"Kendimizi örnek çift olarak görüyoruz"

Milli basketbol oyuncusu Kerem Gönlüm ve güzel eşi Elif Gönlüm, yeni mekanları Baskqet Steakhouse’un kapıları Şamdan Plus’a açtı. Gönlüm çifti, hem mekanı anlattı hem de ilişkileri hakkında samimi açıklamalarda bulundu.

Röportajlar: Gülçin İşler FIRAT

Fotoğraflar: Kutup DALKIRAN

Basketbol dünyasının önemli ismi, milli basketbolcu Kerem Gönlüm ve güzel eşi Elif Gönlüm kolları sıvadı ve Baskqet Steakhouse'u hayata geçirdi. İstinye'de 1 Mart'ta kapılarını açan mekan, iddialı et mönüsü, rahat oturma alanı, basketbol tutkunlarını heyecanlandıracak dekorasyonu ve Türkiye'nin ilk 'Sports Barı' olmasıyla kısa sürede dikkatleri üzerine çekti. Ünlü çift ile mekanlarında buluşarak mekan hakkında merak ettiklerimizi konuştuk. Önlük takıp mutfağa giren Gönlüm çift, aynı zamanda özel hayatlarına ve evliliklerine dair de samimi açıklamalarda bulundu.

Mekanınız Baskqet Steakhouse hayırlı olsun, burayı açma fikri nasıl oluştu?
Kerem Gönlüm:
Teşekkür ediyoruz, aslında hiç planlı olmadı. Sporcu olduğum için malum et yemekleri hayatımızda önemli bir yer kaplıyor. Ailece misafir ağırlamayı çok severiz, buradan yola çıkarak eşimizi, dostumuzu ağırlayabileceğimiz, insanların rahat edeceği ve lezzetli yemek yiyerek sohbet edeceği değişik konseptte bir yer oluşturmaya çalıştık.

Mekan açmak sizin bir hayaliniz miydi?
Kerem G:
Başta böyle bir yerim olsun diye bir hayalim yoktu ama sonradan güzel bir hayale döndü.
Elif Gönlüm: Aslında her insanın böyle bir hayali olur diye düşünüyorum. İnsanın evinde misafir ağırlaması kadar güzel bir şey var mıdır? Biz ailece çok severiz evimizde misafirler olsun, yemekler yiyelim, güzel ağırlayalım. Şimdi bunu yapıyoruz hem de iş olarak...

Elif Hanım siz de burada eşinize fiilen destek oluyorsunuz öyle mi?
Elif G:
Evet, tabii ki. Kerem Bey'in böyle bir arzusu olunca ona destek olmak ve onunla beraber çalışmak, bir iş ortamında enerjilerimizi paylaşmak inanılmaz güzel bir fikir geldi bana.

Mekanın adı da Baskqet. İsim konusunda çok zorlanmadınız anlaşılan?
Elif G:
Mekanın adına ben karar verdim. Kerem Bey'in işini, hayat tarzını yansıtan bir yer olmalı diye düşündüm. Global olmasına da öncelik verdik ve o yüzden 'Baskqet' koyduk. Hem basketbolu çağrıştırması, hem işimizi yansıtarak içinde 'et' olmasıyla konseptimizi tamamladı.

Adına karar verdikten sonra konseptiniz tamamlandı anlaşılan...
Kerem G:
Evet, isme karar verdikten sonra dekorasyonumuz da, konseptimiz de isimden esinlenerek ilerledi. Duvarlarda gördüğünüz çerçeveli fotoğrafların hepsi benim anılarımdan oluşuyor, adeta yaşayan bir müze... 22 senedir profesyonel olarak basketbol oynuyorum, buradaki fotoğrafların bir sürü anısı var. Gelen misafirlerimiz, özellikle basketbola ilgisi olanlar, çok beğeniyor ve fotoğraflarla ilgili sohbet etmekten keyif alıyor.

Dekorasyonda nelere öncelik verdiniz? Kimin dokunuşları daha baskın?
Kerem G:
Ben sadece formaları çerçevelettim. (gülüşmeler). Benim basketbol kariyerimdeki anılarımı yansıtanlarının yanı sıra NBA'de oynayan sporcuların formalarına yer verdik.
Elif G: Tabii ki Kerem Bey, her ne kadar böyle söylese de burada onun vizyonu olduğunu yadsıyamayız. Çünkü Kerem Bey'in sporcu kimliği, vizyonu, ismi, marka oluşu aslında buranın doğmasını sağladı. Tabii ki sonrasında biz hanımların dokunuşlarının olması, bir mekanda zarafetin, güzelliğin olması demektir.

Mimar desteği aldınız mı?
Elif G:
Her şey bizim zevkimizi yansıtıyor, mimar desteği almadık. Bu tarz konularda, genel olarak hayatta da öyle, her şeyin akışa göre ilerlediğine inanırım. Çizim yaparak; bunu, şunu yapalım, bu renkler olsun vs. demeden yaşayarak yaptık burayı ve mekana ruhumuzu kattık.
Kerem G: Yaptığımız her bir şey bir sonrakini doğurdu. Yaklaşık 6 ay sürdü dekorasyonun tam olarak hazır olması.
Elif G: Fazlasıyla detaycı bir insan olduğum için her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünerek yaptık. Kendimize böyle bir süre tanıdık ve ortaya iyi bir iş çıkartabilmek için acele etmemize de gerek yoktu. Sindire sindire, mekanın her gün ruhunu yaşayarak ve her köşesiyle içimize sinecek, evimiz kadar sıcak hissettiğimiz bir yer yarattık.

Basketbol topundan esinlenerek tasarlanmış lambalarınızı çok beğendim.
Kerem G:
Bu benim fikrimdi, gerçekten mekana Benim sporcu kimliğimle bağdaşıyor. Saat 11.00 gibi açılıyor mekan ve öğle servisiyle başlıyoruz. Gece müşterinin durumuna göre kapatıyor. Haftanın 7 günü açığız. Maç günleri yayınlarımız var. Bütün spor dallarına ait (basketbol, tenis, futbol) maçların yayınlarını ev konforunda izleyebiliyor misafirlerimiz.
Elif G: Türkiye'de böyle bir konsept bir ilk oldu. Amerika'da çok yaygın ama biz bir yerden esinlenerek yola çıkmadık. Tamamen basketbol sporunun ruhunu yansıtacak bir mekan olmasına özen gösterdik.
Kerem G: Mönüde steak ve hamburgerlerimiz öne çıkıyor. Yemek danışmanlığı alıyoruz ve ustalarımız çok başarılı. Eti tedarik ettiğimiz yerden, pişmesine kadar en iyi, en mükemmel etin nasıl olması gerektiğini eğitimlerle öğrendik. Bu işe profesyonel başladık öyle de ilerleyeceğiz.

Kerem Bey, gelenler sizi burada görmek istiyordur. Nasıl ayarlıyorsunuz programınızı?
Kerem G:
Bahçeşehir Koleji'nde basketbola devam ediyorum, antrenmanları Ataşehir'de yapıyoruz. İdmandan önce sabah mutlaka geliyorum, idman aralarında geliyorum. Hafta sonu ailece geliyoruz.

Kerem Bey, siz bir sporcusunuz ve bilmediğiniz bir sektöre mekan işletmeciliğine adım attınız. Henüz erken ama zor oldu mu sizin için?
Kerem G:
Evet, gerçekten kolay değilmiş. Elif Hanım'ın bahsettiği gibi profesyonel isimlerle çalışıyoruz, danışmanlık alıyoruz ama tabii ki günün sonunda zor bir iş. Ancak zor olduğu kadar da keyifli... Biz evimizde misafirlerimizi nasıl ağırlıyorsak, dışarıda bir restorana gittiğimizde ne bekliyorsak, onları burada uygulamaya çalışıyoruz. Dünyanın birçok yerinde restoranda yemek yedik, hizmeti, yemek kalitesini, mekan dinamiklerini gördük. Ancak tabii ki ben bir sporcuyum ve restorancılıktan gelmiyorum. İlk defa bilmediğimiz bir sektöre girdik ama belli bir vizyona sahip olup, doğru insanlarla çalışırsanız, her şey sisteme oturuyor. Biz de sistemi kurduk, bundan sonra da böyle devam eder inşallah.
Elif G: Evet ilk işimiz ama ben Kerem Bey gibi marka olmuş, halka mal olmuş insanların böyle sektörlere girmesini çok doğru buluyorum. Sektöre renk kattıklarına inanıyorum. Eşimin de böyle bir işe girmesi beni çok heyecanlandırıyor. Tabii ki benim kontrolüm burada hep var. Buradaki bütün detayları, eksikleri önlemek adına ben her zaman buradayım, işin başındayım. Hata yapma gibi bir lüksümüz yok çünkü bu bir hizmet sektörü.

Mekanı neden İstinye'de açtınız?
Elif G:
İstinye artık bildiğiniz gibi çok merkezi bir yer. AVM içinde çok fazla restoran var ve ben açıkçası AVM içinde restorana gitmiyorum. İnsanlar artık daha nezih, gözlerden uzak, kendi portföyündeki insanlarla karşılaşacağı, lezzetli yemek yiyebilecekleri yerleri tercih ediyor.
Kerem G: Burası yoldan geçen insanların değil de, bizi bilip, tanıyan insanların geleceği bir yer olması mantığıyla açıldı. Hizmetimizin, mutfağımızın tadını almış insanların gelmesini hayal ediyoruz.

Elif Hanım, Kerem Bey mutfakta nasıldır?
Elif G:
Mutfağa girdiğinde çok beceriklidir. Bize bir kere mozaik pasta yapmıştı ve çok güzel olmuştu.
Kerem G: Yazlıkta mangal yaparım. Yoğun bir tempoda çalıştığım için evde yayıla yayıla, mutfağa girip yemek hazırlama lüksüm olmuyor.

Peki, Elif Hanım mutfakta nasıldır Kerem Bey?
Kerem G:
Oooo! Çok ama çok beceriklidir. Şu sıralar çok yoğun, biz de çocuklarla arada takılıyoruz kendisine "Mutfağa gir" diye. Mutfağa girdiğinde evde bayram oluyor (gülüşmeler).
Elif G: Ama artık burada mutfağa giriyorum, burası benim mutfağım (gülüyor). Kerem Bey, sporcu olduğu için yıllarca tabii ki ben onun beslenmesine uygun yemekler yaptım. Mutfak bana göre aile bütünlüğü, çocukla annenin ve eşlerin bağı için çok önemli. Mutfağı seviyorum. Boşnak olduğum için de zaten gerek bizim mutfağımız, gerek Türk mutfağı oldukça zengin. İkisini harmanlayarak evde çok güzel ziyafetler verdiğimi bilirim.

Kerem Bey, en çok hangi yemeğini seviyorsunuz Elif Hanım'ın?
Kerem G:
Cornflakes ile yaptığı tavuk yemeği var çok beğeniriz. Pilavı efsanedir. Her yemeği güzeldir ama bu ikisini çok seviyorum.

Elif Hanım, Kerem Bey aktif sporcu formunu koruyordur ama siz hamburgerlerin içinde formunuzu nasıl koruyacaksınız?
Kerem G:
Biraz sıkıntı yaşıyoruz açıkçası bu konuda (gülüşmeler).
Elif G: Hiç sormayın, burayı açtığımızdan beri et ağırlıklı besleniyorum. Biliyorsunuz ki sebze ağırlıklı beslenirim her zaman. Bu böyle bir dönem diyelim, şimdi et zamanı.
Kerem G: Bana fark etmiyor dediğiniz gibi ama dengeliyoruz.
Elif G: Yeşillikle beraber et yemenin açıkçası bir sakıncası olmuyor çünkü zaten spor yapan insanlarız. Proteine ihtiyaç var.

Kerem Bey, biraz basketbol kariyer planınız hakkında konuşmak istiyorum. 40 yaşındasınız ve aktif olarak oynuyorsunuz, ne kadar oynayacaksınız?
Kerem G:
Evet, şu anda 40 yaşındayım ama kendimi hiç öyle hissetmiyorum. Basketbol sahasında olmayı, mücadele etmeyi seviyorum. Fiziksel olarak da zaten oynamama engel bir durum olmadığı için devam etmek istiyorum. Geçen sene Sakarya'yı lige çıkarttık. Bu sene inşallah Bahçeşehir Koleji'ni çıkartacağız. Hem fiziksel hem de mental anlamda oynamamak için bir sebep görmüyorum. Ayakkabımı bağlarken, "Yeter artık formamı asacağım" demiyorum. Tabii ki bir gün formamı asacağım. Hep soruyorlar ne zaman bırakırsın diye. Öyle bir kriter yok aslında "Şu yaşta bırakman gerekiyor" gibi. Bana göre sporun yaşı yok; genç ya da yaşlı oyuncu değil de, iyi ya da kötü oyuncu vardır. NBA'de 40 yaşındaki sporcular 2 senelik kontrat imzalıyor. Plan olarak 3-5 sene değil de, basketbol beni ne zaman bırakırsa ben o zaman bırakacağım.

İleride antrenörlük düşünüyor musunuz?
Kerem G:
Antrenörlük olabilir tabii. Uzun bir kariyerim var, çok şey gördüm, deneyimlerimi de aktarmak isterim. Sonuçta spor adamıyım. Gençlere de örnek olduğumu düşünüyorum ve bu yaşta hala oynuyorsam insan her şeyi yapabilir.

Kerem Bey röportajlarınızda hep "Eşim en büyük destekçimdir" dersiniz. Görüyoruz ki yine desteğiyle yanınızda...
Kerem G:
Her zaman bana destek olmuştur. Dışarıdan bakınca bizim mesleğimiz çok hafife alınıyor. "Aman ne olacak ki bir basket atıyorsun" ya da futbolcular için "Bir topa vuruyorsun o kadar!" gibi yorumlanıyor. Ancak profesyonel bir futbolcunun, milli takım düzeyinde kariyer yapan bir sporcunun hayatı çok zor. Biz yeri geldiği zaman eşimizden, çocuğumuzdan daha çok takımın koçunu, takım arkadaşlarımızı görüyoruz. Yaz aylarında eve 2 ay gelmediğimiz oluyor. Hep yoğun bir tempomuz var; maçlar, kamplar vs. Biz bu kadar yoğunken evi idare etme kısmında eşlerimize çok büyük sorumluluklar düşüyor. Çok şükür ki uzun yıllardır hiçbir sıkıntı yaşamadık. Eşimin desteği çok ama çok önemli benim için. Elif Hanım her zaman "3 çocuğum var benim" der. Hepimizi idare etmek çok büyük sorumluluk istiyor gerçekten. Bizim toplumumuzda aile kavramı önemli ve eşimin de anaç, çekip toparlayan bir yapısı var. Burada da desteğini eskiden olduğu gibi gösteriyor.

Ne kadar güzel... Birbirinize her zaman destek oluyorsunuz, örnek çift olarak görüyor musunuz kendinizi?
Kerem G:
Evet, görüyoruz. Elif G: Kesinlikle kendimizi örnek çift olarak görüyoruz.

Peki, fikir alışverişinde bulunurken çatıştığınız noktalar oluyor mu?
Kerem G: Hem de çok... (Gülüşmeler) Elif Hanım'ın mükemmeliyetçi olması beni zorluyor bazen. Ancak karar aşamasındaki dönemden sonra onların geri dönüşünü gördüğüm zaman da "İyi ki öyle yapmış" diyorum. Bu anlamda yavaş yavaş kendimi ona bırakmaya başladım.
Elif G: "Bana bırak, bana güven ve teslim ol" derim (gülüyor).
Kerem G: Evet, aynen öyle diyor. Eskiden böyle değildi tabii ki. Ben yaşadıkça ve gördükçe ikna olmaya başladım. Çünkü olaylar hep Elif 'in dediği gibi olmaya başladı. Başta tabii ki direnç gösteriyorum ama sonra kendi kendime diyorum ki "Kerem sen bir sakinleş, teslim ol, Elif 'e bırak".

Elif Hanım, bir önceki röportajımızda "3. çocuğu istiyorum, hatta gönlümden de kız geçiyor" demiştiniz. Hala istiyor musunuz?
Elif G:
Evet, çok istiyorum, aynı fikirdeyim. İki oğlum var kız çocuğum olsun isterim. Ama Allah'ın takdiri... 3. çocuğu neden istiyorum çünkü biz gerçekten aile gibi bir aileyiz. Büyümeyi, büyük bir aile olmayı da seviyoruz. Bebek enerjisini de çok seviyoruz. Ama tabii ki şu an yoğun bir iş tempomuz var ve bebeğimi de yoğun tempoda değil doya doya büyütmek isterim. Rahat bir zamanda hayal ediyorum bunu. Yaşım daha çok genç, neden olmasın?
Kerem G: Ben tabii ki isterim; 3, 4, 5 çocuğumuz olsun (gülüşmeler). Tabii her şeyden önce vatanına, milletine, ailesine hayırlı bir evlat yetiştirmek önemli.
Elif G: Biz iki oğlumuzun iyi bir geleceği olsun diye onlarla özenle ilgileniyoruz. Tabii ki de 3, 4 çocuk kim istemez ama şartlar çok önemli.

Aynı zamanda çay markanızla nasıl ilgileniyorsunuz? Biraz geri plana mı attınız?
Elif G:
Aslında markamla ilgili çalışmalarımı durdurmadım. Ancak burası doğduktan sonra enerjimi buraya verdim. Ben her şeyi bir arada yapabilen bir karakter olduğum için yetişiyorum hepsine. Az uyuyorum. Çay markam benim için bir aşk, uzmanlık alanım, eğitimler aldım, hala da almaya devam ediyorum. Daha çok planlarım var markamla ilgili, fakat Baskqet şu anda benim için daha çok ön planda. Bir süreliğine enerji yoğunluğumu buraya verdim ama çaylarımla ilgili yenilikler yapıyorum, bir sürü de işbirliği teklifi alıyorum. İnşallah bununla alakalı da güzel şeyler duyacaksınız.

Son olarak, bir gazeteci olarak bunu sormadan geçemeyeceğim. Malum, mahkemeye de yansıyan bazı olaylar yaşadınız. Mahkemelik olduğunuz o kişi boşandı, ne söylemek istersiniz bu konuda?
Elif G:
Çok güzel işler yapıyoruz. Eşimle çok ama çok mutluyuz. Bunu tüm içtenliğimle söylüyorum ki çok heyecanlıyız, çok da mutluyuz. Güzel şeyler için kollarımızı sıvadık, yeni girişimlerimiz var. O sebeple bizim hayatımızda bunlar var. Bizim gündemimiz işimiz ve mutlu ailemiz...
Kerem G: Biz çok yoğunuz, güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Güzellikler var hayatımızda ve çok da heyecanlıyız yeni projelerimizle ilgili. Başka konular gündemimizde değil.

BİZE ULAŞIN