Buse Terim&Volkan Bahçekapılı ''Aşk bizi ifade ediyor''

Buse Terim-Volkan Bahçekapılı Çifti, ilk aile röportajını Şamdan Plus'a verdi. Çırağan Sarayı'nda harika karelerle poz veren Bahçekapılı Çifti, aşk ve evlilik konularında samimi açıklamalarda bulundu.

Giriş Tarihi: 10.04.2019 10:22 Güncelleme Tarihi: 10.04.2019 10:55

RÖPORTAJ: GÜLÇİN İŞLER FIRAT gulcin.firat@sabah.com.tr / FOTOĞRAFLAR: CENGİZ DİKBAŞ
STYLING: EBRU GÜLÇEK / VİDEO: BETÜL YAZICIOĞLU
SAÇ: HÜSEYİN AÇIKGÖZ / MAKYAJ: SELEN KARABULUT
STYLING: ASİSTANI ECE ŞİŞİK / FOTOĞRAF ASİSTANI: KUBİLAY KARSLI
MEKAN İÇİN ÇIRAĞAN PALACE KEMPINSKI İSTANBUL'A TEŞEKKÜR EDERİZ.

Buse Terim-Volkan Bahçekapılı çifti ile ilk röportajları için Çırağan Palace Kempinski İstanbul'un suitindeyiz. Kalabalık bir ekip olarak Bahçekapılı çiftini beklerken heyecanlıydık. İçeriye hızlı adımları, kendinden emin tavırları ve samimi gülümsemesiyle Buse Hanım girdiğinde her şeyin pratik, sakin ve kusursuzca ilerleyeceğinin ilk adımlarını gördük. Eşi Volkan Bey'in gelmesinden yarım saat sonra bu çiftin birbiri için yaratıldığını ve büyük aşk yaşadıklarını anladık. Çırağan Palace Kempinski'nin muhteşem atmosferinde gerçekleşen çekimimizde enerjileri, şakalaşmaları ve eğlenceleriyle bizi de kendilerine hayran bırakan Bahçekapılı çiftinin aile, evlilik ve aşk üzerine samimi röportajlarını keyifle okuyacaksınız.

BUSE TERİM&VOLKAN BAHÇEKAPILI RÖPORTAJININ BACKSTAGE VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ


Bu sene ilk kez, Buse Terim Bahçekapılı ve Terim Events organizasyonu ile annelere özel 'Baby On The Fest' düzenlediniz. Biraz bundan bahsedelim...
Buse Terim Bahçekapılı: Aslında bu fikri, iş ortaklarımla birlikte hayata geçirdik. Baby on the Go markasıyla tasarım ve üretimini gerçekleştirdiğimiz ürünlerimizin yanı sıra BT Shop'ta satışa sunduğumuz markaların bir araya geleceği bir platform oluşturalım ve müşterilerimizle, takipçilerimizle bir araya gelelim istedik. BT Shop'ta tüketiciyle buluşturduğumuz anne-bebek markalarının hepsinin arkasında çok güçlü ve etkileyici birçok kadının girişimci hikayesi var. Onlarla böyle bir projeyi hayata geçirebildiğim ve onlara destek verdiğim için çok mutluyum.

Organizasyon nasıl geçti?
Buse T.B: İnanılmaz bir ilgi ve talep vardı. Tek kelimeyle şahaneydi. İki günde 10 binin üzerinde kişi festivali ziyaret etti. Bu sene ilk kez gerçekleştirdiğimiz ve çok kısa zamanda hazırlandığımız için aslında çekincelerimiz de oldu başlangıçta. Ama hayal ettiğimden de iyi geçti. Tüm markalar çok memnun, biz de öyle. Devamını getirmek istiyoruz.

Siz de iki çocuk annesi genç bir anne olarak, annelere çok fazla yol gösterici oluyorsunuz. Bu festival de bu anlamda çok başarılı ve iyi düşünülmüş bir etkinlik. Bu tarz etkinlikleri hayata geçirmek sizin için ne ifade ediyor?
Buse T.B: Ben BT Shop'ta kullanmadığım, memnun kalmadığım hiçbir ürüne ve markaya yer vermiyorum. Sosyal medyada ya da buseterim.com. tr'de inanmadığım, uygulamadığım hiçbir bilgiyi paylaşmıyorum. Bu benim en önemli kriterim... Baby on the Fest için de bu geçerli. Ayrıca kadın girişimcilerle beraber böyle bir yola çıkmış olmaktan ve onların üretimlerini desteklemekten de son derece mutluyum. Bu benim kariyerim için de önemli bir kırılım noktası oldu. Binlerce insanın katıldığı, bilgilendiği, ihtiyaçlarına göre sağlıklı ve özel ürünleri temin ettiği, eğlendiği, keyif aldığı bir organizasyonun altından ekibimle ve tabii annemin desteğiyle kalkmış olmaktan çok mutluyum.

Anneniz Fulya Terim ile de işbirliği yaptınız bu organizasyonla. Annenizle iş anlamında nasıl bir işbirliği sağlıyorsunuz? Bakış açılarınız nasıl?
Buse T.B: Annemle ve Terim Events ekibi ile bazı organizasyonlarımızda işbirlikleri yapıyoruz. Annemin elinin değmesi bile yeterli benim için. Terim Events sadece kurumsal, motivasyonel organizasyonlarda değil aynı zamanda düğün, nişan, doğum günü gibi özel günler için de yaratıcı ve keyifli işler çıkarıyor. Annem beni çok iyi tanıyor; titizliğimi, detaylara verdiğim önemi çok iyi biliyor. Kızı olunca tabii biraz nazım da geçiyor (gülüyor). Bu anlamda anne-kız olarak iyi bir iş partneriyiz aynı zamanda.

Her başarılı kadının arkasında sizce kim vardır?
Buse T.B: Onu destekleyen, her zaman arka çıkan bir ailesi elbette vardır. Ama önce kendine güvenen, hedefinin ne olduğunu, nereye gideceği bilen bir birey olması, her şeyden daha önemli. Benim arkamda eşim, annem, babam, ablam, kızlarım, kocaman bir ailem ve tabii ekibim var.

Patik markanız Baby On The Go'da gelişmeler nasıl?
Buse T.B: Baby on the Go patiklerinin hikayesi Nil'e hamile olduğumu öğrendiğim zamanlarda başladı. Çevremden ve sonrasında bir anne olarak benim ihtiyacımı giderecek bir ürün olarak ortaya çıktı. Tasarım ve malzeme seçimi konusunda çok uzun ve titiz bir süreç geçirdik. Satışa çıktıktan sonra da inanılmaz bir talep ve ilgiyle karşılandı. Bugün web sitesi dışında Türkiye'de 21 noktada satılıyor. Patiklerimiz sınırların ötesine geçip ABD'ye de taşındı. Onların talebiyle Saks Fifth Avenue mağazalarında satışa sunuldu. Şimdi New York'ta bulunan butik mağaza Maisonette'ye de giriyoruz. Avrupa, Amerika ve Ortadoğu pazarında büyümek 2019 hedeflerim arasında. Çok yakında yeni yaz koleksiyonumuz çıkacak.

Maşallah çok aktifsiniz, enerjinize hayranım. 2 küçük çocukla yeni bir marka, halihazırda blog'unuz, organizasyon derken nasıl yetişiyorsunuz hepsine?
Buse T.B: Çok teşekkür ederim. Enerjisi her zaman yüksek biri oldum. Çocuklardan önce de böyleydi, şimdi de böyle. Sürekli yeni fikirler, projeler peşinde koşmayı seviyorum. Nasıl yetiştiğime gelince; zaman yönetimi benim için çok önemli. Aslında ben bunu annemden öğrendim. O da böyle her yere yetişir ve zamanını çok iyi yönetir. Aileme ayıracağım zaman ayrı ve değiştirilmezim... İşte de benim tempoma yetişen, uyumlu bir ekibim var. Onlarla birlikte altından kalkamayacağımız bir iş yok diyebilirim (gülüyor).

Siz önemli bir sosyal medya fenomenisiniz, hatta bu akımı ilk başlatanlardan birisiniz. Chanel, Gucci defilelerine Türkiye'den çağrılan tek blogger oluyorsunuz... Tam kariyerin zirvesindeyken 2 çocuk doğurmak iş hayatında sizi nasıl etkiledi?
Buse T.B: Yaptığım işi çok seviyorum ve hep daha iyisini yapmak için çaba gösteriyorum. Ben şirketimi kuralı tam 6 yıl oldu. Blog'um ise seneye 10. yılına giriyor. Çocuk sahibi olmak elbette pek çok kadının kariyerini etkiliyor, öncelikleriniz değişiyor. İşe ayıracağım zamanı çocuklarımla geçireceğim zamana göre programlamaya çalışıyorum. Özellikle yenidoğan ve emzirme döneminde işten biraz uzak kaldım. Ama doğum yaptıktan sonra bile elime telefonu alıp işle ilgili mailler atıp, ekibimi şoke ettiğimi hatırlıyorum (gülüyor). Şu anda çocuklarım beni yeni projeler geliştirmem için besliyor diyebilirim.

Şu sıralar neler üzerinde yoğunlaşıyorsunuz? Yeni bir oluşumunuz var mı?
Buse T.B: Bende proje tükenmez. Baby on the Fest'in başarısı bana yeni fikir ve başlangıçlar için ilham oldu... BT Shop bir yıl önce Baby on the Go patiklerini anne ve bebekleriyle buluşturmak üzere yola çıkmıştı. Şu anda 84 marka ve 2000'e yakın ürünün satıldığı bir e-ticaret platformuna dönüştü. Ve her geçen gün buradaki portföy genişliyor. Ben de girişimci kimliğimle ve girişimci kadınlarla yeni projeler peşindeyim. Ekibimle birlikte markalara dijital projeler üretip, danışmanlık hizmetini sürdürüyoruz. Baby On The Go'nun yeni sezon koleksiyonu çıkacak çok yakında. Buse olarak da markalarla sosyal medya üzerinden yürüteceğimiz projelerimiz olacak.

Anne olmak sizin için ne ifade ediyor?
Buse T.B: İsteyen tüm kadınların tatmasını isteyeceğim bir duygu elbette. Bu duyguyu ilk yaşayan da ben değilim, son yaşayan da olmayacağım. Ama sanki ilk ve son sizmişsiniz gibi geliyor insana. Kendi adıma anneliğin beni tamamladığını, olgunlaştırdığını düşünüyorum. Hayata ve insanlara olan bakış açımı, sorumluluklarımı ve önceliklerimi değiştirdi.

Evliliğiniz nasıl gidiyor?
Buse T.B: Şahane gidiyor.
Volkan Bahçekapılı: Birbirini her gün daha çok seven bir çiftin evliliği nasıl gidiyorsa öyle gidiyor (gülüşmeler).

Birbiriniz için ne ifade ediyorsunuz?
Buse T.B: Evleneli 5 yıl oldu. Son 2.5 yıldır da karı-koca statülerimizin yanına ebeveyn tanımı eklendi. İkimiz birbirimizi, çocuklar da bizi tamamladı.
Volkan B: Buse, benim her şeyim, bu hayattaki en değerli varlığım.

2 çocuklu hayatı sizden dinlemek istiyorum. Çocuklarınızın hayatınıza girmesiyle hayatınız nasıl şekillendi?
Volkan B: Aksiyon arttı diyebiliriz. Biz çift olarak çok eğlenirdik, şimdi kızlarla birlikte daha da eğleniyoruz.
Buse B: Çok komikler çünkü...

Çocuklarla en sevdiğiniz aktiviteler nelerden oluşuyor?
Buse T.B: Birlikte olduğumuz her aktiviteden keyif alıyoruz. Çocuklarla vakit geçirmemiz gerekiyor hissiyatıyla yapmadığımız için bu sokaktaki parkta salıncağa binmek de olsa ya da beraber yemeğe gitmek de olsa beraber vakit geçirmekten gerçekten keyif alıyoruz.
Volkan B: Görev bilinci olmaması çocukların da rahatlamasını sağlıyor sanırım. Yeri geliyor beraber boya veya hamur yapıyoruz, yeri geliyor ormana gidiyoruz. İki çocuğumuza da eşit vakit ayırmaya çalışıyoruz.

Birlikte neler yapıyorsunuz? En çok keyif aldığınız şeyler neler?
Buse T.B: Birlikte olmamız yeterli diyebilirim. Nil şu anda konuşuyor, artık iletişim sağlanabilir bir yaşta olduğu için onunla beraber yaptığımız her aktivite çok eğlenceli oluyor.
Volkan B: Ben özellikle akşamları onlarla sofraya oturmaktan çok keyif alıyorum. Aynı zamanda spor yapmayı çok sevdiğim için özellikle büyük kızım Nil ile birlikte spora gitmek çok hoşuma gidiyor.

Onların geleceği için ne düşünüyorsunuz?
Buse T.B: Mutlu bir birey olmaları benim önceliğim.
Volkan B: Gelecekte şu olsunlar, bu olsunlar diye tüm anne-babalar düşünüyordur elbette. Ama ben de Buse'ye katılıyorum. Her koşulda onları seven ebeveynlerinin olduğunu bilen, kendine güvenli ve mutlu insanlar olmaları benim için yeterli.

Volkan Bey, Buse Hanım nasıl bir anne?
Volkan B: Titiz, sürekli öğrenmeye çalışan, kendini yetiştiren, anlayışlı bir anne.

Volkan Bey nasıl bir baba?
Buse T.B: Anneliğin güdüsel, babalığın ise öğrenilen bir olgu olduğu söylenir. Ama Volkan hazır bir babaydı (gülüşmeler).

Buse Hanım biraz geçmişe dönelim. Hep göz önünde büyüdünüz ve babanızın antrenörlük mesleği dolayısıyla özlem ile geçen bir çocukluk, gençlik olduğunu düşünüyorum. Sizce nasıldı?
Buse T.B: Sürekli göz önünde geçen bir çocukluğumuz oldu, ablamın da benim de. Ama hasret ve özlem çektik diyemem çünkü babam bir şekilde en yoğun temposunda bile yanımıza gelirdi ya da biz onun yanına gider, ailemizi buluştururduk. Babam ve annem için aile ile paylaşılan zaman çok değerli. Bu sanırım ablam ve bana da geçti. Bayramlar başta olmak üzere tüm özel günler, tatillerde bir arada olmaya çalışıyoruz. Fırsat bulduğumuz her anı birlikte geçirmeye çalışıyoruz.

Şu anda babanızla ilişkiniz nasıl, ne sıklıkla görüşebiliyorsunuz?
Buse T.B: Her kız çocuğunun babası özeldir. Benim için de öyle, babam kıymetlim. Babamın malum yoğun bir iş temposu var. Ama onun ailesine, kızlarına, şimdi de torunlara ayıracağı zaman her zaman çok özeldir. Her hafta mutlaka görüşürüz. Pazar günleri mutlaka çocuklarla annemlerde oluruz. Haftada bir gün de çocuklar annem ve babam ile kalırlar.

Volkan Bey, Buse Hanım'ın da babasına çok düşkün olduğunu biliyoruz. Sizin kızlar da size düşkün mü?
Volkan B: Biraz önce Buse'nin de dediği gibi baba-kız ilişkisi dünya üzerindeki en özel ve güzel ilişki. İki kızımla bunu yaşadığım için kendimi çok şanslı hissediyor, her gün şükrediyorum. Buse'nin babasıyla olan ilişkisini izlediğimde kendimi de yıllar sonra öyle hayal ediyorum, o da beni çok mutlu ediyor.

Bu soruyu iki küçük çocuğu olan birine sormak hoşuma gitmiyor ama sormadan geçemeyeceğim. Üçüncü çocuğu düşünüyor musunuz, kalabalık aile olmayı planlıyor musunuz?
Buse T.B: Ben kalabalık aile olmayı, her odadan bir çocuk çıkma fikrini seviyorum. Allah onlara sağlıklı ve mutlu bir ömür versin diyorum şu anda. Volkan B: Şimdi böyle iyiyiz ama tabii gelecek ne gösterir yaşayıp göreceğiz (gülüşmeler).

Aşk sizin için ne ifade ediyor?
Buse-Volkan B: Bizi ifade ediyor.

Evde son sözü kim söyler?
Buse-Volkan B: Tabii ki ben! (İkisi de aynı anda söyleyip kahkaha attılar.)

Buse Hanım sosyal medyada yapılan eleştirilere cevap verişinizde kendinizi çok güzel ifade ettiğinizi, duygularınızı samimiyetle anlattığınızı görüyorum. Ne hissediyorsunuz olumsuz yorumlar karşısında?
Buse T.B: İşiniz eğer göz önünde olmayı gerektiriyorsa elbette eleştiriler olacaktır. Bu işin doğasında var. Hatta olmalı da. Ben tüm eleştirilerin gelişim ve gerekiyorsa değişim için çok değerli olduğuna inanıyorum. Benim zaman zaman açıklama yapma durumunda olduğum paylaşımlar, eleştirinin ötesinde, tamamen acıtmak, incitmek üzere yapılan yorumlar için oluyor. İncindiğim için değil verdiğim tepkiler, anlamaya çalıştığım için. Bu kadar hoyrat olunca insanlar daha mı iyi hissediyorlar kendilerini? Bunu anlamlandıramadığımı dilim döndüğünce paylaşmaya çalışıyorum.

Siz içinizi döktüğünüzde kadınlar size çok destek oluyor ve bir nevi farkındalık yaratıyorsunuz. Siz de böyle düşünüyor musunuz?
Buse T.B: Dış görünüşe, zayıf olmaya takıntılı bir durumumuz var ve bu genç kızlarımızda özgüven eksikliği yaratıyor. Ben de ayn�� süreçlerden geçtiğim için iyi biliyorum. Bununla ilgili değerli eğitim bilimci Özgür Bolat ile okul okul dolaşıp, bu konuya farkındalık yaratmak üzere Dove ile bir proje de yaptık. Ne kadar çok genç kızımıza ayna tutabilirsek o kadar mutlu oluyorum. Kadınlara destek olmayı, onların kendilerine olan özgüvenlerini sağlam tutmaları adına çalışmalar yapmayı sürdürmek istiyorum.

1 yıl ara ile 2 kez hamilelik yaşadınız. Hamilelik hiç kolay olmayan bir süreç... Sizin hamilelikleriniz ve lohusa döneminiz nasıl geçti? Kadınlara bu dönemlerini kolay geçirmeleri için ne tavsiye ediyorsunuz?
Buse T.B: Kolay bir süreçti desem yalan olur (gülüyor). Benim ablamla aramda da çok az yaş farkı var. Ben de çocuklarımın arasında fazla yaş farkı olmasını istemiyordum. O yüzden bu bilinçli bir karardı. Hamilelik sürecinde de sonrasında da bu konuda uzman profesyonellere hep danıştım, danışmayı da sürdürüyorum. Eşim bana bu dönemde çok destek oldu, aynı şekilde ailem de. Bence bu süreci kolay geçirebilmenin en önemli unsurlarından biri eş ve aile desteği. Emzirdiğim dönemde iki kere mastit geçirdim ve hastanede uzun süre kaldım. Volkan bu süreçte hem çocuklara yokluğumu hissettirmemeye çalıştı hem de hem fiziki hem ruh halimi anlayarak, benim bu dönemi atlatmam için yanımda oldu.

26 yaşında anne oldunuz, genç sayılabilecek bir yaşta. Bu isteyerek aldığınız bir karar mıydı?
Buse T.B: Evet planlı bir gebelikti. Genç anne olmayı çok istiyordum, zira annem de öyleydi ve bunun çok keyifli bir şey olduğunu düşünüyorum.

20'lerin son senesindesiniz, 30'lu yaşlarınız yakında başlıyor. Karşımda 30'una basmadan kariyerinde başarılar yakalamış, iki çocuk doğurmuş çok hoş bir kadın var. Siz kendinizi yolun neresinde görüyorsunuz?
Buse T.B: Çok teşekkür ederim, utandım gerçekten. Annelikte malum yolun başındayım ama çabuk öğreniyorum (gülüyor). İş hayatında da doğru karar ve hamleler atarak ilerlemeye çalışıyorum. Ben daha blogger kavramı nedir bilinmezken bu işe adım atmıştım. Şimdi markalara dijital danışmanlık yapan, projeler geliştiren bir ekibe liderlik etmeye çalışıyorum. Ortada bir başarıdan söz ediyorsak bu tamamen bir ekip işidir. Elbette başlangıçta soyadımın etkisi oldu, sonrasında ise yaptığımız işlerin kalitesi ve markaların bu birlikteliği verimli bulmasıyla devam etti. Yaptığım her işte amatör bir ruh, profesyonel bir yaklaşımla hareket etmeye çalışıyorum. Bu da sanırım beraberinde başarıyı getiriyor.

Aynaya bakınca nasıl bir kadın görüyorsunuz?
Buse T.B: Hamilelik sonrası kilolarını vermeye çalışan bir kadın görüyorum şu anda (gülüşmeler)... Şaka bir yana kararlı ve ne istediğini bilen birini görüyorum bir süredir. Bu da sanırım yaş aldıkça, olgunlaştıkça gelişen bir durum. Yaşamın sana getirdiklerini nasıl karşıladığın ve seni nereye taşıdığını bilmek için biraz kendine dönmek gerekiyor. Biraz biraz bu açıdan yol almaya başlayan bir kadın görüyorum aynada.

BİZE ULAŞIN