Tülin Şahin: "Aramızda çok derin bir bağ var"

Ünlü model Tülin Şahin ve eşi Pedro de Noronha, geçtiğimiz Kasım ayında kızları Siena Leyla’yı kucaklarına aldı. Mutlu çift, ilk defa Şamdan Plus için objektif karşısına geçti ve heyecanlarını sevgililer günü sayımız için bizimle paylaştı.

Tülin Şahin: "Aramızda çok derin bir bağ var"

RÖPORTAJ BADE ÇAKAR bade.cakar@sabah.com.tr
FOTOGRAFLAR CENGİZ DİKBAŞ
STYLING MERVE GÜREŞ & ZÜLAL ÖZEN
(PORTER STYLING)
SAÇ HÜSEYİN AÇIKGÖZ
VİDEO BETÜL YAZICIOĞLU
MEKAN İÇİN ÇIRAĞAN PALACE KEMPINSKI'YE
TESEKKÜR EDERİZ.

Türkiye'nin süpermodel kavramına yakışır ismi Tülin Şahin, yıllardır başarılı işleri, fiziği, yaşam şekliyle kadınların yakın markajındaydı. Sürpriz evlilik haberi ile sevenlerini heyecanlandıran Şahin, hamilelik haberiyle sevenlerine bir müjde daha vermişti. 2019 yılının nisan ayında evlendiği Portekizli yatırım bankacısı Pedro de Noronha ile 4 Kasım'da kızları Siena Leyla'yı kucağına alan Şahin, şu an bambaşka duygular içerisinde... Yeni evliliğine duyduğu heyecanların üstüne eklenen annelikle çok mutlu bir döneme adım atan Tülin Şahin ve Pedro de Noronha'ın bu yepyeni heyecanına biz de Sevgililer Günü sayımız için tanık olduk. İlişkileri hakkında hala çok yeni heyecanlar duyan Noronha ve Şahin, kızlarıyla birlikte bambaşka bir bağ oluşturmuş. Yepyeni hayatlarına adapte olurken biz de Tülin Şahin'e merak ettiklerimizi sorduk. "Önceliklerim değişti" diyen Tülin Şahin için Siena Leyla birinci sırada olsa da modelliğe olan tutkusu hız kesmiş değil. Çekim boyunca bir yandan kızıyla ilgilenen bir yandan da objektif karşısına geçen Şahin, gerçekten de röportajda da bahsettiği "bu işin özü denge" lafını ortaya koydu.

Hayatınızda yepyeni bir sayfa açtınız. İlk annelik heyecanını Siena Leyla ile tattınız.
Nasıl bir his sizin için?

Anlatılmaz yaşanır derler ya aynen öyle, muhteşem ötesi bir duyguymuş. Geceleri onunla el ele uyuyoruz hem de ilk günden itibaren (gülüyor). Sabahları onun güleryüzüne uyanmak tarif edilemez bir his.

Hamilelik süreciniz nasıl geçti?
Hem kolay hem zor. Çalışabilecek kadar kolay, bel fıtığı ağrılarımı kat kat arttıracak kadar zor diyelim (gülüyor). Artı yaz aylarına denk geldiği için de ekstra zordu diyebilirim. Herkesten 10-20 derece daha sıcak hissediyorsunuz. Geçtiğimiz yaz Türkiye üstelik en sıcak yazlarından birini geçirdi ve bu sıcaklar aralık ayına kadar devam etti. Çeken bilir ve hatırlar bu kadar detaylı tarihleri (gülüyor).

Eşiniz Pedro de Noronha ile eminim büyük bir mutluluk yaşıyorsunuzdur. Hamilelik ve doğum
sırasında size nasıl destek oldu?

Çok! Çok yardımcı oldu. Pedro, çok araştıran birisi. Her konuda bana yardımcı oldu.

"PEDRO TANIŞTIĞIMIZ İLK GÜNDEN İTİBAREN BANA EVLENECEĞİZ VE KIZIMIZ OLACAK DİYORDU. ÖYLE DE OLDU."

Pedro de Noronha ile ilişkinize dair çok konuşmadınız. Nasıl tanıştınız?
Ben zaten genel olarak özel hayatımı çok fazla göz önünde yaşayan biri hiç olmadım. İnsanlar beni işimden dolayı tanıyorlar. Pedro zaten hiç sevmiyor göz önünde olmayı... Bizi, ikimizin Amerika'da yaşayan Amerikalı senatör olan ortak bir arkadaşımız tanıştırdı. Bizim birbirimize uygun olduğumuzu düşünmüş. Birbirimizi hiç tanımıyorduk bile.

İlk defa karşılaştığınızda kendisi için neler düşünmüştünüz, hatırlıyor musunuz?
Hoş, beyefendi ve iyi niyetli biri olduğunu düşünmüştüm.

Evlilik teklifi nasıl geldi?
Pedro zaten ilk günlerden itibaren bana evleneceğiz ve kızımız olacak diyordu (gülüyor). Evlilik teklifi gayet sade, içten ve doğal geldi. Evdeydik ve yüzükle geldi bir anda (gülüyor).

Aşkı korumak için çaba harcamak, özen göstermek gerekiyor diye düşünüyorum...
Siz aşkınızı canlı tutmak için özellikle bir şeyler yapıyor musunuz?

Her şeyi korumak için çaba gerekiyor. Sadece aşkı değil. Arkadaşlıkları, dostlukları, aileyi, doğayı, işimizi... O yüzden tabii ki hepsine ayrı bir özen gerekiyor. Sevgi ve saygıyı her daim korumaya çalışıyoruz diyelim. Zaten çok yeni her şey.

İşinizden dolayı hep göz önündesiniz ancak bir o kadar da özel hayatınızı koruyorsunuz. İlişkiniz hakkında çok şey bilmiyorduk, evliliğiniz de o yüzden şaşırtıcı bir etki yarattı. Özel hayatınızı kendinize saklayabilmeyi nasıl başarıyorsunuz?
İnsan isterse saklayabilir kendine özel hayatını. Tanınmış kişilerde bu ekstra efor istiyor tabii. Çok kolay değil. Çünkü her şeyi ile mercek altındasınız. Ama belirttiğim gibi insanlar beni işimden dolayı tanıdılar o yüzden daha fazlasını sunmayı pek istemiyorum. Ara ara tabii ki normal dozajda paylaşıyorum.

Eşiniz Portekizli, dolayısıyla hayatınızın bir kısmı da oraya taşınmış oldu. Türkiye-Portekiz arası mekik okuyorsunuz. Belli bir
programınız var mı?

Aslında hep buradayız. Pedro ağırlıklı burada. İş seyahatleri oluyor ara ara. Türkiye'yi ve İstanbul'u çok seviyor. Kızınız daha 3 aylık ama eminim hayatınızda birçok şeyi değiştirmiştir.

Anneliğin hayatınızdaki etkisi nasıl oldu?
Siena Leyla'ya aşığım resmen. Her anne zaten böyle cevap veriyor. Tabii ki önceliklerim değişti. Ama bir yandan da onu da hayatıma hemen adapte ettim. Doktorlar bunu öneriyorlar. Tabii belli bir yere kadar (gülüyor). Anne olmayı çok sevdim. Sanki çok uzun zamandır bunu yapıyormuşum gibi hissediyorum. Ona bakarken hiçbir şeyde yabancılık hissetmiyorum veya bocalamıyorum. Bunda çok büyük bir ailede yetişmiş olmanın da etkisi var sanırım. Küçüklüğümden itibaren ailede çok bebek vardı, o yüzden onların bakımları gibi durumlara çok alışığım.

Kızınızı kucağınıza aldığınız ilk o an, ne hissettiniz?
Offff! Neler neler! İnsanın pek tarif etmesi mümkün değil. Kucağımdaki adeta bir melek ve gülümsüyordu. Şaşkınlık ve mutluluk hepsi bir arada yaşanıyor. Çok derin bir bağ.

İş hayatınızı hamilelik sürecinde de doğum sonrasında da neredeyse hiç bırakmadınız. Nasıl dengeliyorsunuz her şeyi?
Hayat bir denge zaten. Doktorların ilk günden itibaren söylediği hamilelik bir hastalık değil, o yüzden hayatınıza olduğu gibi devam edin. Tabii dikkat ederek. Ben de aynen öyle yaptım. Yayınlanan 'Tülin Şahin ile Moda'ya aynen olduğu gibi devam ettik. Onun yanı sıra 'Tülin Şahin ile Hamilelik Günlüğü' programına başladık. Haftanın 4-5 günü çekimler ile geçiyordu. Hamilelik programını yapmak benim için hızlandırılmış bir kurs oldu, çünkü doktorlar ve uzmanlar ile çekimler yaparken bu alana dair çok bilgi edindim. Bu bilgiler hamilelik ve doğum sonrası işime yaradı ve hala yarıyor. Bir de ben çok çalışmayı seven biriyim, boş duramam. Hamilelikte bunu daha da iyi anladım. Zaten 9 ay boyunca eğer herhangi bir tehdit yoksa sadece yatıp hiçbir şey yapmamak kesinlikle bana göre doğru değil. Birçok kadın zaten çalışıyor, işlerine gidiyorlar bu gayet normal. Sadece benim işim kamera karşısında olduğu için daha çok dikkat çekiyor belki.

Çok yeni evlisiniz. Anne-baba olmak ilişkinize farklı bir boyut kattı mı?
Tabii ister istemez. Ama aynı zamanda ilişkimiz de çok yeni olduğu için tüm heyecanları bir arada çok güzel yaşıyoruz.

Birlikte neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz?
Seyahat etmeyi, yeni yerler keşfetmeyi çok seviyoruz. Arkadaşlarımız ile birlikte olmayı da... Portekiz'de insanlar sörf ile doğup büyüdükleri için doğal olarak Pedro da sörf yapmış hayatı boyunca. Hala da yapıyor. O yüzden sörf de benim hayatıma eklenmiş oldu (gülüyor). Oldum olası çok hayranlıkla izlemişimdir sörf yapanları. Bir kere denedim, Pedro öğretmeye çalıştı ama pek başarılı olamadım. Portekiz'de evimiz zaten sahilde, ara ara o iniyor ve sörf yapıyor ben ise sahilden destek oluyorum, izliyorum (gülüyor).

Yeni nesil, eski jenerasyonun önerilerine çok önem vermiyor bazen. Siz kızınızı büyütürken nasıl bir yol izliyorsunuz?
Her ikisini de harmanlamak lazım diye düşünüyorum. Dengeli bir şekilde. Ben doktorlara danışmaktan yanayım hep. Sürekli ilerleyen tıp ve teknoloji var. Annelerin üstünde de aynı zamanda çok baskı var, onu daha da çok fark ettim. Herkes bir şey biliyor ve kendi doğrularını sana empoze
etmeye çalışıyorlar. Herkesin hamileliği, doğumu ve bebek büyütmesi farklı. Herkesin doğrusu farklı.

Bunu sormak için çok erken ama ileride başka çocuk daha düşünüyor musunuz?
Evet, erken bu soru için (gülüyor).

Başından beri hep modellikle ilerliyorsunuz. Modelliği, modayı farklı platformlara taşıyarak bu konuda markalaştınız. Annelikten sonra gelecek planlarınız değişti mi?
Çok teşekkürler. Evet, ben hep bunun için çalıştım, çalışıyorum. Sadece uzun yıllar modellik yaparak da bu mesleği sonuna kadar yapabilirsiniz anlatmak istedim. Zor da olsa sonunda başardım (gülüyor). Çünkü Türkiye'de hep alışılmış illa belli bir yaştan sonra oyunculuğa veya şarkıcılığa geçiş olmalı diye. Öyle bir şey yok. Tüm dünyadaki modellere baktığınızda sadece bunda kalıp devam ediyorlar. Tabii ki istisnalar var. Ama dünyada da artık modelliğin yaşı kalmadı. Çünkü tüketici bunu istiyor, kadınlar bunu istiyor. Kadınlar artık hikayesi olan güçlü kadınları görmek istiyorlar. O yüzden hayatı birlikte seyreden kimlikler, yüzler görmek istiyorlar. Anne olmuş ve aynen devam eden birçok model görüyoruz hem ülkemizde hem de tüm dünyada. Gayet normal, doğal ve hayatın içinden bir süreç. Ve bir model bununla nasıl başa çıkıyor; bedenin değişmesi, spor, bakım, beslenme... Kadınlar bunu merak ediyor. Önümüzdeki hafta Londra Moda Haftası'nda Y Plus'un defilesine çıkacağım. Martda İstanbul'da bir defilem görünüyor. Yani kaldığı yerden devam (gülüyor), zaten biliyorsunuz 8 aylıkken İstanbul Moda Haftası'nda yine Y Plus'un defilesinde yürümüştüm. Çok heyecanlandım gerçekten. Güzel ve ilginç bir deneyimdi. Seyirciler sağ olsunlar sevgilerini ve heyecanıma yoğun alkışları ile destek olmuşlardı.

Çok iyi görünüyorsunuz, modellerin üzerinde bazen gereksiz bir baskı olabiliyor eski formalarına hemen dönmek zorunda oldukları gibi... Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Şöyle ki; normal kilom 50-52 arası gidip gelir. Fakat hamilelikten önce kas yapmak için ağırlık çalışmaya başlamıştım ve çok fazla deniz aşırı seyahatlerim vardı. Vücudumda çok ödem vardı, dolayısıyla 59 kiloda hamileliğime "merhaba" demiş oldum. Hamileliğimi 73 kiloda tamamladım. Doğumda 10 kilosu gitti, şu an 63 kiloyum. Şu an vücudumda hala çok ödem var, hormonlar yüzünden... Kilolarımı vermek için acele etmiyorum açıkcası. Bu süreci sakin, sindire sindire, yavaşca yaşamak gerekiyor. Çünkü vücut çok büyük bir şey geçiriyor. O yüzden son kalan 10 kilomu yavaş yavaş vermeyi planlıyorum. Artı tüm dünyada kadınların üstünde çok büyük bir güzellik, estetik yükü var. Kadın her şeyi mükemmel yapacak ve mükemmel görünecek. Kariyer yapacak, eş olacak, anne olacak, sosyal olacak, üstüne 7/24 bakımlı olacak ve bu biçilen tüm rolleri her gün 24 saat içinde yapacak. Üstüne doğum yapıp, hemen fit olacak. Yok öyle bir gerçek ve dünya! Evet, tabii ki kendini salmasın doğum yaptım diye hatta spor yaparak sağlıklı ve formda olsun, ilham verici olsun ama bu doğumdan hemen bir ay sonra değil. Bunun bir süreci var ve bu çok doğal süreç. Ben de şu an o süreçten geçiyorum. Vücudum henüz spor yapmaya kendini hazır hissetmiyor. Ben de bunun için kasmıyorum zaten. İnsanlar zaten 34 beden halimi yıllardır biliyorlar (gülüyor); bu aralar biraz şiş göbekle geziyorsam ne olacak? Verilir o kilolar elbette. Sadece bu süreci böyle yaşamanın normal ve doğal olduğunu göstermek istiyorum kadınlara.

Annelik ve doğumla ilgili bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?
Hayır. Dijital çağ bu kadar yükselmeseydi evet yazabilirdim belki (gülüyor) ama o da belki, bilemiyorum. Ama dijitalde de bir şeyler olabilir, oluyor da zaten. Markalar ile tatlı tatlı işbirlikleri yapıyoruz.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca hazırlanmış aydınlatma metnimizi okumak ve sitemizde ilgili mevzuata uygun olarak kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak için lütfen tıklayınız.