"Biz aykırı değiliz"

Kendine özgü tasarımlarıyla her zaman farklarını ortaya koyan DB Berdan markasının yaratıcısı Begüm ve Berdan ile buluşarak, ‘İki jenerasyon bir Pepsi' adlı yeni koleksiyonlarını konuştuk.

Gülçin İşler FIRAT

Sıra dışı tasarımları, her zaman merak uyandıran şovları ve farkındalık yaratan sloganlarıyla dikkat çeken DB Berdan, yine adından söz ettirmeyi başardı. Deniz ve Begüm Berdan, Pepsi markasının 80'ler ve 90'lar döneminden esinlenerek, 45 parçadan oluşan 2018-2019 Sonbahar-Kış koleksiyonunu hazırladı. Defile şovları kadar, vurguladıkları sloganlarıyla da dikkat çeken DB Berdan markasının bu sefer ki sloganı "Senin gücün sen olman", insanları içinde sır gibi saklı tuttukları güçlerini dışarıya çıkarmalarına teşvik ediyor. Anne- kız ile bir araya gelerek hem bu yeni koleksiyonu konuştuk hem esinlendikleri 80'ler 90'lar dönemini hem de moda dünyasına bakış açılarını...

Öncelikle yeni projenizi dinleyelim.
Deniz Berdan:
Bu sezon kış 2018 koleksiyonumuzun en büyük esin kaynağı, her jenerasyonun destekçisi ve trend belirleyicisi ikonik marka Pepsi oldu. Ben 80'ler çocuğu, Begüm ise 90'lar çocuğu olarak, birlikte Pepsi'nin kampanyalarında çok güçlü çıkış yaptığı bu iki dönemi işledik. İki ayrı jenerasyon bir Pepsi olarak bir araya gelip, çok güçlü 45 parçalık bir koleksiyon hazırladık.

Nereden çıktı bu fikir, neden 80'ler, 90'lar?
D. Berdan:
Ben 80'ler çocuğuyum, Begüm ise 90'lar. Jenerasyon farkımız olsa da bir konuda ikimizi de aynı markanın etkilemiş olması çok güzel. Biz buna 'İki jenerasyon bir Pepsi' diyoruz. Pepsi'nin 80'ler ve 90'lardaki kampanyaları beni ve Begüm'ü çok etkiledi ve Pepsi'yi en havalı marka yaptı. İkonik markanın jenerasyonları etkilemeye devam etmesiyle koleksiyonun adını 'Choice of a New Generation' olarak belirledik.

Pepsi'nin 80'ler, 90'lar döneminden esinlenerek bunu tasarımlara nasıl yansıttınız?
Begüm Berdan:
80'ler ve 90'lar silüetlerini birleştirerek 80'lerde yeni yeni filizlenen hip hop ve Harlem kültüründen bolca öğeler taşıyan bir koleksiyon hazırladık. Kalıplarda 80'lerin geri dönüşüyle yarasa kollar, belden daracık üste doğru genişleyen saten elbiseler, ceket-pantolon 'powersuit' takım elbiseler, kimonolar, ultra büyük kollu sweatshirt-elbiseler, geometrik kalıplar, metalik kumaşlar, rugan-yılan deri detaylar; renklerde de ağırlıkla mavi kullanarak 80'leri güncelledik. Bu 45 parçalık koleksiyonun 12 parçası Pepsi'nin sokak kültürüne kazandırdıklarından etkilenerek hazırlandı. Tüm jenerasyonların destekçisi ve trend belirleyicisi ikonik marka Pepsi'den yola çıktık. Desenlerde old-school Pepsi posterlerinin yırtık duvar sloganlarıyla karışık kolaj halinde göreceğiniz bayağı havalı bir koleksiyon oldu.

Moda dünyasında 80'ler ve rahat eşofman kombinleriyle dikkat çeken 90'lar aslında çok da iyi hatırlanmaz, sizin için ne ifade ediyor o yılların modası?
B. Berdan:
Bizce her yılların bir kara lekesi, bir de altın çocuğu var. Aslında nasıl işlendiği ve o dönemdeki güzellik anlayışıyla sürekli kafamızdakiler değişiyor. 2000'lerde de 80'ler çok iyi hatırlanmaz deniyordu. Yaşadığımız dönemdeki moda akımlarına göre uyanla uymayan sürekli değişiyor. Beynimize kazınmış reklamlarla sürekli güzellik anlayışımız yenileniyor. Bir-iki seneye 2010'lar vintage olarak geri gelecek ama şu an aklımıza getirdiğimizde "Aaay ne kadar kitsch, ne kadar kötü duruyor" diyebiliyoruz. Bir-iki sene sonra onları giymeye başladığımızda görüşürüz (gülüyor). Modanın böyle bir arkadan bıçaklama özelliği var. Güzel olan her şey, her an kötü durabilir ve kötü olan her an güzelleşebilir. D. Berdan: Romantik ve narin 70'lerdeki uzun etekler, süzülen kumaşlar, platform topuklardan sonra sert ve sivri bir çizgiyle o kırılganlığı 'caaart' diye yırtarak 80'ler karşımıza güçlü bir kadın formunda çıkıyor. Androjenliğin tekrar moda olduğu, çok köşeli kalıpların sert çizgilerle çizildiği bir dönem. 90'lar ise özellikle kadın modasında olabilecek en rahat formu almış. Yıllardır kısıtlanan, sıkıştırılan kadın bedenleri bir anda rahatlığa kavuşuyor.

Koleksiyon kaç parçadan oluşuyor, ürün gamını neler oluşturuyor?
D. Berdan:
45 parçalık koleksiyonumuzun 12 parçası Pepsi'den etkilenerek hazırlandı. Kalıplarda 80'lerin keskinliği ve adeta köşeli geometrikliği, 90'ların kat kat ekstra bolluğu ve umursamazlığıyla birleşti. Üçgen kollar, kısa croppedtoplar, yarasa kollar, rüzgarlık görünümlü elbiseler, 80'li yılların eşofman altüst kombinasyonları ve detaylarda Pepsi logolu şeritlerden oluşuyor.

Bu koleksiyonun öne çıkan en belirgin özelliği nedir?
B. Berdan:
DB Berdan'ı tüm cinsiyetlere uyan bir marka yapmak için en son minik adımlar atıyoruz. Son adımımızda, sadece lafta kalmayıp gerçek anlamda cinsiyetsiz bir marka olabilmesi adına erkek kalıplarına da önem verdik. Böylece cinsiyet yelpazemizi genişleterek her bireye göre kalıp sunmayı hedefledik. Erkek kalıpları için vizyonuna bayıldığımız tasarımlarının markamıza uyduğunu düşündüğümüz tasarımcı Gökhan Yavaş ile işbirliği yaptık.

Tercih edilen renkler neler oldu?
D. Berdan:
Bu sezon tabii ki de en çok kullanılan renk Pepsi mavisi. Sonrasında blok sarılar ve detaylarda kalabilecek kırmızılar geliyor. DB Berdan markasının her zaman bir sosyal mesajı oluyor. Bu sezonun sloganları da dikkat çekici.
D. Berdan: DB Berdan markasının sosyal mesaj vermeyi ihmal etmesi asla düşünülemez. Bu sezon sosyal mesajımız "Senin gücün sen olman". Bütün negatif söylemlere inat insanların sert duruşlu olup kendi gücünü keşfetmelerine odaklandık. Sloganlarımızda "Çiçekler üzerlerine basıldıktan sonra bile yeşerir, ben de öyle" gibi pozitif mesajlar vererek herkesin içinde sır gibi tuttuğu gücü dışarı çıkarmalarını istiyoruz.
B. Berdan: İnsanlar bazen kendi gücünün farkında olmuyor ya da kendi gücünü unutuyor. DB Berdan ile ilk sezondan beri mottosu olan kendini sevmeyi ve kendine saygı duymayı insanlara hatırlatmak istedik. Bu narsist olmak anlamına gelmiyor tam tersi kendi iç benliğine dönüp bireyin kendisini kabullenmesini destekliyoruz.

Farkındalık yaratmak sizin için ne ifade ediyor?
B. Berdan:
Evde ne konuşuyorsak, kendi hayatlarımızda neyle ilgileniyorsak onu markamıza taşıyoruz. Biz 'ekstra large' ifadeleri olan insanlarız. Konuşurken bile el ifadeleriyle anlatmak istediğimizi anlatıyoruz. Söylemlerimize inandığımız sürece büyük hislerle arkasında duruyoruz. Söyleyecek sözü olan her birey, söyleyeceğini kendi alanında söylüyor. Bazıları şarkıyla, bazıları dans, bazıları film kareleri öbürleri ise kanvasla, bizim alanımız da tekstil üzerine. Bu yüzden markamızla söyleyeceklerimizi dile getiriyoruz.

Sizin için hep aykırı diyorlar, bu tanım sizin için ne ifade ediyor? Kendinizi, tasarımlarınızı aykırı buluyor musunuz?
B. Berdan:
Söyleyecek bir şeyi olan insanlar her zaman aykırı diye tanımlanıyor. Biz aykırı değiliz; söyleyecek, içimizde biriktirdiğimiz çok şeyimiz var. Dünyada her çeşit haksızlık her çeşit ayrımcılık var, bunların karşısında bazıları gözlerini kapar, kafasını başka yöne çevirir, biz ise konuşmayı seçiyoruz. Aslında tek farkımız bu.

Londra-İstanbul arasında mekik dokuyorsunuz. Nasıl bir hayat temponuz var?
D. Berdan:
Evet, Londra merkezli bir marka olduk. Londra, DB Berdan tüketici kitlemizle çok örtüşen, genç, dinamik bir şehir. Üretimimiz Türkiye'de devam ediyor, satış pazarlamamız ise Londra'da. Türkiye tekstil sektöründe, yüksek kalitede üretim yapan bir ülke.

Markanızın geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
D. Berdan:
Yavaş ama emin adımlarla ilerliyoruz. Markamız her geçen sezon daha çok oturdu, globalde de tanınmaya başladı.

Size göre tasarımlarınız moda dünyasında nasıl bir boşluğu dolduruyor?
B. Berdan
: DB Berdan genç, keskin bir marka. Hikayeleri kendi desenleriyle anlatmayı seven, sokaktan ve alt kültürlerden ve sosyo-politik olaylardan etkilenen bir marka. Lokal olarak üretilen emekçilere saygılı ve bazı sosyal söylemleriyle aktivist bir marka bile diyebiliriz. Söyleyeceklerimizi, tutumumuzu destekleyen bir üretim prensibimiz var.

Yeni projelerinizi neler oluşturuyor?
D. Berdan:
Londra Moda Haftası sırasında İngiliz moda konseyinin resmi showroom'una katılma şansını yakalamanın yanı sıra Vogue UK'de kış 2018 koleksiyonumuz yayınlandı. Moda haftası öncesi ilk pop-up mağazamızı kısa süreliğine Londra'nın en hip bölgelerinden biri olan Shoreditch Boxpark'ta açtık. Yıl boyunca kısa sürelerde açmaya devam edeceğiz. Bundan böyle internet satışımıza ağırlık vereceğiz. Gelecek sezon için markamızı sevenlere sürprizlerimiz olacak.

BİZE ULAŞIN