YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.samdan.com.tr

"Kadınlar tasarım dünyamın vazgeçilmezleri"

Erol Albayrak, 16 yıldır kendi adını taşıyan markası ile birçok başarıya imza attı. Güçlü kadınlardan ilham alarak ve yine onlar için tasarımlar yaratan Albayrak ile markası hakkında keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Röportaj: Bade ÇAKAR

Fotoğraflar: Canan Yetişti SATKIN

Erol Albayrak, uzun yıllar tasarım dünyasında çalıştıktan sonra 2001'de kendi markasını kurmuş ve birçok başarıya imza atmış bir isim. 16 yıldır, yarattığı tasarımlarla dikkat çeken Albayrak'ın vazgeçilmezleri ise hayata iz bırakmış kadınlar... Resim tutkusunun şu anki tasarım hayatına büyük katkıları olduğunu da dile getiren Erol Albayrak ile gelecek planlarını konuşmak için Nişantaşı'ndaki showroom'unda bir araya geldik.

Modayla çok küçük yaşlarda tanışmışsınız. Tasarımcı olmaya karar vermeniz nasıl oldu?
İzmir'de olgunlaşma enstitüsünde öğretmenlik yapan annem sayesinde atölye çalışmalarını gözlemleyerek büyüdüm. Çok küçük yaşlarda kumaşlara form vermenin, dikim tekniklerini ve tasarım fikirlerinin uygulama aşamalarını öğrendim. O yıllarda resim yapmaya olan merakım bir süre sonra giysi illüstrasyonlarına yönelmem konusunda çok etkili olmuştu. Eğitimimi bu alanda almaya karar verdiğimde en büyük destekçim annemdi. Mezun olduktan sonra İzmir'deki staj dönemimin hemen ardından uluslararası bir tekstil şirketinde H&M, Otto ve Karstadt, Neckerman gibi markaların koleksiyonlarını hazırladım. 1997 yılında İstanbul'a geldim ve Cemil İpekçi atölyesinde beş yıl tasarım departmanının başında bulundum.

Sonra da zaten kendi markanızı kurdunuz. Nasıl bir süreçti sizin için?
2001 yılında Nişantaşı'nda atölyemi ve ekibimi kurup ilk koleksiyonumu hazırladım. Tarihi Tophane-i Amire binasında koleksiyonumu sergiledikten sonraki süreç çok hızlı gelişti. Koleksiyon o kadar ilgi çekti ki Avrupa'dan Japonya'ya kadar birçok ülkede sergiledik. Devamında koleksiyonlarımı farklı ülkelerin kültürel etkinlikleri ve moda haftalarında da sunma şansım oldu. Başta World Consumer Academy'nin European Union Quality Ödülü olmak üzere Miss World dünya güzellik yarışmasında da iki kez Best Designer Award gibi uluslararası ödüller kazandık. Şu anda Amerika, Avrupa ve Ortadoğu'da satışlarımız devam ediyor.

Aynı zamanda bir resim geçmişiniz var. Hala devam ediyor musunuz resim yapmaya?
Resim, şu anki mesleğime ışık tutan en önemli etkenlerden biri olma özelliğini devam ettiriyor. Artık tuvallerim insanlar, boyalarım kumaşlar oldu diyebilirim. Hala çocukluğumdaki gibi boya kalemlerimi kullandığım bir mesleğim var ve bu sayede resim yapma duygumu hiç kaybetmedim. Koleksiyonlarımdaki sınırsız renk ve desen kullanabilme kabiliyetimi de bu duyguya borçluyum. Bir gün bir sergi hazırlamak ise en büyük hayalim.

Tasarımlarınızı yaratırken hayalinizdeki kadın nasıl biri?
Tasarım dünyamın vazgeçilmez metaforudur kadın... İlham aldığım kadınlar kendi hayat süreçlerinde etrafında bir şekilde iz bırakmış kadınlar. Bütün kadınlar güzeldir ve salt güzelliğinin dışında zekası, zarafeti ve güçlü duruşu ile her kadın en güzel resimleri yapabileceğim birer tuvaldir benim için.

Yeni koleksiyonunuzda hangi detaylar, stil kodları ön planda?
Etnik bir baharda, mimari bir yapı düşündük. Bunun altına gizlenen çiçekler ile kontrast vurgusunu ön plana alarak siyah renk ile bütünleştirdik. Detaylara yüklenen derin anlamlar ile özgür, güçlü ve gizli bir seksapelliğin ön planda olduğu bir kadın hayal ettim. İkinci tendeki floral yansımaların, soft renklerin etnik Aztek desenler ile nakışlandığı, çok yüksek işçilikle harmanlanan couture bir koleksiyon. İpek kadi, brokar, lurexli jorjet, Fransız danteli gibi kalitesi yüksek kumaş ve materyallerle oluşturduğumuz koleksiyonda nakış olarak rokoko sarma, Swarovski kristal ve boru boncuklar ağırlıklı olarak işlemeler kullanıldı. Ağırlıklı olarak siyah, ekru, gold, gümüş tonları ve beyaz gibi renklere floral desenli baskılar eşlik ediyor.

Koleksiyon hazırlık süreçleri nasıl geçiyor?
Bir sanat formu, herhangi bir hikaye benim ilham kaynağım olabiliyor. Detaylı araştırma yaparak bu etkileşimi daha reel hale getirmek önemli. Sadece ilhamlarımız doğrultusunda hazırladığımız tasarımlar bir süre sonra hayal dünyamızdaki fantastik olgular olarak algılanabiliyor. Oysa ki günün sonunda giyilebilir giysiler ve kullanışlı tasarımları hayata geçirmek zorundayız. Koleksiyon temamızı belirlemek işin en önemli kısmı. Daha sonra modellerin detaylı olarak çizilmesi ve akışın belirlenmesi gerekiyor. Buna paralel olarak kumaş ve aksesuar seçimleri de yapılıyor. Yeni kup ve kalıpların provaları hazırlanıyor. Grafik ekibimiz ile desen çalışmalarını hazırlıyoruz. Nakış ekibimizle işleme detaylarını koordine ediyoruz. İpek kumaşlar kullandığımız için bu hassasiyeti, tamamen el işçiliği ile yapılan couture dikim teknikleri ile giysilere son dokunuşlarımızı yapıyoruz. Her aşaması ile tam bir ekip işi olduğunu söylemek gerekiyor.

Türkiye'de moda son dönemlerde güzel bir ivme kazandı. Genç tasarımcılar hakkında neler düşünüyorsunuz?
Biz yıllar öncesine kadar modayı yaratan değil üreten bir sektördük. Son yıllarda yapılan girişimlere ve fuar organizasyonlarına, tasarımcı arkadaşlarımızın koleksiyonlarına bakınca yurtdışındaki örneklere göre aşağı kalır bir yanımız yok. Sadece bazı tasarımcı arkadaşların ilham ile kopyacılığı biraz karıştırdığını üzülerek görüyorum. Üretim kalitemizin yanında tasarım kalitemizin de oldukça yüksek olması için orijinal ve yenilikçi koleksiyonlara imza atılması gerekir. Özellikle son yıllarda birçok genç tasarımcı bunu layığıyla yapıyor. Her şeyden önce yaşadığımız coğrafi çeşitlilik, tarihsel kültürümüzün zengin olması bizleri en çok besleyen faktörler. Bu noktada sıradan koleksiyonların çıkması düşünülemez. Yabancı tasarımcıların en büyük şansları onlara yatırım yapan birçok fonun, devlet desteğinin ve teşvikin olması. Bizim ülkemizde bunun değeri henüz tam olarak anlaşılmadı diye düşünüyorum. Dolayısıyla özellikle genç tasarımcılara ve tasarım kültürüne daha fazla kaynağın akması gerekiyor.

Gelecek için planlarınız neler?
Global anlamda markalaşma ve mağazalaşma konusu üzerinde uzun zamandır çalışıyoruz. İstanbul Nişantaşı'ndaki Abdi İpekçi Caddesi'nde ilk showroom'umuzu açtıktan sonra farklı ülke ve moda merkezlerinde yer alan 'multi brand' butiklerde de ürünlerimizi satmaya başladık. Hedefimiz satış noktası sayısı anlamında sürekli olarak genişlemek.

BİZE ULAŞIN