Aslı Soyak “Burası benim hayalimdi”

Cemiyet hayatının ünlü isimlerinden biri olan Aslı Soyak, uzun yıllar sonra ilk kez Şamdan Plus’a röportaj vererek yeni açtığı ve her dokusunu emeğiyle işlediği mekanı ‘Cachette’i anlattı

Röportaj: Gülçin İşler Fırat, Fotoğraflar: Canan Yetişti Satkın

Cemiyet hayatının göz önünde olmayan, yılın büyük kısmını yurtdışında geçiren isimlerinden biri olan Aslı Soyak, şu sıralar Fatih Sultan Mehmet Mahallesi'nde açtığı 'Cachette' adlı mekanı ile adından söz ettiriyor. Kendisiyle buluşmak için gittiğimizde karşımızda güçlü ama naif, titiz, disiplinli, samimi ve pozitif bir kadın çıktı. Aslı Soyak, Almanya'da doğup büyümüş, Paris'te okumuş ve sonrasında evlenerek yolu İstanbul'a düşmüş. Son yıllarda da iki çocuğuyla New York'ta hayatını sürdürmüş. Ancak Aslı Hanım, kısa süre önce çocuklarının Türkiye'ye dönmek istemesiyle tekrar İstanbul'a taşınmış. İstanbul'da boş durmamış ve şu sıralar büyük bir heyecanı var: 'Cachette'... Mekanın adı Fransızca 'saklanılan yer' anlamına geliyor. Aslı Soyak'a ile 'saklandığı' mekanında buluştuk ve iş hayatına soyunmasını, mekanını ve tabii hakkında merak ettiklerimizi sorduk.

Aslı Hanım mekanınız Cachette hayırlı olsun, burayı açmaya nasıl karar verdiniz?
Yıllardır bir kafe veya restoran açma hayalim vardı ve bu zamana kadar yalnızca hayal olarak kalmıştı. Hatta çocuklarım New York'ta okurken ilk etapta orada açmak için kollarımı sıvadım. İkisi de okulları bittikten sonra dönmeye karar verdiğinde zaten benim için de orada kalmak söz konusu değildi. Hayalimin askıda kalmasını istemediğim için de bütün kararlılığımla "Ben bu işi yapacağım" diye düşündüm ve yaptım.

Harika. Hayalinizi gerçekleştirmiş olmak sizin için ne ifade ediyor?
İnsanların hayallerini gerçekleştirmek uğruna bir şeyler yapması çok tatmin edici bir duygu bence. Huzurla doldum diyebiliriz.

Yola çıkış hikayeniz ne oldu?
Almanya'da doğup büyüdüm. Çok iyi hatırlıyorum, lise zamanlarımda bir arkadaşımla ilerde kafe açmak hakkında hayal kurardık. O günden beridir benim kafamın bir köşesinde bekleyen bir plandı bu.

Lokasyon olarak neden burası?
Aslında ilk başta Bebek'te açmak istiyordum, ancak farklı ve ilginç yerlere gitmeyi her zaman sevmişimdir. Alışılmışın dışında olduğunu düşündüğüm bir yerde açmanın bana ve tarzıma daha uygun olacağını fark ettim. Biraz araştırdıktan sonra burayı buldum. İçeri girdiğim anda düzenin nasıl olacağını kafamda hayal edebildiğim bir mekandı. Enerjisini sevdim ve kendimi her gün buraya mutlu bir şekilde gelirken görebildim. Aslında düşündüğünüzde konum çok merkezi, sadece direkt olarak önünden geçilmediği için uzak izlenimi veriyor.

Böylece adı mekana hayat vermiş.
Evet, isminin Cachette olmasının sebebi aslında restoranın konumu dolayısıyla diyebiliriz. Cachette, Fransızca'da 'hideout' demek, yani 'saklanılan yer' gibi bir çevirisi oluyor. Mekanın kendisi de çok gizli saklı bir yerde olduğu için isimle mekan birbirlerini çok iyi tamamladılar.

Dekorasyonda neler yaptınız?
Zeminin taşlarından tutun, sarkıtların zincirlerinin rengi ve cinsine; tabaklardan koltukların kumaşına kadar kendim seçtim. Detaylara inmek gerekirse önce aynalardan bahsedeyim. Bu aynalar İstanbul'un her bir köşesinden geldi; Kadıköy, Beyoğlu, Çukurcuma... Aklınıza gelebilecek her yerden topladım. Kumaşlar ise başka bir hikaye. Hiçbir zaman simetri ve aşırı uyumdan haz etmemişimdir. Dolayısıyla başından itibaren koltuklarımın patchwork şeklinde kaplanmasını istediğimden emindim. Bunları seçmek ve birbirleriyle uyumlarını tartmak hiç de kolay olmadı doğrusu. Bunların dışında verebileceğim bir örnek daha ise terasımız olabilir. Terastaki masalar bana Paris'te yaşadığım dönemde sıkça gittiğim kafeleri anımsatıyor. Sandalyelerden bahsetmek gerekirse nereden başlayacağımı bilemem çünkü bunları seçmeden önce yaklaşık 100 sandalyeye oturmuşumdur! Konfor benim için çok önemli bir kriterdir. Yalnızca görüntüsü için bir şeyler almak istemedim. Ek olarak bar tezgahının üzerindeki fayansları ise New York'a son gittiğimde almıştım. Kısacası burada gördüğünüz her şey farklı yerlerden uzun uğraşlar sonucu toparlandı ve bu hale getirildi.

Mutfağa sizin girdiğiniz ve yemekleri hazırladığınız konuşuluyor, neler yapıyorsunuz?
Cachette'in şefliğini yapan ve uzun senelerdir arkadaşım olan Güniz Dalver ile üç aylık bir serüvenin sonunda bu mönüyü tasarladık. Dolayısıyla gördüğünüz bütün bu lezzetler Güniz tarafından hazırlanıyor ancak ihtiyaç olduğu takdirde ben de mutfağa giriyorum. Yemek yapmayı çok sevdiğim için mutfağımızda bolca vakit geçirmeye de özen gösteriyorum. Yapmayı en çok sevdiğim yemekler arasında tartine'lerimiz, bowl'larımız ve salatalarımız var.

Mutfak merakınız nereden geliyor, eğitim aldınız mı?
Annem de babam da hep çok güzel yemekler yapardı, hala da yaparlar. Onların yemekleri bana her zaman ilham olmuştur. Ağabeyim de ben de herhalde bu sebepten yemek yapmayı çok severiz. MSA'ya yaklaşık 3-4 kere tek seferlik ders için gitmiştim ama uzun soluklu hiçbir eğitim almadım.


Mönüden bahsedelim istiyorum. Cachette nasıl bir mutfağa sahip?
Cachette'in mutfağını tek bir kelimeyle anlatabileceğimi düşünmüyorum ama aramızda özgün test mutfağı olarak adlandırıyoruz. Bir yandan mönüde smoothie ve açai bowl bulabilirken, öteki yandan karamelize elmalı bir tartine veya ev yapımı stracci de bulabiliyorsunuz. Kısaca özgün, doğal ve inanılmaz lezzetli diyebilirim.

Mutfakta öne çıkan lezzetler neler?
Herkesin büyük ilgi duyduğu birkaç lezzeti saymak gerekirse Cachette kahvaltı, hamburger, sebzeli quinoa köfte, dana bacon ve pancarlı nohut, hurmalı pazı, kişnişli mercimek yatağında fırında portakallı somon, ballı fındıklı keçi peynirli tartin, avokado tartin ve ev yapımı stracci önde gelenlerden diyebiliriz.

En favori yemeğiniz nedir ya da şöyle sorayım; en iyi yaptığınız yemek?
En favori yemeğimi seçmek çok zor! Her şeyi kendi ağız tadımıza göre yaptığımız için inanın aralarından birini seçip "En sevdiğim budur" diyebilmek çok zor ancak favorilerim arasında avokado tost var. Benim en iyi yaptığımı düşündüğüm ise muhtemelen bowl'larımız. Farklı kombinasyonlar yapıp içlerine farklı tatlar katmayı çok seviyorum. Hatta her seferinde farklı bir şeyler çıkıyor. Bunların dışında tartine'lerimiz bence çok orjinal ve alışılmamış lezzetlerle dolu. Onları hazırlamaktan çok keyif alıyorum.



Bu mekanın diğerlerinden farkı, öne çıkan belirgin özellikleri nedir?
Bence bu mekanın enerjisi gerçekten çok farklı. Gelen herkes bana buranın tıpkı bir ev ortamı gibi olduğunu söylüyor. Aslında mekanı hayata geçirirken amaçlarımdan biri de insanlara bir ev ortamı sunmaktı, sanki misafirliğe gelmişler ve onlara birçok farklı lezzetler sunuyorum.

Buraya girdiğiniz andaki ruh halinizi, hislerinizi merak ediyorum. Sanatçılar da eserini bitirdikten sonra karşısına geçer ve bakar. Ya siz?
Cachette'e her geldiğimde yeni bir tutkuyla giriyorum ve yarattıklarımızla aşk yaşıyorum. Dediğiniz gibi, ben de eserime her seferinde hayranlıkla bakıyorum. Buraya girdiğim an, huzurla doluyorum. Buranın her köşesinde gerçekten büyük bir emek var ve günlerimi bu ortamda geçirmek bana paha biçilemez bir keyif veriyor.

İlk aktif işiniz diyebiliriz buraya. Sizin için ne ifade ediyor?
Bunca zamandır içinde yer aldığım sosyal sorumluluk projelerinin haricinde hiçbir zaman iş hayatında aktif olmadım, dolayısıyla çalışmanın ve Cachette gibi bir yerin kıymeti bende çok başka. İnsanın uyandığında bir amacı olması bence onu diri ve canlı tutuyor ve sevdiğin işi yapabiliyor olmak gerçekten bir lüks. Umarım herkes bir gün hayalindeki gibi ve sevdiği işi yapabilecek noktaya ulaşır.



Sanat anlamında neler yapıyorsunuz?
Sanata ilgim elbet azalmış değil ancak bu aralar Cachette nedeniyle fuar ve galeriler dışında sanat anlamında bir faaliyet için vakit bulmam imkansız. Aynı zamanda Emre-Maide Kurttepe çiftiyle ortak galeriniz var.

Orada neler yapıyorsunuz?
Benim full-time Türkiye'de olmam dolayısıyla orayla olması gerektiği kadar ilgilenemiyordum. Bu sebeple benim payımı epey düşürdük. Anlayacağınız C24 Gallery'deki aktif üyeler Maide ve Emre.

Uzun yıllar New York'ta yaşadınız, şimdi buradasınız, bu kesin dönüş değil mi?
Evet, Cachette ile ilgilendiğim için New York'a uzun zamandır gidemedim. Buraya temelli yerleştim ve New York ile oradaki arkadaşlarım haricinde bir bağlantım şimdilik kalmadı ama tabii onları özlüyorum.

Sizi çok fazla görmüyoruz, göz önünde değilsiniz. Bilinmeyen yönleriyle Aslı Soyak nasıl biridir?
Göz önünde olmaktan pek hoşlanmıyorum açıkçası. Kendimi çok yaratıcı ve bir şeyler yaratmaktan inanılmaz keyif alan biri olarak tanımlayabilirim. Mutfak, dekorasyon ve organizasyon alanlarında bir şeyler yaratmayı çok severim. Tatile çıkmak en sevdiğim şeylerden biridir; gittiğim yerleri hiçbir zaman bir önceki gidişimdeki gibi yaşamam ve yeni yerlerde hep keşif yapmaya açığımdır. Hayatımın merkezinde ise çocuklarım var. Çevrem tarafından bilinmediğini hiç düşünmüyorum ama her ne yapıyorsam onlar için yapıyorum.

Yaratmak sizin için nedir, yaratım süreci nasıl gerçekleşiyor?
Aslında ilhamım her yerde. Sokakta yürürken bir çiçekçinin rengarenk çiçeklerini görüp Cachette'e çiçeklerle dolu bir duvar yapmak istediğime karar vermiştim mesela. Bir masayı kurarken, yemek yaparken ve yaratırken veya bir yeri süslerken illa bir şeylerden esinlenip yapıyorum. En basiti mesela bir duvarımız bomboş kalmıştı. Aylardır o duvara ne yapsak diye düşünüyordum. Bir anda aklıma fikir geldi ve ne koymak istediğimi buldum. Anlayacağınız sihirbaz değilim ama yaratma serüvenim böyle geçiyor.



Çocuklarınızla neler yapıyorsunuz?
Çocuklarımın fikirleri benim için çok önemli, dolayısıyla onlarla bol bol fikir alışverişi yapıyoruz. Kızım 23 yaşında, oğlum ise 26 yaşında ve ikisi de hayatlarını düzene soktular, çok çalışıyorlar. Neyse ki kızım bir medya ajansı kurdu ve Cachette'in kurumsal kimliğini ve sosyal medyasını üstlendi, çokça görüşebiliyoruz. Oğlumu maalesef daha az görüyorum çünkü onun iş temposu yoğun. Onların varlığı benim için çok başka bir anlam taşıyor, bu yüzden kendimi bu serüvende yalnız hissetmiyorum, aksine çok şanslı olduğumu düşünüyorum.

Mutfak dünyasında form korumak kolay olmasa gerek. Siz nasıl koruyorsunuz?
Cachette açılmadan önce düzenli olarak pilates ve spor yapmaya özen gösteriyordum ancak son zamanlarda spora hiç vakit ayıramıyorum. Tabii, bahane değil. En kısa zamanda düzenli spor hayatına dönmek istiyorum.

Hayat mottonuz nedir?
Hayat mottom yok, ancak her ne kadar klişe olsa da iyi bir insan olmak benim için çok önemlidir. Hayatımı bu şekilde yaşamaya çalışırım.

Son olarak, 2018 nasıl geçti ve 2019 için beklentileriniz neler?
2018 yılı benim için Cachette'le ilgilenerek geçti. Yoğundu ama çok keyif aldım. 2019 için öncelikle herkes için en büyük temennim sağlık. Sonrasında huzur, mutluluk, barış, çocuklarımla beraber... Cachette için ise dileğim çok başarılı olması ve gelen herkesin buradan çok mutlu ayrılıp yine gelmesi.

BİZE ULAŞIN