Selma Çilek Çiftçi "Hedefim markamı yurtdışında büyütmek..."

Genç ve güzel bir moda tasarımcısı Selma Çilek Çiftçi. Adını verdiği markasıyla ses getiren işlere imza atan, ünlü isimleri giydiren ünlü tasarımcıyla Bebek’teki showroom’unda bir araya geldik

Giriş Tarihi: 09.01.2019 15:16 Güncelleme Tarihi: 09.01.2019 15:16

Röportaj: Gülçin İşler Fırat, Fotoğraflar: Betül Yazıcıoğlu

Selma Çilek Çiftçi Çiftçi, bundan yaklaşık 7 yıl önce kurduğu markası Selma Çilek ile Türkiye'de olduğu kadar yurtdışında da bilinirliğini her geçen gün artırıyor. En son ünlü İngiliz şarkıcı Dua Lipa, Selma Çilek 2019 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu'ndan iki tasarımı, gittiği bir seyahatte giyinince gözler markanın sahibine çevrildi. Bebek'teki showroom'unda bir araya geldiğimiz ve 2019 kış koleksiyonundan tasarımlarla poz veren genç tasarımcı, "Türkiye'de istediğim noktaya yavaş yavaş geldiğimi düşünüyorum" diyerek şu sıralar gözünü yurtdışına çevirdiğini söylüyor. Selma Çilek tasarımlarını Türkiye'de Bensu Soral, Yasemin Özilhan, Serenay Sarıkaya, Fahriye Evcen, Burcu Biricik, yurtdışında ise Kate Hudson, Nicole Scherzinger, Olivia Wilde, Eva Chein gibi ünlü isimler tercih ediyor.

Selma Hanım, markanız Selma Çilek'in 2019 koleksiyonunda neler göreceğiz?
Kış koleksiyonumda genellikle siyah, bordo gibi koyu renkler tercih ediyorum. Volanlı elbiseler, etekleri çok beğendiğim için her sezon olduğu gibi bu sezonda da tercih ettim. Asimetrik elbiseler ön planda o da benim klasikleşen modellerimden biri oldu, çok sevildi. Kış koleksiyonumda sahte deri ve sahte kürke yöneldim; hem dünyada eğilim bu yönde olduğu için hem de hayvanlar açısından daha doğru olduğuna inandığım için. Sahte deri ve kürk oversize kaban, mont, trençkot, deri pantolon ve deri ceketler hazırladım. Bu sezon özellikle deri pantolonlara ve dış giyime ağırlık verdim.

Koleksiyonda kaç parça var?
60 parçadan oluşuyor yaklaşık ama sezon içerisinde de ekleme yapıyorum. Koleksiyonlarımı global moda dünyasını takip ettiğim için 1 yıl önceden hazırlıyorum; mesela şu anda 2020 sonbahar-kış koleksiyonunun hazırlığını yapıyorum. Atölyemde üretim olarak bir sonraki sezonu hazırladığı için ilk olarak 50 parça hazırlatıp sonrasında eklemeler yapıyorum böylece 100 parçayı da bulabiliyor.

Sizin günlük tasarıma uygun elbiseleriniz çok beğeniliyor.
Evet çünkü mutlaka basic, ekose bir elbise bile olsa gündüzden geceye uyarlanabiliyor. Mesela bu kış koleksiyonundaki elbiselere taşlı kemer ekledim. Bu kış benim de giydiğim gibi kırmızı, fuşya gibi canlı renklerde pantolon-ceket takımlar hazırladım.

Yurtdışını takip ediyorum dediniz, neden?
Çünkü benim yola çıkış amacım aslında Türkiye'de yakalamış olduğum bilinirliği dünyada da yakalamak... O yüzden yurtdışındaki PR firmalarıyla çalışıyorum ve bütün odağımı yurtdışına verdim, oradaki ünlüleri giydirmeye çalışıyorum.

Harika! Bayağı ünlüyü de giydirdiniz bugüne kadar.
Evet, en son Dua Lipa giydi ve çok etki yarattı. Onun dışında Kate Hudson, Nicole Scherzinger, Olivia Wilde, Eva Chein giyindi. Şimdi de Kylie Jenner'ın giyme ihtimali var. Bunun dışında çok fazla influencer, blogger tasarımlarımı tercih ediyor. Gigi ve Bella Hadid ile Kendal Jenner giyinsin; benim için çok güzel olacak.

Ne hissettiriyor bu size?
Çok mutlu oluyorum çünkü bu ilk günden beri benim hayalim...

Ne kadar yaklaştınız hayalinize?
Yavaş yavaş yaklaşıyorum ama daha çok yolum var. Hedefim Avrupa ve Amerika'daki büyük mağazalarda ürünlerimin satışının olması.

Yurtdışında mağazalaşma planınız var mı?
Hayallerim arasında yurtdışında mağaza açmak hiç yok. Benim hedefim Amerika, Londra ve Avrupa'daki büyük mağazalarda, diğer ünlü markaların yanında ürünlerimi sergileyeceğim bir askımın olması.

Türkiye'de Bensu Soral başta olmak üzere çok fazla ünlü isimi giydiriyorsunuz. Eleştirildiğiniz de oldu. Ne hissediyorsunuz?
Evet, Bensu'nun Cannes'da giydiği tasarımım çok fazla eleştirildi, çok büyük etki yarattı. O eleştirinin olduğu gün benim doğum günümdü ve yurtdışındaydım. İki gün boyunca ağladım.

Gerçekten mi?
Evet, ilk defa böyle bir olay yaşıyordum. İki, üç kişi değil binlerce kişi eleştirdi, yorum yazdı. Köşe yazılarında insanlar paylaştı. Aslında bu olay şöyle olmuştu; Bensu'nun yurtdışında katılacağı parti özel bir partiydi. Tasarım olarak 3 renk vardı seçeneklerde açık yeşil, çingene pembesi ve leopar. Bir de elbisenin sıra dışı olması gerekiyordu; şık bir tuvalet değil. Ben de o çok tartışılan yeşil elbiseyi tasarladım. Bensu da, ben de çok beğendik ve Bensu'ya partide herkes elbisesi sormuş, çok beğenmiş. Bu arada elbise çok güzeldi, fakat fotoğrafın gecenin sonunda çekilmesi, flaşların patlaması, elbisenin gece sonu buruşukluğu derken, hepsi bir araya gelince fotoğrafta elbise bambaşka çıktı.

Elbisenin işçiliği, kumaşı çok tartışılmıştı.
En iyi kumaşı kullandım. Tafta gibi kumaş olduğu için buruşması çok normal. Flaş da patlayınca parlak bir kumaş gibi çıkmış.

İlk olduğu için belki sizi bu kadar üzdü.
Kesinlikle şu anda öyle bir şey yaşasam üzülmem. Şu anda kabullendim artık ama o zaman çok şaşırmış ve üzülmüştüm. Hakaret boyutunda şeyler yazdılar.

Eskilerin bir sözü vardır "Reklamın iyisi kötüsü olmaz" diye. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Doğru, bence de bu olayların olması markama merak uyandırdı. Beni tanımayan bir sürü insan bence o kötü haberler sayesinde "Bu kimmiş?" diye merak etti ve o şekilde keşfeden de çok oldu ona eminim. Ama çok çirkindi yazılanlar, mesela bir tanesi "Siz Bensu'yu kıskanmışsınız da bu elbiseyi yapmışsınız" yazmıştı. Niye kıskanayım ki? Bensu, benim çocukluk arkadaşım, İnegöl-Bursa'da büyüdük ikimiz de...

Markanızı nasıl tanımlıyorsunuz?
Selma Çilek tasarımları sade, spor ama detaylarıyla dikkat çekici, günlük de giyilebilen ancak şık bir akşam davetinde de tercih edilebilecek tarza sahip.

İşiniz sizin için ne ifade ediyor?
İşim, hayatımın yüzde 90'ını kaplıyor. Şu an çocuğum da olmadığı için akşam eve gittiğimde de işimle meşgulüm. Telefonda bir şeyler araştırıyorum, tasarımlar üzerine düşünüyorum. Tatillerimde bile işimle ilgili mağaza geziyorum.

2019 yılı hedefleriniz, planlarınız neler?
Hedefler yurtdışında markamın bilinirliğini artırmak. Tabii ki Türkiye de benim için çok önemli bir pazar ve Türkiye'de istediğim noktaya yavaş yavaş geldiğimi düşünüyorum. 2018 yılı da benim için iş açısından çok verimli geçti.

Türkiye'de istediğiniz noktaya geldiğinizi düşünüyorsunuz, öyle mi?
Aynen tabii ki de daha ilerlemek istiyorum ama az çok istediğim noktaya geldiğimi düşünüyorum. Yurtdışında bilinirliliği artırmak daha çok emek gerektiriyor daha çok zaman harcamanız gerekiyor. O yüzden enerjimin yüzde 90'ınını yurtdışına veriyorum.

Evlilik nasıl gidiyor?
Güzel gidiyor, her şey yolunda çok şükür. Evliliğimizin 2 yılını geride bıraktık.

Herkes soruyordur size ben de sorayım; çocuk düşünüyor musunuz?
Evet, tabii ki istiyoruz. Bu zamana kadar evliliğimizin tadını çıkaralım, gezelim demiştik. Ama yavaş yavaş çocuk sahibi olmayı düşünmeye başladık. Eşimin de, benim de ailem zaten çok hevesli, sürekli soruyorlar.

Eşiniz sizin için ne ifade ediyorsunuz?
Eşim benim hayat arkadaşım, ruh eşim...

Şanslı buluyor musunuz kendinizi ya da insan şansını kendi mi yaratıyor?
Kendimi şanslı buluyorum tabii ki. İkisi de bence... Şanstan dolayı buralara gelmedim ama şanslı olduğum bir ailem var, onların desteği ilk başlarda çok oldu. Kendi başıma sıfırdan başlasaydım çok daha uzun yıllar sürebilirdi. O yönden tabii ki şanslıyım ama ben de bu şansımı doğru kullandım, çok çalıştım, çabaladım.

BİZE ULAŞIN