Kardelen Acar: ''Hayal ettiğim gibi kalabalık bir ailem oldu''

İş adamı Erdal Acar’ın güzel eşi Kardelen Acar, yeniden anne olmak için gün sayıyor. 2 yaşındaki Derin’in ardından şimdi de ikiz erkek bebek bekleyen Acar, ilk röportajını, yazlarını geçirdiği Alaçatı’da Şamdan Plus’a verdi.

Giriş Tarihi: 04.09.2019 11:53 Güncelleme Tarihi: 04.09.2019 12:07

RÖPORTAJ VE FOTOĞRAFLAR: MEHMET ÜSTÜNDAĞ mehmet.ustundag@sabah.com.tr

Cemiyet ve iş dünyasının tanınmış isimlerinden Erdal Acar'la 2016 yılında sade bir törenle hayatını birleştiren Kardelen Acar, ilk röportajını Şamdan Plus'a verdi. İki yıl önce kızı Derin'i dünyaya getiren Acar, şimdilerde ikiz bebek bekliyor. İkizlerini kucağına almak için gün sayan Kardelen Hanım ile hem Erdal Acar'la tanışmasını ve evliliğini hem de annelik heyecanını konuştuk.

Eşiniz Erdal Acar ile nasıl tanıştınız?
Erdal'la tanışmamız tamamen tesadüflerin bir araya geldiği bir gecede gerçekleşti. Erdal o dönem Karşıyaka Spor Kulübü için destek veriyordu ve o gece Çeşme'de bulunduğu sırada ikimiz de şans eseri aynı restoranda yemekteydik. Kendisi beni fark etmiş, mekanın sahibinin eşiyle sohbet ettiğimi görünce, beni sormuş ve gerekli bilgileri tanımak amacıyla almış. Üstüne bir de Karadenizli olduğumu öğrenince daha da bir etkilenme durumu olmuş dediğine göre. Tabii bu arada benim olup bitenden hiç haberim yok. O günlerde sürekli olarak gittiğim her yerde karşılaşmaya başladık, meğerse bu durum rastlantı değilmiş (gülüyor). Ben ilk olarak anlam veremedim, daha sonra ortak arkadaşların araya girmesi ile tanıştık. Arkadaşça geçirdiğimiz üç ay boyunca birbirimizi tanıma fırsatı elde ettik. Daha sonra flört dönemi başladı, hatta ilk yediğimiz yemekte ismimin lazerle Aya Yorgi Koyu'nda yazıldığını gördüm. Yaptığı bu ilk sürpriz beni bir hayli şaşırtmış, kendimi özel hissettirmiş ve mutlu etmişti. Erdal fazla romantik değildir aslında ama mizahi yönü ile beni çok güldüren ve eğlendiren bir yapıya sahip.

Nasıl evlenme teklifi etti peki?
Henüz ilk tanıştığımız o gün bana, "Seninle evleneceğiz biz, bak görürsün" demişti. Yok artık, ne saçma! Ne sen beni, ne ben seni tanıyorum diye tepki vermiştim. İnanası gelmiyor insanın tabii ama haklıymış (gülüyor). Flört etmeye başladığımız zaman ailemle tanışmak istediğini söyledi. Bir yemek organize ettik, sadece bir tanışma yemeği olacak zannederken, Erdal bana o yemekte, ailemin yanında sürpriz bir şekilde evlenme teklifi etti.

Acar Ailesi'ne gelin gittiniz ve cemiyetin ilgi çeken isimlerinden oldunuz. Cemiyet hayatından dostlarınız var mı?
Acar Ailesi'nin bir parçası olmaktan çok gururluyum. Kendi içimizde o kadar birbirimize yeten bir aileyiz ki, sevgi ve saygının eksilmediği bu büyük, birbirine bağlı ailenin içinde olmak beni çok mutlu ediyor. Cemiyet hayatındaki dostlarım ile çeşitli sosyal sorumluluk projelerinde bir araya gelmekten de bir o kadar memnunluk duyuyorum tabii ki.

Eltiniz Hande Acar çok popüler ve kadınlar tarafından ilgiyle takip ediliyor. Sizin ilişkiniz nasıl? O sizden daha tecrübeli bir anne, ondan tavsiyeler aldınız mı?
Hande, pozitif enerjisi ile bizi de içine çeken bir yapıya sahip. Annelik herkesin içgüdüleri ile şekillenen bir durum. Hande de iyi bir anne. Huzur ve mutluluk, ailemizde bulaşıcı zaten.

Erdal Bey nasıl bir baba?
Erdal, çocuk ruhlu olduğu için babalığı da bir o kadar eğlenceli (gülüyor). Belki size klişe gelecek ama Erdal gerçekten iyi bir baba, tabii ki herkesin iyisi, doğrusu kendine. Erdal her şeyden vazgeçer, lakin evlatlarından asla, tam da olması gerektiği gibi yani. Tüm çocuklarını aynı derecede seven, onların istek ve düşüncelerine saygı duyan, onları hepimizden daha iyi anlayabilen ve en önemlisi hepsine kendini özel hissettiren bir baba. Bütün tecrübelerini ve deneyimlerini onlarla paylaşır, sonsuz bir sabrı vardır. Tartışmaya açık yapısı çocuklarıyla en doğru iletişimi kurmasına sebep olur, sırdaştır ve onlarla vakit geçirmek onun en keyif aldığı anlardır.

Anne-baba olmak ilişkinize farklı bir boyut kattı mı?
Anne-baba olarak ilişkimizi değiştiren tek şey, benim anne olup, Erdal'ı daha iyi anlamamdır. Çünkü o zaten babaydı, tecrübeleri bana yol açtı, desteğini hissettiğim en özel anlardı. Anne olunca ikimizin de öncelikleri eşitlenmiş oldu aslında.

Birlikte neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz? Ortak yaptığınız hobileriniz var mı?
Beraber vakit geçirdiğimiz tüm saatler çok kıymetli, biz aynı zamanda iki yakın dostuz, birbiriyle her şeyi paylaşan. İkimiz de evde olmayı çok severiz, bildiğiniz evcimeniz biz (gülüyor). Evimizde tüm çocukların ve aile büyüklerimizin ve tüm fertlerin bir arada olduğu o uzun büyük masalar etrafında olmak en keyifli anlarımız. İkimiz yalnız olduğumuz anlarda saatlerce konuşuruz, en büyük sırdaşımdır Erdal benim. Tavla oynamaya bayılırız, ciddi turnuvalarımız vardır evin içinde. Televizyon konusu tek uzlaşamadığımız konumuzdur, o yüzden iki ayrı TV odamız var. Erdal saatlerce belgesel izlemeye bayılır, o sırada bende kendi sevdiğim programlarıma bakarım, film günlerimizde ortak paydada buluşuruz. Kış gecelerimizin vazgeçilmezi, atıştırmalıklarımız alıp, film izlemek.

Doğumunuza kısa bir süre kaldı. Nasıl gidiyor hamilelik, heyecan var mı?
Olmaz mı? Evet, ikinci kez hamileyim, lakin bu kez ikiz olması bazen beni daha fazla endişelendiriyor. İlk aylar oldukça zorlu ve sıkıntılı geçti. Neyse ki sevgili doktorumun telkinleri ve her şeyin yolunda gitmesi beni bir nebze rahatlattı, heyecanla gelişlerini bekliyorum.

İkiz bebek beklediğinizi öğrendiğinizde ne hissetmiştiniz?
İkiz bebek hep istediğimiz, arzu ettiğimiz bir durumdu. O yüzden tabii ki çok sevindik.

Derin, şimdi 2 yaşında. Daha çok küçük ama hamile olmanıza nasıl bir tepki verdi?
Derin, şimdiden kendi şahsına münhasır bir karakter. Yeni yeni farkında, gelip karnımı öpüyor, arada "cici kardeş" diyor, lakin başkasının karnımı ellemesinden hiç hoşlaşmıyor (gülüyor). Sadece kendi dokunabilir düşüncesi ile seviyor, benimseme süreci geliştiriyor. Son zamanlarda ikizler için alışveriş yapmaya başladım. Eve gelince heyecanla paketleri açıp eşime ve anneme gösteriyorum, işte Derin tam o sırada çok rahatsız oluyor, bağırmaya ve ilgi çekmeye çalışıyor. Tabii bu süreçte eve ikizler için gelen yardımcı ablamız var. Filipin uyruklu; ondan da çok rahatsız oldu ve ona sürekli "git, no, no" diyor (gülüyor). Asıl doğumdan sonra vereceği tepkiyi merakla bekliyoruz.

İkinci hamileliğinizde "bunu farklı yapacağım" dediğiniz neler oldu?
Tamamen içgüdüsel hareket ediyorum aslında. Hiçbir zaman kesin dille hareket eden biri olmadım. Bu konularda net bir şey söylenmesini de tuhaf buluyorum açıkçası. Her çocuk ayrı bir birey, beklentilerini belirleyip hareket etmek ise içgüdüler doğrultusunda izlenilecek bir yol, onlar da yol arkadaşım.

Hayalinizde hep kalabalık bir aile mi vardı?
Kesinlikle evet. Ben kalabalık bir ailede doğdum ama bir anne babanın tek çocuğuydum, her zaman kardeş isteğim olmuştu. Aile bağlarımızın kuvvetli oluşu, kuzenlerimle kardeş gibi büyümem bile bu isteğimi hiçbir zaman köreltmedi. Annem, teyzem ve dayım o kadar güzel bir örnekti ki benim için, hayalimde kardeşlerimin olması beni çok heyecanlandırırdı. Şu an tam o hayal ettiğim gibi kalabalık bir aile içerisinde birlik ve beraberlik ile sevgi doluyuz, Derin'in iki tane dünya tatlısı abisi ve güzeller güzeli bir ablası var. İkizler de gelince değmeyin keyfimize (gülüyor).

Yeni nesil anneler, eski jenerasyonun önerilerine çok önem vermiyor bazen. Siz kızınızı büyütürken nasıl bir yol izliyorsunuz? Annenizden nasihat alır mısınız?
Eski nesil anneler ile kendimizi kıyaslarsak, üzülerek söylüyorum ama bizim anneliğimiz sınıfta kalır. Hayat şartları ve imkanlar dahilinde eski kadınların cesareti, sabrı, azmi ve gücü, yeni nesilde yok diye düşünüyorum ve gözlemliyorum. Dolayısıyla annemin tecrübelerine sonsuz saygı duyuyorum. Kızımı annem ile beraber büyütüyoruz. Annem gerçek bir teknik direktör. Kızımla annem arasında inanılmaz bir bağ var; özetle anneler gerçekten en iyisini bilir.

Annelik sizin için ne ifade ediyor?
Anneliğin kutsallığına inananlardanım ben. Tüm duyguları aynı anda yaşayabilme lüksü annelik. Endişeyi, korkuyu, sonsuz sevgiyi, sevinci, mutluluktan ağlayabilmeyi, gücü, güçsüzlüğü... Olağanüstü hal durumu annelik; hızlı düşündüren, pratik olmayı gerektiren, bazen yavaşlatan ama illa ki merhameti besleyen...

Nasıl bir annesiniz, disiplinli mi, rahat mı evhamlı mı?
Disiplinli bir anne olmaya gayret gösteriyorum diyebilirim, Erdal'ın yanımızda olması durumu biraz zorlaştırıyor çoğu kez (gülüyor). Çünkü o son derece verici, hayır demeyi pek sevmeyen, çocuklarının hiçbirine kıyamayan bir baba. Misal Derin'in uyku saati geldiğinde her çocuk gibi direnen kızına karşı kıyamadığı sıkça görülür, aramızda odaya götürme ve götürmeme tartışması, genelde Erdal'ın "zorla uyutma çocuğu" demesiyle ve Derin'le oynamaya başlamasıyla son bulur (gülüyor). Tabii bu ortam ve şartlarda ne kadar kuralcı ve disiplinli olabilirim ki? Evham konusunda ise ikimiz de fazla abartılıyız, Erdal işte ise ben de doktorda isem ve Derin parka gidecekse aramızda inanılmaz bir telefon trafiği başlar! Evde ne kadar çalışan varsa, parka o şekilde gidilir ve hepsi ikimize aynı anda parktan canlı yayın yaparlar.

Evlenmeden önce anneliğe bakış açınız nasıldı? Anne olmak sizde neleri değiştirdi?
Evlenmeden önce de çocukları çok severdim, ama hiç öyle bir an önce evleneyim çoluğa çocuğa karışayım gibi hayalleri olan biri değildim, sorumluluk korkuturdu beni. Derin'in doğduğu günü hiç unutmuyorum; henüz saatler olmuştu dünyaya gelişi ve ben kendimi hastanede banyoya kilitleyip, hüngür hüngür ağlamıştım sessizce, bir yandan kızım içerde ağlıyordu, bir yandan ben sessizce için için ağlıyordum. Sanırım yarım saat kadar sürdü, ne yapacağımı bilemez haldeydim, çaresiz hissediyordum kendimi ve asla iyi bir anne olamayacağım hissi kaplamıştı beynimi, korkuyordum. Hepsi saçmalıkmış, ertesi gün bu düşüncelerin yerini sonsuz bir mutluluk, sınırsız sevgi ve sanki hep anneymişim de haberim yokmuş duygusu aldı. Ve hayatımın en güzel günleri o anda başladı. Kaygıları, korkuları olmayan o cesur kız sanki ben değildim, panik ile hareket etmeyen soğukkanlı kişiliğim gitmiş, yerine endişeli biri gelmişti. Tam tersi bir insan olmuştum ve bu beni mutlu ediyordu. Annelik duygusu tam da bu...

Derin'den sonra şimdi ikizleriniz erkek olacak. Yani hem kız hem de erkek annesi olmayı deneyimleyeceksiniz. İkizlerin isimleri belli mi?
Kız çocuğu annesi olmak hayatımda yaşadığım en müthiş tecrübe ve duygu. Bu duygunun tam karşılığı aynı eşdeğerde erkek çocuk sahibi olmam olacak. Kızımın iki ismi var, Derin ismini ben istedim, ikinci ismi olan Su ise abisi Erem Can'ın isteğiydi. Derin Su ismine hiçbir itirazda bulunmadan kabul eden sevgili eşim Erdal büyük bir nezaket gösterdi bu durumu onaylayarak, bizi çok mutlu etti. Şimdi sıra kendisine geldi, bu kez o karar verecek. Erdal'ın ikizler için düşüncesi, kayınpederimin ismi olan İsmet Acar ve canımdan çok sevdiğim rahmetli babamın ismi olan Metin Ergin. Bu kararı tahmin edersiniz ki beni hem çok duygulandırdı hem çok mutlu etti. İkizler ikimizin de babasının isimlerini taşıyacaklar.

Belki bunu sormak için çok erken ama ileride başka çocuk daha düşünüyor musunuz?
Büyüklerimiz büyük lokma ye, sakın büyük konuşma derler bilirsiniz. Benim için 3 çocuk müthiş, Allah isteyen herkese nasip etsin. Biz 6 çocuklu kocaman bir aileyiz ve büyük ailemiz her zaman sevgi ve beraberlik içinde.

SAÇ S&C KUAFÖR / MAKYAJ: BURCU AYDIN
​MEKAN İÇİN LA CAPRIA SUITE HOTEL ALAÇATI'YA TEŞEKKÜR EDERİZ.

BİZE ULAŞIN