Deniz Marşan&Başak Dizer Tatlıtuğ: ''Bizim arkadaşlığımız büyük şans''

Ünlü ortaklar Başak Di̇zer Tatlıtuğ ve Deni̇z Marşan i̇le i̇lkbahar-yaz sezonunu aralayarak neşeli̇ ve renkli̇ bi̇r çeki̇m yaptık. Ortaklar hem yeni̇ sezondan kıyafetler gi̇ydi̇ hem de yeni̇ projeleri̇ni̇ anlattı.

Giriş Tarihi: 25.03.2020 11:32 Güncelleme Tarihi: 25.03.2020 11:51

Röportaj: Gülçin İşler Fırat Gulcin.Firat@Sabah.com.tr
Fotoğraflar: Serhat Hayri
Video: Betül Yazıcıoğlu
Makyaj: Bobbi Brown Nisantaşı
Styling: Nazlı Günay-Layza Akdilek (Room)
Mekan için Jw Marriott Istanbul'a Tesekkür Ederiz.

Bazı arkadaşlıkların enerjisi, dinamiği o kadar güzeldir ki ilk bakışta hissedersiniz. Hepimizin yakından tanıdığı, styling ve moda konusunda başarılı işlere imza atan, yenilikçi, renkli ve dinamik ortaklar Başak Dizer Tatlıtuğ ve Deniz Marşan'dan bahsediyorum. Karakter olarak birbirinden çok farklı olan ortakları, uzun yıllardır iş hayatında bir arada tutanın aynı bakış açısına sahip, dünyayı yaşama şekliyle heyecanlı, cesur ve pratik olmaları olduğunu da öğreniyoruz. İki güzel ortak ile Karaköy'deki muhteşem atmosferiyle öne çıkan JW Marriott Istanbul'da buluşarak hem yeni sezonu araladık hem de yeni projelerini konuştuk.

İlkbahar- yaz moda dünyasının erkek ve kadın trendlerini masaya yatırmadan önce Room'daki yenilikleri sizden dinlemek istiyorum.
Deniz Marşan:
Room'da 'back to basic' yani ilk başladığımız noktaya geri döndük. Room bir showroom, Türk moda markalarını ve tasarımcıları; oyuncularla, dizilerle, ünlülerle buluşturan bir platform. Bizim showroom olarak öne çıkan en belirgin özelliğimiz yani farkımız aynı zamanda bir styling ajansı olmamız. Kişinin kıyafetinin yanı sıra saçından, makyajına kısacası A'dan Z'ye bir styling çalışması yapıyoruz. Başak Dizer Tatlıtuğ: 2009 yılında kurulan ajansımızda uzun süredir moda sektöründeki ilklere imza atarak, kurumsal markalar ve tasarımcılarla çok güzel iş birliği yaptık. Genç, dinamik styling ekibimiz ile Nişantaşı'ndaki showroomumuzda dizi styling, moda prodüksiyon ve organizasyonları hizmeti de veriyoruz. Room+Rumours mağaza ve restoranımızı ise, yeni sezonda aynı isimde farklı bir proje ile tekrar yapılandıracağız. Deniz M: Ekibimiz ile birlikte çıkaracağımız dijital bir dergi hazırlıyoruz. Bir başka projemiz ise çok yakında hizmete açılacak olup styling hizmetini online platforma taşıdığımız bir iş olacak. Yakın zamanda duyuruları yapıp, süreci başlatacağız.
Başak D.T: Yani yıllardır diziler, ünlüler, sinema filmleri, reklamlar, kırmızı halı için sunduğumuz styling hizmetini herkesin bütçesine uyacak şekilde düzenleyerek, çok sayıda büyük kitlelere sunmayı hedefliyoruz. Bu bizi çok heyecanlandırıyor.

Ne güzel! Yeniliklerle yeni sezona hazırsınız anlaşılan.
Başak D.T:
Bir yeni projemiz daha var. Ay Yapım ve Netflix ortak yapımı olan yeni dizinin stil danışmanlığını üstlendik. Kadrosunda Özge Özpirinçci, Birkan Sokullu, Burak Yamantürk Elifcan Ongurlar gibi isimlerin olduğu bu proje bizi çok heyecanlandırıyor. Deniz M: Bitmedi. (Gülüşmeler) Miray Daner ve Boran Kuzum'un başrollerini paylaşacağı yeni bir dizinin styling'ini de yapmaya başladık.

İlklere adım atıyorsunuz her zaman, yine ilklerin peşindesiniz.
Başak D.T:
Biz her zaman yeniliklere açık olduk. Hep yeni şeyler denemekten keyif aldık. İşe başladığımızda yani Aşk-ı Memnu'ya kadar dizilerde styling diye bir kavram bile yoktu. 2013'da Room kurulduğunda Türkiye'nin 2. moda showroom'uydu. Şimdilerde ise hemen hemen her dizinin özel stil danışmanı ve İstanbul'da 20'ye yakın moda showroom'u var.
Deniz M: Bizi bugüne getiren en önemli faktörlerden bir tanesi eksikleri tespit edip, yenilikçi ruhla harekete geçebilmemizdir. Dünyamız değişiyor, başarı adaptasyondan geliyor. Yeni şartları, trendleri iyice anlayıp tüketiciye ihtiyacı olan deneyimleri sunabilen kurumlar başarılı olabiliyor.

İlkbahar yaz modasının öne çıkanları neler?
Deniz M:
Yeni sezonda minimallikten ve sıkıcı renklerden uzak koleksiyon ve tasarımlar görüyoruz. Renkli deriler, büyük puantiyeler, gündüz ve gece kombinlerinde kullanılan bra ve braletler, korseler ve büyük çantalar öne çıkan parçalar. Korse ve bra kullanımlarının birçok kombine ve görünüme entegre edilmesini göreceğiz. Dantel de bu sezon birçok üründe karşımıza çıkacak. Stella McCartney, Dior ve Chanel'in koleksiyonları yeni sezonda favorim diyebilirim.

Bu sezon mutlaka ne alınmalı?
Deniz M:
Bu sezonun en büyük trendlerinden olan büyük çanta, bronz ve metalik deri ceketler, dantel üstler, büyük puantiyelerin kullanıldığı parçalar, korse ve bralet görünümlü toplar mutlaka dolaplara girmesi gerekenler.

Başak Hanım erkek moda dünyasında neler oluyor?
Erkek modasında ciddi bir değişim oldu 2020 yılıyla birlikte. Çünkü 10 yıldır skinny fit, vücuda oturan dar kalıp trendi vardı. Onlar yerini bol, oversize, pileli parçalara bıraktı. Artık kesinlikle skinny fit jean görmeyeceğiz tam tersine hafif yüksel bel, biraz pileli, boru paça pantolonlar ile jogging dediğimiz havuç şeklindeki pantolonlar çok olacak. Pantolonlar aşırı rahatladı. Takım elbiseler de rahatladı tasarımları açısından, spor ayakkabıyla, tişört ile kombinlenebilir. Lacivert takım elbise ve mavi gömlek ikilisi yerini bej takım elbiseye bıraktı. Kruvaze, oversize ceketler, montlar sık göreceğiz ve en trendi parça da uzun deri paltolar. Buna Matrix trendi diyoruz. Takım eşofmanları da çok sık göreceğiz; havlu, ipek, kadife kumaşlardan. Kovboy çizmeleri, kasket şapkalar yükselen trend. Loafer ve mokasen tarzı çorapsız giyinilen ayakkabılar ve örgü ayakkabılar bu yıl da moda. British tarzı hakim olacak diyebiliriz.

Peki, siz yeni sezonda dolabınıza yeni sezondan ne kattınız?
Başak D.T:
Saint Laurent bot, Burberry bel çantası, Ralph Lauren deri pantolon.
Deniz M: Jadon Max Dr. Martens bot, Attico beyaz crop top ve Mistress Rock pembe bel çantası aldım.

Dolabınızın demirbaşlarını neler oluşturuyor?
Başak D.T:
Maskülen görüntüyü çok seviyorum o yüzden dolabımda en çok blazer ceketler var. Bir de bacaklarım çok ince o yüzden taytı kendime yakıştırıyorum ve bu yüzden dolabımda en çok tayt var. Tayt ya da skinny jean, boyfriend ceket, altına da spor ayakkabı ya da kısa topuklu bot en çok tercih ettiğim kombin diyebilirim. Topuklu ayakkabıyı seviyorum ama toplantım varsa ya da yemeğe gideceksem tercih ediyorum. Benim işim sahada; mağaza geziyorum, fitting oluyor ofiste, sete gidiyorum.
Deniz M: Renkli kazak ve sweatshirtler, desenli pantolonlar, pullu, payetli ve etnik desenli ceketler dolabımda en çok olan şeyler. Bir de kendi yaptığım DM mayo, bikini ve kimonolar. İnce topuklu ayakkabı giyinemiyorum o yüzden dolabımdaki tüm ayakkabılar ya kalın topuklu ya da sneaker.

Asla giymem dediğiniz şeyler neler?
Başak D.T
: Kürk ve leopar deseni asla giymem. Bir de elime kırmızı oje asla süremem (gülüyor)
Deniz M: Kürk asla giymem. Bir de simsiyah giyinmeyi sevmiyorum. Ne giyersem giyeyim mutlaka kendi tarzımdan bir parça, detay eklerim.

Stilinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
Başak D.T:
Stilim pop. Maskülen, geometrik, asimetrik, sert, net, düz kesim olan tasarımlara ilgim var. Siyah ve beyaz ağırlıklı. Ne trend ise onu stilime kendi tarzıma uyarlayarak uygularım. Son moda olan değil trend olan benim alanım. Moda 6 ayda bir değişir; trendler 5-10 yıl olan eğilimleri belirler.
Deniz M: Bohem, renkli ve glam. Stilimi bu üç kelime ile özetleyebilirim. Farklı kumaş türlerini ve desenleri bir arada kullanmayı seviyorum.

Ayakkabı, çanta denilince hangi markalar radarınıza takılıyor?
Başak D.T:
Alexander Wang, Balenciaga, Alexander McQueen ayakkabı ve çantalarını, Proenza Schouler çantalarını severim. Köşeli, geometrik tasarımları ve sırt çantalarını çok seviyorum.
Deniz M: Gündüz ve gece en çok Buffalo London giyiniyorum son 2 yıldır. Dr. Martins ayakkabıları vazgeçilmezim. Vans sneaker, topuklu olarak da Fendi ve Miu Miu tercih ediyorum. Çanta pek kullanmıyorum, genellikle aynı sırt çantasını takıyorum; Eastpack ve Proenza Schouler. Bel çantası kullanıyorum onlar da Mistress Rock.

Alışveriş yaparken nelere dikkat edersiniz?
Başak D.T:
Çok mantıklı alışveriş yaparım. Bir de iş gereği çok kişiyi giydirdiğimiz ve showroom'da da çok kıyafet gördüğümüz için açıkcası kendime çok fazla alışveriş yapamıyorum. Yurtdışına gidince alışveriş yapıyorum çünkü orada hem özel, orijinal parçalar oluyor hem de flash, trend parçalar. İnternetten hiç alışveriş yapmam. Londra'daki Topshop vazgeçilmez alışveriş durağımdır; mağazanın alt katında genç tasarımcıların müthiş parçaları oluyor. Boş yere kıyafet almam, evde etiketli giyilmeyen kıyafetim yoktur mesela, alışveriş çılgını biri değilim.
Deniz M: Gerekmedikçe alışveriş yapmıyorum; gereksiz tüketime ve bilinçsiz alışverişe çok karşıyım. Değişik bulduğum ve kolay bulamayacağım şeyleri, bir de uzun süre kullanacağım şeyleri alıyorum.

Nasıl bir arkadaşsınız?
Deniz M:
Çok büyük şans bizimki; hem çok iyi arkadaşız hem de çok iyi ortaklarız. Birbimizi çok dengeliyoruz.
Başak D.T: Evet, biz önce çok iyi iki arkadaş olduk sonra kafa kafaya vererek planlar yaptık ve işe atıldık. İkimiz de heyecanlı, cesur, pratik insanlarız. "Hadi yapalım" deyince yapıyoruz. O ikimizin birbirimize verdiği enerjiyle oluyor.
Deniz M: Yani iş dışında bile hep bir aradayız hatta iki yıldır Bodrum'da yan yana yazlık kiraladık. Annelerimiz, ailelerimiz filan hep beraber olacağız. Başak D.T: Yaz-kış beraberiz (gülüşmeler).

Peki, zorlukları yok mu ortak olmanın, ikiniz de birbirinizden farklı karakterlersiniz gördüğüm kadarıyla... Fikir ayrılıkları filan olmuyor mu?
Deniz M:
Farklı karakterlere sahibiz ama hayata bakış açımız, dünyayı yaşama şeklimiz ve ideolojilerimiz aynı. Başak ile bizi ortak noktada buluşturan en önemli özelliklerimiz heyecanlı, cesur ve pratik olmamız. Mesela "mağaza açalım" deriz ve bunun için hemen harekete geçeriz. Çok şükür ki yaptığımız her iş de çok güzel tuttu.
Başak D.T: Ben Deniz'in karakterine hayranım, bende olmayan özellikler onda var ve bu durum da beni tamamlıyor. Birbirimizi tamamlıyoruz. Fikir ayrılıklarımız olmuyor; olsa bile hemen çözüyoruz. Bir de şu çok önemli ki; biz aynı işi yapmıyoruz. Mesela dizilerde ben kadınları giydiriyorsam, Deniz erkekleri giydiriyor. Birbirimizin işine karışmıyoruz.
Deniz M: Ben de aynı şekilde düşünüyorum ve mesela Başak o kadar sakin biridir ki kıyamet kopsa sakinliğini korur. Ben de onun bu yönlerine hayranım ve asla öyle biri olmayacağım için birbirimizi dengeliyoruz.

İş bölümünü nasıl yapıyorsunuz?
Başak D.T:
Mesela Room&Rumours varken Deniz mağazayla ilgileniyordu, ben de showroom ile. Şimdi Deniz markalarla ilgileniyor. Toplantıları, marka yöneticileriyle görüşmeleri ben yapıyorum.
Deniz M: Event, prodüksiyon, çekim kısmını ben yapıyorum.

Ortaklık yaparken keşke dediğiniz bir durum oldu mu?
Başak D.T:
Keşke Room&Rumours olarak yola çıktığımızda maddi olarak imkanlarımız o dönem uygun olsaydı da her şeyi sadece ikimiz yapsaydık ve ortaklı olarak yola çıkmasaydık. Ortaklarımızla sorun yaşamadık ama kafa olarak farklı insanlar olunca farklı fikirler oluyor ve yaratıcılık bozuluyor.
Deniz M: O yüzden biz şu an ikimiz iş yapıyoruz. İki ortaklıyız, üçüncü bir kimse yok.
Başak D.T: Ve en iyi yaptığımız işi yapalım dedik, dallanıp budaklanmaya gerek yok. Bar ve işletmeyi yönetmek hiç kolay bir şey değil, bizim enerjimiz o dönem çok dağıldı.
Deniz M: Yine bir gün öyle büyük bir işe girersek sadece yatırımcı bir ortak olur ve o ortak da bize hiç karışmamalı. Çünkü bizim ruhumuz bambaşka ve bizi bugünlere getiren şey de amatör ruhumuzdan kopmayan profesyonelliğimiz.

Yurtdışında bir şey yapmayı düşünüyor musunuz?
Başak D.T:
Düşünüyoruz tabii ki. Yurtdışında showroom açabiliriz, mesela Amerika'da. Room&Rumours zamanında bize Londra'dan teklif gelmişti aynı konsepti orada yapmamız konusunda.
Deniz M: Evet, biz yine o mağaza ve mekan konseptini, yani Room&Rumours'u, yurtdışında ya Londra'da ya da başka bir ülkede yapabiliriz.

Deniz Hanım sizin Direct Message markanız Amerika'da çok satılıyordu. Nasıl gidiyor?
Deniz M:
Evet, benim Direct Message beachwear markam Amerika'da satılıyor, Amazon'da. Çok da iyi gidiyor. Miami'de birkaç yerde de satılıyor. Benim mayo markamın ürünlerini satmak istediğim yerler 4 mevsim sıcak olan yerler, bunlar da genelde Amerika'da. Bir de markamla ilgili beni heyecanladıran bir yenilik var.

Nedir?
Deniz M:
Bu yıl ilk defa saç ürünlerine girdim. 3 üründen oluşan Styling Cream serisi hazırladım; iki şekillendirici bir tane de saç uzatmaya yarayan bir ürün var. Haziran ayında piyasaya çıkacak ve büyük bir zincir mağaza ile anlaşmak üzereyim. Bunu da ihtiyaçtan dolayı yaptım, saçlarımı istediğim gibi şekillendiremediğim için.

Sürdürülebilir moda konusunda ne düşünüyorsunuz?
Deniz M:
Ben aşırı tüketime çok karşıyım. 3 tane siyah pantolonun varsa dördüncüsünü almamalısın. İki şey düşünüyorum; biz de 15 yıldır bu işi yaptığımız için sürdürülebilir iş yapıyoruz. Biz Room'dan çekilsek bunu devam ettirecek arkadaşlarımız var. Kıyafet kısmında da sürdürülebilir olması için eski parçaların tekrar yenilenmesi lazım. Bir de biz kıyafet kiralama olayına geçebiliriz.
Başak D.T: Doğal kaynakları, genç insan gücünü, 'moda' adına aşırı kullanmak, ziyan etmek dünyamıza ve bize kötü geri dönüş getirmeye başladı. Çok kalabalığız ve çok hızlı tüketiyoruz. Ben yeni yeni devamlı kıyafet alışverişi yapmamakla işe başladım. Yurtdışındaki 2. el mağazaları kovalamayı ve vintage ürünleri kombinlerimde kullanmayı hep seviyordum. Özellikle dizi ve sinema filmlerinde bazı karakterlerde 2. el eski deri ceket, trençkot, jean ve aksesuarları çokça kullanıyorum ve kendime de satın alıyorum. Showroom olarak eski sezon ürünleri garage-sale'de uygun fiyatta tekrar satışa sunmak ya da ihtiyacı olanlara ulaştırmak gibi yaptığımız işler var.

Hayatınızın dönüm noktaları nelerdir?
Başak D.T:
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde son sınıfta okurken hem çizimim iyi olduğu için hem de moda alanında ilerlemek istediğimi fark ettiğim için aynı zamanda Mimar Sinan Üniversitesi tasarım hocalarından dersler aldım. Hocalarımdan "Başak bunu geliştirmelisin" denince ben de İtalyan Kültür'e giderek İtalyanca öğrendim ve ardından önce Floransa, sonra Milano'ya gittim. Yetmedi sonrasında üniversitem bitince Londra'da Central St. Martins'de moda eğitimi aldım. Vakko'da işe başladım, erkek bölümünün baş tasarımcı Cengiz Us'un asistanı olarak 3.5 yıl çalıştım. Ardından Bilstore'da baş tasarımcı olarak başladım. Sonraki dönüm noktam Aşk-ı Memnu dizisi. Çünkü tasarımdan styling alanına geçtim; 2008 yılında tasarım işini bıraktım. Bir diğer dönüm noktam Deniz ile işimizi büyütüp Room showroom'unu açmamız.

Ne kadar planlı, programlısınız.
Başak D.T:
Evet, ben proje insanıyımdır, planlı, programlı, disiplinli. Zorluklar yıldırmaz, heveslendirir. Hayatımda hep adımlar atarken iki kere düşünerek ilerlerim. Asker Koç burcuyum (gülüyor).

Bir de evlendiniz o da hayatınızın dönüm noktası olmuyor mu?
Başak D.T:
Olmaz mı? Tabii ki o da büyük bir dönüm noktası. 2016 yılında evlendim ve sanırım hayatımdaki dönüm noktalarına en güzelini ekledim diyebilirim.

Evlilik nasıl gidiyor?
Başak D.T:
Evliliğimiz çok güzel gidiyor. Kıvanç ile beraber çalışma imkanı da bulabiliyoruz; reklam çekimlerinde, dizilerde, sinema filmlerinde. O da aşırı eğlenceli oluyor. Kıvanç, benim onu günlük hayatında ve işte giydirmemden gayet memnun; hatta ben bazen diyorum "Bak, istersen başkasıyla çalış, sıkılmadın mı?" diye... O da "Deli misin hazır bulmuşum, Türkiye'de erkek modasında en iyisini, başka kiminle çalışacağım" diyor. Çok tatlı! (Gülüyor) 10 yıldır gazetelerde erkek moda yazıları yazmamın da bunda katkısı tabii ki var. Bu arada Kıvanç çok zevkli günlük hayatında kombinlerini çoğunlukla kendisi yapar ama alışverişi mutlaka benimle yapıyor. Ben de ona özel alışveriş yapıp, toplayıp eve getiriyorum.

Sizin dönüm noktalarınız nelerdir Deniz Hanım?
Deniz M
: Başak ile Bilsar Tekstil'de tanışmamız, sonra 2Shoppers adını verdiğimiz işimizi kurmamız, ardından Ay Yapım ile Aşk-ı Memnu'da styling konusunda yükselişimiz. Bundan 5 yıl önce Direct Message markasını yaratmam da benim için bir dönüm noktası ve şu anda da 2020 yılında yeni bir dönüm noktam var, hair styling ürünleri ortaya çıkarıyor oluşum. Özel hayatımda dönüm noktası yok, çünkü çok yoğun çalışıyorum (gülüyor). Hayatımın en çok çalıştığım dönemindeyim.

Biraz da form, beslenme konuşalım. Maşallah ikiniz de inceciksiniz, adeta zamana meydan okuyorsunuz. Nasıl yapıyorsunuz bunu?
Başak D.T:
Listem şöyle; günde 2 öğün yemek yemek, gece geç saatlerde yememek, tatlıya düşkün olmamak, çok hareketli yaşam, yoga, uzun tempolu yürüyüşler, gym, sağlıklı beslenme, besin takviyeleri ve bol dans.
Deniz M: Ben beslenmeme çok dikkat etmiyorum, etle aram pek yok onun haricinde her şeyi yiyorum. Tatlıya bayılıyorum her gün yerim ama bunların karşılığı olarak da spor yapıyorum, devamlı hareket halindeyim. Yazları kite, kışları da her fırsatta snowboard yapıyorum. Haftada 2-3 kere mutlaka boksa gidiyorum.

BİZE ULAŞIN