"Theo aşkımızın en güzel meyvesi"

Ünlü iş adamı Hakan Kosif'in güzeller güzeli Brezilyalı eşi Evelize Kosif, oğlu Theo'yu kucağına aldıktan sonra ilk röportajını Şamdan Plus'a verdi. Evliliği, anneliği, aşk hayatları hakkında ilk kez konuşan Kosif'in sıcacık, samimi açıklamalarını keyifle okuyacaksınız.

Röporaj: Gülçin İŞLER FIRAT
Fotoğraflar: Canan YETİŞTİ SATKIN

Aşka inanmıyorum, peri masalları sadece masallarda olur, diyorsanız bence Hakan-Evelize Kosif aşkıyla henüz tanışmamışsınız demektir. Yaklaşık 4 ay önce 'aşklarının meyvesi' olarak tabir ettikleri, 'Tanrının hediyesi' anlamına gelen Theo'yu kucaklarına alarak anne, baba olmanın mutluluğunu yaşayan Evelize Kosif ile bir araya geldik. Brezilyalı gelinimiz olarak kalbimizde ayrı bir yer edinen Evelize Hanım, eski bir model olmasının verdiği rahatlıkla muhteşem pozlar verdi. Hakan Bey'in kendisi için ne ifade ettiğini sorduğumuzda gözlerinin içi dolan, büyük bir aşkla "hayatımı paylaştığım en değerli insan" sözleriyle hislerini anlatan Kosif hem evliliklerini hem anneliği hem de hayata bakışıyla ilgili samimi açıklamalarda bulundu. Nazara inanan Brezilyalı gelinimiz bizi kırmayarak henüz 4 aylık olan oğlu Theo ile tek kare poz verdi.

Evelize Hanım öncelikle son zamanlarda neler yapıyorsunuz?
Dört ay önce anne olduğum için şu sıralar en çok oğlum Theo ile vakit geçiriyorum. Onun rutinlerini düzenli bir şekilde gerçekleştirmeye özen gösteriyorum. Onun dışında burada Brezilyalı arkadaşlarım oldu, onlarla vakit geçirmek çok keyif veriyor. Türk arkadaşlarım da tabii ki var. Ailemle, eşimle güzel vakitler geçirmeye çalışıyorum. Spora yeniden yavaş yavaş başladım, daha öncesinde kardiyo, yoga yapıyordum. Hamilelikle birlikte bırakmıştım sporu, şimdi yeniden başladım.

Çok taze annesiniz. Oğlunuz Theo henüz 4 aylık. Ne hissediyorsunuz?
Annelik müthiş bir şey, tarifi yok... Dünyanın en güzel hislerinden biri... Anne olmak çok güzel bir duygu. Her gün şükrediyorum oğluma, hayatıma, yaşantıma, sahip olduklarıma. Allah bana bu güzelliği verdiği için O'na her gün şükrediyorum.

Anneliğin ilk dönemleri çok zor bir dönem. Destek alıyor musunuz?
Evet, yeni bir anne olarak her gün yeni şeyler öğreniyorum. En büyük şanslarımdan biri Hilal'in (Hilal Kosif) benden önce anne olup, tecrübelerini benimle paylaşması.

Hamileliğiniz nasıl geçti?
İlk üç aylık dönem biraz zor geçti, çünkü hava çok sıcaktı. Halsizlik, bulantı vs. olmadı. 4 ay geçtikten sonra ise çok daha iyi bir hamilelik yaşadım kendimi çok enerjik, rahat ve iyi hissettim. Biraz da kilo aldım hamileliğimde, o benim için çok iyi oldu (gülüyor). 17 kilo aldım.

Genelde insanlar kilo almaktan mutsuz olur, siz iyi ki aldım diyorsunuz. Şaşırtıcı gerçekten.
Evet, çünkü ben çok zor kilo alıyorum. Her şeyden de yerim, hiç diyet, rejim bilmem. Biliyorum herkes doğumdan sonra kilo vermeyi ister, benim için ise tam tersi. Benim arkadaşlarım hatta bana "Evelize seni geberteceğiz, nasıl iyi ki kilo aldım dersin!" diyor (gülüyor). Ama ben yer, yer kilo almam. Hafif kilolu, balıketi görüntüyü daha çok yakıştırıyorum kendime ve kıvrımlı, hatlı kadınları daha çok beğeniyorum.

Vallahi kimse sizin 4 ay önce doğum yaptığınıza inanmaz! Kaç kilosunuz şu an?
Şimdi 57 kiloyum, boyum da 1.77.

Harikasınız. Spor olarak neler yapıyorsunuz?
Yoga yapıyorum, daha önceden kickboxing yapmıştım. Şu an emzirme döneminde olduğum için çok zorlanmayacağım bir spor programım var.

Oğlunuz Theo sizin için ne ifade ediyor?
Zor bir soru, çünkü nasıl anlatabilirim, onu anlatacak bir kelime bulamıyorum. Theo benim her şeyim... Benim kanımdan, canımdan bir parça. Çok sevdiğim eşim ile aşkımızın meyvesi.

Theo bir aşk çocuğu olmalı.
Evet, aşk çocuğu... Biz çok istedik çocuğumuzun olmasını, çok şükür ki oldu.

Evliliğinizde uzun zaman çocuk sahibi olmak için beklediniz.
Evet, biz Hakan ile tanıştığımızda ben 21, Hakan da 27 yaşındaydı. Henüz çok gençtik ve biz istedik ki çocuk olmadan önce gezelim, güzel seyahatler yapalım. Evlenmeden önce Hakan okulunu bitirdi, askerliğini yaptı ve döner dönmez evlendik. Çok küçüktük evlendiğimizde. O yüzden anne, baba olmak için biraz bekledik. Hakan ile bayağı gezdik ve sonra dedik ki "Artık yeter, çocuğumuz olmasının zamanı geldi" (gülüyor). Bu arada yeğenimiz oldu, Carlos. Eşimin ablası Hilal Kosif ve eşi Javier Piles'in oğlu. Onunla antrenman yaptık. Ben tek çocuğum, kardeşlerim yok. O yüzden çok yakınımda bir bebek olmamıştı. Carlos, benim en yakınımdaki bebek oldu. Hilal'in hamileliğinde de hep yanındaydım, onunla yaşadım. Sonra gördüm ki çocuk çok güzel bir şey, o zaman haydi artık sıra bizde dedik (gülüşmeler).

Hilal Hanım, ikinci çocuğunu Lucas'ı da kucağına aldı geçtiğimiz günlerde. Sizden hızlı davrandılar.
Evet, Lucas ile Theo arasında 2 ay var. Onlar da inşallah büyüyünce kuzen kardeş olacaklar.

Maşallah Hilal Hanım ile yani Türklerin tabiriyle görümcenizle harika bir ilişkiniz var.
Küçüklüğümden beri hep Hilal ile birlikteyim, gerçekten o benim ablam. Çok şükrediyorum onun gibi bir ablam olduğu için... Ülkemi, ailemi tabii ki çok özlüyorum ama Hakan'ın ailesi o kadar iyiler ve hep yanımdalar ki kendi ailemi özlememe fırsat kalmıyor. Çok, çok iyiler. Şükürler olsun ki iyi anlaşıyoruz ve hep böyle sürmesini diliyorum.

Ama siz de o kadar pozitif ve güzel kalplisiniz ki. Sizi sevmemek mümkün değil...
Teşekkür ederim, öyle olmaya çalışıyorum hayatta bazen o kadar çok ufak detaylara önem veriyoruz ki. Halbuki bu hayatta her şeyin bir çözümü vardır. Bir tek ölümün yok. O yüzden her günümü güzel yaşamaya, pozitif olmaya çalışıyorum. Hayatı mutlu görmeye bakıyorum ve gülmeyi çok seviyorum.

Hayata bakış açınız nedir?
Pozitif yaşam benim için çok önemli her günümüzü tabii ki öyle yaşamalıyız. Ancak tabii ki bazı günler benim de kötü uyandığım oluyor ve o gün kendimi iyi hissetmiyorum. Ama o gün de bir şekilde güzel geçirmeye çalışıyorum.

Aileniz çok uzakta, özlüyor musunuz? Ne sıklıkta gidebiliyorsunuz?
Çok özlüyorum. Brezilya çok uzak olduğu için az gidebiliyorum. En son Theo doğduktan sonra annem geldi. Yılbaşı ve Christmas bizim için çok özeldir ve tüm aile bir araya geliriz. Yılbaşı ağacı altında hediyelerimiz oluyor, hindi kesiyoruz. Ve o tarihler Brezilya'nın yaz ayları olduğu için denize giriyoruz. Yılbaşı günü herkes beyaz giyiniyor ve deniz kenarında buluşuyoruz. Çok keyifli oluyor. Bu sene inşallah Theo ile birlikte gideceğiz. Geçen sene hamileliğime denk geldiği için gidemedim, o yüzden sabırsızlıkla bekliyorum. Annemi çok özlüyorum ama ağustos ayında gelecek. Onunla her gün Skype ile görüntülü konuşuyoruz, o da Theo'yu çok özlüyor.

Hakan Bey'in annesi de çok düşkün olmalı torununa.
Evet, hem de çok! Bugün gelecek onu görmeye. Seyahati vardı ama mutlaka bir vakit yaratıp görmeye geliyor.

Türkiye'ye alıştınız tabii ki uzun yıllardır buradasınız. Burada yaşamak size ne hissettiriyor?
Türkiye'yi, Türk insanını çok seviyorum. Kültür olarak da aslında benziyoruz. Bizim ülke insanı gibi siz de çok sıcakkanlı ve arkadaş canlısınız. Kendimi burada kendi evimde gibi hissediyorum. Özellikle Türkçe öğrendikten sonra daha da bir rahatladım.

Gerçekten çok güzel Türkçe konuşuyorsunuz. Kursa mı gittiniz, nasıl öğrendiniz?
Yok, sadece ilk başlarda 4 ders almıştım. Sonrasında Londra'ya gitmiştik Hakan ile ve orada yaklaşık 1 yıl kaldık. Orada iken kayınvalidem geldi, bizde 1 ay kaldı. Onunla birlikte Ezel dizisi izliyorduk (gülüşmeler). O izliyordu, ben de arada bakıyordum ve mimiklerinden tahmin ediyordum ne anlattıklarını. Soruyordum anneme ve hemen arkasından kullanmaya çalışıyordum o kelimeyi. O şekilde öğrendim. Dil öğrenmemde annem bana çok yardımcı oldu. Hakan bana dil konusunda çok yardımcı olmadı (gülüyor). Biz Hakan ile İngilizce konuştuk hep. İspanyolca, Portekizce ve İngilizce'yi iyi biliyorum.

Maşallah Brezilya gelinimiz çok yetenekli. Türk mutfağını nasıl buluyorsunuz, yemek pişirir misiniz?
Eskiden daha çok mutfağa girerdim ama şimdi çok vaktim olmuyor. Türk mutfağını çok seviyorum. Kebabı, Türk çayını çok seviyorum.

Hakan Bey en çok hangi yemeğinizi sever?
Genellikle değişik şeyler yapmayı seviyorum. Pazar günleri mutfağa girerim ve karides yaparım, en meşhur yemeğim o. Hindistancevizi soslu Thai karides yanında da basmati pilav yapıyorum. Türk mutfağından da pilav, çorba, köfte yaparım ama yaprak dolması hiç yapmadım mesela.

Eşiniz Hakan Bey sizin için ne ifade ediyor?
Hakan benim dostum, hayat arkadaşım, hayatımı paylaştığım en değerli insan. Hem sevgi dolu bir eş hem de çok iyi bir baba.
Sizinki bir aşk evliliği... Birlikte neler yapmaktan keyif alıyorsunuz?
Evet, aşk evliliği yaptık. Hakan ile seyahate gitmeyi, baş başa yemek yemeyi, sohbet etmeyi, dizi izlemeyi çok seviyorum. Her şeyi birlikte yapmaktan keyif alıyoruz ve en çok keyif aldığımız da evde vakit geçirmek. Evcimeniz. Arkadaşlarımızla bir program olursa çıkıyoruz.

Eşinizin size yaptığı unutamadığınız bir anınız var mı?
Birkaç tane var. Bir tane seçersem evlilik teklif ettiği gün çok güzeldi. Londra'da beni bir restorana götürdü. Berkeley Hilltown'da. Orada en yüksek manzaralı bir restorana gittik ve inanılmaz güzel bir manzarası vardı. Ben emin değildim ama birazcık şüpheleniyordum, teklif edecek bir hissim vardı. Güzel giyinip gittim tabii. Önce dedi ki "Gel sana bir şey göstereceğim" ve balkona çıktık. İnanılmaz güzel bir manzara vardı bütün Londra ayaklarının altında. Orada bana bir konuşma yaptı.

Ne kadar romantik, harika!
Evet! "Birlikte geçirdiğimiz günler çok güzel, seninle hayatı paylaşmak çok güzel" dedi. Ben de kendi kendime "Ne oluyor acaba, herhalde daha var evlilik teklifine" diye düşündüm. Sonra masamıza geri döndük. Tatlı geldi, kapalı bir kapakta. Garson tabağı kaldırınca hemen yüzüğü aldı ve dizlerinin üzerine çökerek, "Benimle evlenir misin?" dedi. Çok güzel bir andı. Ne kadar güzel şu an bile anlatırken gözleriniz doldu. Nasıl bir adamdır Hakan Bey? Hakan çok iyi kalpli, romantik ve sürpriz yapmayı seven bir adamdır. Çok seviyorum Hakan'ı.

Evelize Hanım nasıl bir eş ve annesiniz?
Her zaman kendimi kenarda bırakıp oğlumu ve Hakan'ı düşünürüm önce. Her zaman ilk olarak ön planda onlar vardır benim için.

Aileniz sizin için ne ifade ediyor?
Aile benim için koşulsuz sevgi, anlayış ve güven demek.

Biraz geçmişe dönelim, nasıl tanıştınız Hakan Bey ile?
Hakan ile ortak arkadaşımız vardı. Kız arkadaşım Hakan'ın kuzenini tanıyordu. Biz bir akşam kız kıza yemeğe gittik, onlar da karşımızda oturuyordu. Türkiye'de tanıştık bu arada, ben o dönem mankenlik yapıyordum. Birbirimizin telefonunu aldık, sonrasında ben bir iş için Almanya'ya gittim. Türk hattımı kapattım, Almanya'da. 3-4 gün katalog çekimi sürdü ve döndüğümde telefonumu açtığımda telefonuma bir baktım ki bir sürü cevapsız aramalar, mesajlar (gülüşmeler)... Ben de ne oluyoruz ki daha biz çıkmadık bile dedim kendi kendime. Böyle birkaç kez yemeğe gittik, ardından beni kuzeninin düğününe çağırdı. İşte, orada bütün aile ile beni tanıştırdı. Sonra o da Brezilya'ya geldi benim ailem ile tanıştı. Bir daha da hiç ayrılmadık.

Maşallah. Hiç ayrılmayın inşallah.
Teşekkür ederim. Aşk evliliği yaptık Theo da aşk çocuğu oldu.

Theo'nun anlamı nedir?
Theo, Portekizce'de 'Tanrının hediyesi' anlamına geliyor. Diğer adı da Mehmet.

Daha önce modellik yapmıştınız. Modelliği Hakan Bey ile evlenince mi bıraktınız?
Kısa bir dönem yaptım Türkiye'de ve Avrupa'da. New York'ta bir ay kaldım, İtalya ve Almanya'da yaptım. Evlendikten sonra da modellik yaptım, hatta Ülker reklamında rol aldım. Türkiye'de modellik çok istediğim gibi değildi. O yüzden bıraktım, yoksa eşimin bir baskısı olmadı.

Hakan Bey, baba olacağını öğrenince ne yaptı?
Bu öyle büyük bir duygu ki kelimelerle ifade edemeyiz. Tabii ki çok sevindi ve Theo şimdi hayatımızın en önemli parçası oldu.

Eminim ki Hakan Bey, bebek bakımı konusunda da çok yardımcı oluyordur.
Evet Theo ile alakalı her konuda hem yardımcı hem de çok destek oluyor.

Uzun yıllardır birlikteliğiniz var ve 5 yıldır da evlisiniz. Mutlu birlikteliğinizin sizce sırları neler?
Bence bu bir sır değil, birbirimize olan karşılıksız sevgimiz ve saygımız ilişkimizin temelini oluşturuyor.

Bu soru için çok erken ama Theo'ya ileride kardeş düşünüyor musunuz?
Allah nasip ederse istiyoruz.

BİZE ULAŞIN