorum, onun üzerine yeni koleksiyon üretip bitiriyorum. Ürünlerin hepsi seri numaralı, desenlerinden sadece bir tane var.

Aslında sanat eseri yapıyorsunuz...
Kazado:
Tekrarları yok, hepsini imzalıyorum, alınan her parça özel ve eşsiz oluyor. Hepsi de elden çıkıyor. Bir sürü teknik uygulayabiliyorum ama genelde fırçayla çalışıyorum. Tablo gibi ürünleri boyayıp, desenliyorum.

Markalarla işbirliğini nasıl yapıyorsunuz?
Kazado:
Farklı, global markalarla çalıştım. Çok da iyi etkiler aldım. Beraber devam edeceğiz. Onun dışında ben kendi adımla ürünler üretip, üzerine koleksiyon çıkarmaya devam ediyorum. Aynı zamanda tablolar yapıyorum, sergilere ve workshop'lara katılıyorum. Bir sürü alana yayabiliyorum yaptığım işi...

Nerede satılıyor ürünleriniz?
Kazado
: Boks ve sürücü eldivenleriyle, Toms için yaptığım tasarımlar Vakkorama'da satılıyor. Akmerkez'de, bir pop-up mağazada da satış yapılıyor.

Şimdilik ürünleriniz tek, ama ileride serileşmesi mümkün mü?
Kazado:
Markanın konsepti el yapımı ve sınırlı sayıda olduğu için, ancak ileride olabilir. Yine her şeyin elden çıkması koşuluyla ya da baskı olacaksa bile özel baskı teknikleri kullanarak yapabilirim. Onun dışında şu an, kendi markam için ürettirdiğim ürünler üzerinde çalışıyorum. Sadece ürün gamını genişletiyorum, büyütüyorum. Dediğim gibi, tekrar desen yapmıyorum. Her seferinde yeni bir konsept ve yeni bir desen çalışıyorum. Biraz aslında sürprizli bir marka. Her an değişime açık ve şartlara uyum sağlayabilecek durumda

Sanat eseri gibi düşünüyorum ve bunu marka olarak konumlandırmak doğru bir adım mı acaba?
Kazado:
Böyle kendimi daha rahat ifade ediyorum. Evet, bu aslında sanat. Duyguların, düşüncelerin, yaşadığımız her şeyin yansıması onlar. Ben onları tablo yapmak yerine, insanlara bunları ulaştırmak istedim. Dokunup, hissetmelerini istedim. Sanatın ulaşabilir olmasını, insanların üzerinde taşıyabilmesini istiyorum ve bu bence özgürlük getiriyor.

Sanatın modern hali bu, değil mi? Daha ulaşılabilir olması...
Kazado:
Ulaşılabilir olması benim için önemli. Benim yansıtma şeklim böyle oldu. Bundan sonra bambaşka yollar da olabilir. Ben değişime çok açığım. Birden binalar boyayabilirim. Duvarlar olabilir, seramikler olabilir. Bunlar parçalanarak kitlelere ulaşır. Birçok farklı alanda bunu gösterebilirim. Ama evet, bu şekilde insanların mağazalardan da ulaşabilmesi hoşuma gidiyor. Bazı workshop'larda çalışmalar yapıyoruz, herkes desene bir şeyler ekliyor kendinden. Benim için de güzel oluyor. Bu şekilde markamı globalleştirebileceğime inanıyorum.

Var mı yurtdışıyla ilgili yeni projeler?
Kazado:
Yurtdışında birkaç tane butikle anlaşmamız var. Birkaç büyük markayla da görüşme halindeyim. Birkaç tane sergiye katılma süreci de yürüyor bir taraftan. Tek çalıştığım için onların hazırlanma süreci olacak tabii benim için. O yüzden zaman alacaktır ama mümkün olduğu kadar kişiye ulaşırsa benim için o kadar iyi.

Ulaştığınız kitle daha çok kimlerden oluşuyor?
Kazado:
Gençler, ama aslında orta yaşlılar da buna çok ilgi gösteriyor. İnsanların el işine duyduğu ilgiyle alakalı bir şey bu. Sadece herhangi bir tasarım almak, üzerine ismini yazdırmak gibi değil bu çünkü. Gerçekten sanat gözüyle bakan kitle orta yaşlı. İleride satılan ürünleri bir araya getirip sergilemek gibi projeler düşünüyorum.

Nasıl başladınız desen yapmaya? Her yere karalama yapan çocuklardan mıydınız?
Kazado:
Ben sanatçı bir aileden geliyorum. Annem de çini tasarımcısı. Yıllarca Yıldız Porselen'de çalıştı. O yüzden klasik olacak ama çocukluğumdan beri onların içinde, atölyede büyüdüm (gülüyor). O yüzden hep çok yakındım her zaman. Seçtiğim bölümler de öyle şekilde oldu.

Yaptıklarınız arasında çini de var zaten değil mi?
Kazado:
Evet, ilk koleksiyonumdu o. Spor ayakkabı üzerine çini deseni uyguladım. Ben geleneksel çizgilerle moderni birleştirmeyi çok seviyorum. Zıtlıkları seviyorum. Mesela Mandala'yı çok seviyorum. Boks eldivenleri üzerine Mandala deseni yaptım. Mandala huzuru temsil ediyor, boksla zıtlık oluştursun istedim. Spor ayakkabılarındaki çiniler de aynı şekilde. Çini çok hassastır, spor ayakkabısı sert kullandığımız bir şey... Bu tarz çalışmayı seviyorum. Bazı şeyleri sorgulattırdığımı düşünüyorum. Elimin çalışmasını seviyorum, o benim için önemli. Tüketim çağında birtakım şeylerin özelleşmesini istiyorum.

Anneniz beğeniyor mu çizimlerinizi?

Kazado: Evet (gülüyor)... Bazen ondan da yardım alıyorum. Hepimiz desen yaptığımız için; ben onların daha pop versiyonu oldum.

Toms markasıyla yaptığınız çalışmanın özelliği neydi?
Kazado:
Toms'la 2016 Marka Konferansı için bir etkinlik yaptık. 'Style Your Soul' diye... Dünyanın birçok yerinde yapılan bir etkinlikti. Türkiye'de ilk defa yapıldı. Çok güzel geçti. Orada yapıp, imzaladım ayakkabıları. Onlar daha sonra bir proje için satılacaklar. Devamını satış için planlıyoruz.

Gündemde hangi markalar var?
Kazado:
Birçok markayla konuşuyoruz. Ceketler, ayakkabılar, çantalar için. Benim için desenlenmeyecek hiçbir materyal yok. Ben kendimi doğru yansıttığım sürece, hepsinin üzerine çalışabilirim. Dolayısıyla kapılarımı her zaman açıyorum. Mutlaka kendimi doğru yansıtacağıma inandığım markalar var.

Çok fazla tasarımcı çıkıyor. Genç tasarımcılar için kendini duyurmak zor mu, yoksa alıcısını buluyor mu?
Kazado:
Bence buluyor. Kolay değil tabii... Yaptığı işi göstermek isteyen çok tasarımcı var. Doğru olduğu sürece ve insan kendine inandığı sürece o yürüyor. Şartlar ne kadar zor olsa da evren onun karşısına çıkartıyor.

BİZE ULAŞIN