Ahu Orakçıoğlu & Tuba Ergin "Modellik çok zor işmiş"

‘Girl On Fire’ adlı 2019 yaz koleksiyonu ile moda otoritelerinden tam not alan Tuba Ergin ve onun tasarımları için modellik yapan cemiyet hayatının ünlü ismi Ahu Orakçıoğlu ile moda ve dostluk üzerine keyifli bir söyleşi yaptık. İki yakın arkadaş objektifimize çok özel pozlar da verdi...

Röportaj: Bade Çakar, Fotoğrflar: Betül Yazıcıoğlu

Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul'un en çok dikkat çeken koleksiyonlarından birini tanıtan Tuba Ergin, güçlü kadınlara güçlü silüetler yaratan bir tasarımcı. İlhamını cesur kadınlardan alan Tuba Ergin, kendisi de tasarımları gibi savaşçı ve cesur bir ruha sahip. 2019 ilkbaharyaz koleksiyonunda farklı kadın kahramanlarını konu alan Ergin'in, hayran olduğu bir kadın kahraman da yakın dostu Ahu Orakçıoğlu... Tuba Ergin ile yeni koleksiyonunu konuşmak için bir araya geldik. Koleksiyondaki parçalarla objektif karşısına geçen Ergin'e Ahu Orakçıoğlu da eşlik etti.


İstanbul'daki moda haftasında koleksiyonunuz büyük ilgi gördü. Biraz koleksiyonunuzdan bahsedelim mi? Nasıl bir teması var?
Tuba Ergin: Koleksiyonlarımın çıkış noktası olarak farklı kadın kahramanları konu alıyorum. Yni koleksiyonumu hazırlarken distopya edebiyatının kadın kahramanlarından esinlendim. İsmini 'Girl On Fire' (Ateşte Kız) koyduğum koleksiyonda geleceğin güçlü kadınlarını yeniden tanımlamaya çalıştım. Distopya edebiyatı şu anda film endüstrisini de etkisi altına almış ve çok güzel alt mesajlar barındıran, göründüğünden çok daha derin, neredeyse toplum mimarlığı yapma gayreti içinde olan gelecek kurgularından oluşuyor. Son dönemde özellikle kahramanları güçlü, hayatının kontrolü elinde, hatta dünyaya şekil veren genç kadınlardan oluşuyor. Koleksiyon, fütürizmi güncel formlar ve festival ruhuyla harmanlayan iddialı ve dinamik bir görüntüye sahip. Gerçek yaşam aktivistlerine ve kadınlara günlük mücadelelerinde kullanacakları sosyal bir zırh hazırlıyor. Betimlediğimiz kadın kendi içinde barındırdığı zıtlıklardan güç alan bir kahraman. Dayanıklı ama hassas, isyankar ama barışçıl, güçlü ama kırılgan... Bu zıt öğeler kolksiyonun da ana ilham kaynağı. Eril ve dişil silüetleri, metamorfoz durumunda gözlemliyoruz ve mükemmel bir uyum içinde birleşiyorlar. Akışkan silüetler, ağır metallerle, ipekler derilerle bütünleşirken, tasarımlarda yer alan geometrik lazer kesimler tam olarak geleceğe bir g��nderi niteliğinde...

Koleksiyonu hazırlama ve moda haftasında tanıtma süreci nasıldı?
Tuba E: İnanılmaz yoğun ve yorucu bir süreç geçirdik. Aynı zamanda bir o kadar da heyecanlı ve keyif verici oldu. Şahane ve çok yetenekli bir ekibim var. Onların da özveri ve katkılarıyla çok güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum.

Defileye hazırlanmak aylarca sürüyor. Ama eminim o defile anında bütün yorgunluklara değiyordur. Bize biraz o hazzı anlatabilir misiniz?
Tuba E: Aylarca süren bir hazırlık süreci maksimum 15-20 dakika sürecek bir şov için yapılıyor. Defile, tasarımcıların koleksiyonlarının arkasında yatan fikirleri aktarabileceği en kuvvetli platform. Sadece koleksiyon değil, tüm temayı doğru anlatabilmek için tasarımlarınız kadar müzik, prodüksiyon, model seçimi, saç, makyaj, aksesuar ve ayakkabı tasarımları, styling, ışık, özel efektler gibi etkinliğin önemli diğer elemanları üzerine de titizlikle çalışmak gerekiyor. Fakat sonunda kesinlikle tüm uğraş ve yorgunluğunuza değiyor. Bir fikri düşünceden gerçekliğe böyle bir platformda dönüştüğünü görmek, yaratarak var olan insanlara büyük tatmin veren bir duygu.



Ahu Hanım, bu sefer objektifimizin karşısına model olarak geçtiniz. Nasıl bir histi?
Ahu Orakçıoğlu: Keyifli ama oldukça zor bir iş. Modellik sadece elbise giymek ya da poz vermek değil; gerçekten ciddi bir iş. O yüzden bu işi layıkıyla yapan herkesi tebrik etmek gerekir.

Nasıl tanıştınız, ne zamandan beri arkadaşsınız?
Ahu O: Tuba ile yaklaşık 10 yıldır tanışıyoruz. Bu zaman zarfında hem iyi bir dost olduk, hem de komşuluk ilişkisi içerisindeyiz. Aynı yerde oturuyoruz, çocuklarımız da çok yakın arkadaş. Ayrı çevreden iki insan olarak tanıştık ancak aklımız, fikrimiz birbirine uydu ve biz çok iyi dost olduk.
Tuba E: Ahu, benim en yakın dostlarımdan biri. Uzun zamandır tanışıyoruz. Ortak arkadaş çevresi ve komşuluk ilişkileriyle başlayan tanışıklığımız yıllar içerisinde derin bir dostluğa dönüştü. Kızlarımız da, eşlerimiz de çok yakın arkadaş.

Arkadaşım dediğiniz birisinin tasarımını taşımak nasıl bir duygu?
Ahu O: Tuba'nın tasarımlarını giymek benim için büyük bir keyif. Yaptığı işlerle, üretkenliği ile gurur duyuyorum. Tasarımlarında kadınlığını yitirmeden güçlü olmayı başaran kadınları anlattığı bir form ve biçim var. Hikayesi olan ürünler tasarlıyor. Beğeniyor ve ve her zaman giyiyorum.

Tasarımlarınızı taşıması için Ahu Orakçıoğlu tercih etme nedeniniz neydi? Kendisinin tasarım kimliğinizle uyumu nasıl?
Tuba E: İç ve dış güzelliği, hayattaki duruşu, üretkenliği ile çok beğendiğim bir insan olmasının yanı sıra bir kadın olarak giydiği her tasarıma ayrı bir karakter katarak mükemmel bir şekilde taşıyor.

Koleksiyonunuzda kesimleriniz kadar kullandığınız detaylar da dikkat çekiyor. Hatta bu koleksiyonunuzda aksesuar konusunda oldukça detaylı çalışmalar yapmışsınız.
Tuba E: Koleksiyon çıkışımızdaki iddialı kadını anlatabilmek için koleksiyonun kendisi kadar iddialı aksesuarlara da ihtiyacımız vardı. Bir gelecek kahramanı kurguladık. Zırhını hazırlarken onu hem sert hem de dişi gösterecek aksesuarlar üzerine odaklandık. Board gözlüklerini metal aksesuarlar, taşlar ve boncuklarla süsledik. Gaz maskelerine işlemeler yaptık. Vücut kemerleri, choker ve bileklikler, çantalar tasarladık. Bütüne baktığınızda fantastik bir gelecek kurgusu yarattık. Festival ruhunu da yakalayan bu aksesuarların satışı için de Lidyana ile anlaştık. Takipçilerimiz beğendikleri tasarımlara Lidyana'dan ulaşabilecekler.

Tasarımlarınız özellikle detaylarla fark yaratıyor. Detayların sizin için önemi nedir?
Tuba E: Detaylar zaten bütünü oluşturuyor, dolayısıyla en önemli unsuru. Benzer formları modanın farklı dönemlerinde farklı tasarımcıların koleksiyonlarında görmeniz mümkün ama detaylar sizin yorumunuza kalıyor ve sizi ayrıştıran öğeleri oluşturuyor. Bu sebepten büyük bir titizlikle işlemeye özen gösteriyorum her zaman. Inovatif ve şaşırtıcı malzemeler ve teknikler beni heyecanlandırıyor. İnceledikçe, tasarımı keyif verici, ilgi çekici unsurlar katmaktan hoşlanıyorum.

Siz Tuba Ergin'in yeni koleksiyonunu nasıl buldunuz? En çok beğendiğiniz detayları neler?
Ahu O: Yeni koleksiyonu da oldukça beğendim. Özellikle bu sezonun favorisi benim için deri tasarımlar... Deri tasarımlar giymeyi çok sevdiğim için benim için hepsi son derece çekici.

Tuba Ergin tasarımlarında kendi stilinize yakın bulduğunuz unsurlar neler?
Ahu O: Tuba'nın kadınları, giyinirken dişiliğini kaybetmeden, gücünü, bağımsızlığını karşı tarafa vurgulayan kadınlar... Ne androjen, ne maskülen, ne de aşırı feminen; tam olması gerektiği gibi. Güçlü, ayakları üzerinde duran, bunu yaparken de dişiliğini seven, ondan vazgeçmeyen kadını betimliyor. Bu hikayeyi bilmek o kıyafete daha yaklaştırıyor beni...

Siz en başından beri moda haftasına düzenli olarak katılan isimler arasındasınız. Buna özellikle mi dikkat ediyorsunuz? Moda haftasının sizin için önemi nedir?
Tuba E: İstanbul dünyanın en büyük metropolleri arasında ve bir tekstil cenneti olan ülkemizin merkezinde yer alan muazzam bir kültür ve tarih barındıran şehir. Bize ait olan, dünya takvimine girmiş bu moda etkinliğine kesinlikle sahip çıkılması ve sürdürülebilirliğine destek verlmesi gerekli. Bu sebepten aksatmadan katılıyorum. Sadece tekstil üretimi değil, aynı zamanda kreatif gücü ile ön plana çıkan bir ülke olarak bilinmemiz çok önemli.

Moda haftasını takip ediyor musunuz?
Ahu O: Elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. Yalnız sektörümüz için değil, Türkiye'nin tanıtımı açısından da önemli bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Benim modayla ilişkim tamamen çağın ruhunu yakalamakla sınırlı. Modanın her sezon değişen trendleriyle çok aram yok. İyi fikirleri uygulamaya çalışsam da kendi stilimden çok vazgeçemiyorum; biraz tutucuyum o konuda galiba.

Siz genelde ne tür stilleri tercih ediyorsunuz?
Ahu O: Ben biraz maskülen 'Dandy' kadınları seviyorum, bunu yaparken de bir detayla estetiğini, seksapelini vurgulasın, o gücü elinden bırakmasın istiyorum. Yıllarca çalışan ve zamanla yarışan bir kadın olduğum için giyim konusunda biraz pratik ve kolaycıyım, yani ezber kombinlerimi severim (gülüyor).

Estetik anlayışı hem kendi işinizden hem de Damat markasından dolayı hayatınızın hep içerisinde, ileride modayla ilgili bir işbirliği yapmak ister misiniz?
Ahu O: Modanın ve endüstrinin her yerinde var olmak isterim, dünyanın en renkli, en çekici işlerinden biri... İlgilenen insanı da her anlamda besliyor ve geliştiriyor.



Tasarımlarınızı yaratırken kafanızda canlandırdığınız kadın nasıl biri oluyor?
Tuba E: Kendi ayakları üstünde duran, üretken, yaşam enerjisi yüksek, güçlü ve iddialı kadınları düşünerek tasarım yapıyorum.

Gelecek için planlarınız neler? Yeni projeler, işbirlikleri var mı?
Tuba E: Birçok proje ve işbirliğim olacak. Bunlardan en heyecan verici olanı sanırım aralık ayı için planladığımız yeni gelinlik koleksiyonumuzun defilesi olacak. Yakın çevre ve müşterilerime özel olarak gelinlik her zaman tasarlıyorum. Ancak ilk defa bir koleksiyon bütünlüğünde sunumunu yapacağım. İlk olmasından kaynaklı ayrı bir heyecan duyuyorum.

BİZE ULAŞIN