Serdar bilgili "Kamerayı aldığım an bambaşka bir oluyorum"

Ünlü işadamı Serdar Bilgili, fotoğrafçılıkla lise yıllarında tanışmış. “Kamera beni işadamlığından insanlığa geri döndürüyor” diyen Bilgili ile fotoğrafçılık tutkusunu konuştuk

Giriş Tarihi: 14.11.2018 12:40 Güncelleme Tarihi: 14.11.2018 12:42

Röportaj: Bade Çakar

Türkiye'nin en başarılı işadamlarından biri olarak, bu yoğun temponuzda fotoğrafa olan ilginizi nasıl keşfettiniz?
Üniversitede fotoğrafçılık okudum. O yıllarda sergiler açtım, karanlık odada yüzlerce saat geçirdim, dönemin en önemli fotoğrafçısı Ansel Adams ile birçok workshop'a katıldım. Yani fotoğraf merakım lise yıllarımdan başlıyor. Fotoğrafçılıktan hedeflediğim maddi imkanları sağlayabileceğime inansaydım, bugün beni eski Beşiktaş JK Başkanı ve işadamı olarak değil, bir moda ve sanat fotoğrafçısı olarak tanıyacaktınız.

Yorucu iş hayatınıza kısa bir ara mı oluyor, fotoğraf çekmek sizin için? Objektifin arkasına geçtiğinizde kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Fotoğrafçılık stresli ve yoğun iş hayatımda bana kurtarıcı bir nefes oluyor. Boş zamanlarımda fotoğrafçılık ile ilgili her türlü dergi, kitabı takip ediyorum. Elime kamerayı aldığım an bambaşka biri oluyorum. İçimdeki
yaratıcı ruhu canlı tutuyor. Kamera beni işadamlığından insanlığa geri döndürüyor.



Özel sayımızın kapağını sizin eseriniz süslüyor. Özge Ulusoy ile olan bu çekimin konseptine nasıl karar verdiniz? Neden dans?
Fotoğrafta yalınlık ve estetiği seviyorum. Hep doğru ışığı ve formları arıyorum. Bale ve dans, görsel olarak fotoğrafta bu tanımların hepsine uyuyor. Uzun zamandır böyle bir çalışma yapmak istiyordum. Özge'nin bu becerisini bilmiyordum. Kendisi müthiş bir model ve balerin. Çok keyifli bir çalışma yaptık.

Gelecekte yeni bir serginiz olacak mı?
Evet, bir planım var. Stüdyoda yapacağım çekimlerden oluşan bir kitap ve sergi yapmayı düşünüyorum.

BİZE ULAŞIN