Elisabeth Mas: ''Yasaklar bana iyi gelmiyor''

Yarattığı moda markası ve blog’uyla geniş hayran kitlesine sahip olan İspanyol moda tasarımcısı ve model Elisabeth Mas, karantina sonrası ailesiyle Bodrum’da tatil yapıyor. Göçebe ve gezgin ruhu, bu dönemde seyahat yasaklarından etkilense de “nerede olduğumun bir önemi yok, hala özgür ruhluyum” diyor.

Giriş Tarihi: 29.07.2020 11:38 Güncelleme Tarihi: 29.07.2020 11:41

RÖPORTAJ NAZAN ORTAÇ
FOTOĞRAFLAR ŞEREF YILMAZ
MAKYAJ ÖZGÜR KEPENEK
MEKAN İÇIN SIRENE LUXURY HOTEL BODRUM'A TEŞEKKÜR EDERİZ.

İspanyol moda tasarımcısı, model ve blogger Elisabeth Mas, uzun karantina sonrası ailesiyle birlikte Bodrum'da tatilin tadını çıkarıyor. Göçebe ruhundan esinlenerek yarattığı markası ve blog'u büyük ilgi görüyor. Ancak bir çocuk sahibi bir anne olarak o artık İstanbul'da yerleşik bir hayatın içinde. Ancak bu durum, yaşama bakış açısını hiç değiştirmemiş: "Ben hala özgür ruhlu insanım ve markam da aynı ruhu ve enerjiyi yansıtmaya devam ediyor" Seyahat yasaklarından ise çok etkilenmiş. En büyük özlemi Barselona'daki ailesi… "Seyahat etmeyi çok özledim ancak nerede olduğumun bir önemi yok. Önemli olan o özgür olma, istediğin yere gidebilme hissiyatını tekrardan yakalayabilmek. Özgür ruhluyum, o yüzden yasaklar bana iyi gelmiyor. Yasaklar tamamen kalktığında ise ilk durağım Barselona olacak." Elisabeth Mas ile Bodrum'da bir araya gelerek hem güzel bir çekim yaptık hem de şu sıralar neler yaptığını konuştuk.

Uzun bir karantina döneminden sonra tatildesiniz… Tatili sonra soracağım; öncelikle karantina süreci sizin için nasıl geçti, Nasıl hissettiniz, neler yaptınız? Verimli bir zaman oldu mu sizin için?
Oldukça farklıydı. Her durumda ve ortamda rahat hissedebilecek bir insanım, o yüzden şikayet edemem ama tabii zorlayıcı oldu benim için de. İnişlerim çıkışlarım olsa da kendimi ve yaratıcılığımın farklı yönlerini keşfedebilmem açısından oldukça harikaydı. Yıllardır elime fırça almamıştım, bu dönemde resim yapmaya tekrar başladım. Ayrıca kızımla birlikte de daha kreatif aktiviteler yapmaya başladık. Daha eğlenceli ve ilgi çekici zaman geçirdik beraber.

Tatil için şu an Bodrum'dasınız… Nasıl geçiyor tatiliniz? Başka planlarınız var mı yaz için?
Bodrum'a pek aşina değildim aslında, genellikle yazımı Mikonos'ta geçirirdim ama buraya gerçekten bayıldım. Temmuz ayının geri kalanını Çeşme'de geçireceğim ve umarım ağustos gibi Barselona'ya ailemi ziyaret etmek için güvenle seyahat edebileceğim.

Ailenizi bu süreçte hiç göremediniz mi?
Hayır, maalesef onları ocaktan beri göremiyorum ve bu gerçekten çok üzücü... Tekrar İspanya'ya gidebileceğim günü bekliyorum.

Markanız Bless The Mess için bu süreçte yeni tasarımlar ve iş girişimleri yapmaya fırsat buldunuz mu? Yoksa siz de birçok marka gibi bu süreci daha sakin mi geçirmeye karar verdiniz?
Bless The Mess için çok zorlayıcı oldu çünkü üretim ile ilgili birçok sorun ve gecikmeyle karşı karşıya kaldık. Bakalım bu 2021 nasıl başlayacak, çünkü 2020 perakende şirketlerinin çoğunluğu için büyük bir felaketti.

Göçebe ruhundan esinlenerek yaratmıştınız markanızı. Şimdilerde bir çocuk annesi olarak İstanbul'a yerleşiksiniz, bu durum, sizin tasarım anlayışınızı ne yönde değiştirdi?
Hiçbir şey değişmedi. Çünkü ben hala özgür ruhlu insanım ve markam da aynı ruhu ve enerjiyi yansıtmaya devam ediyor.

İstanbul'da yerleşik olma fikri size ne hissettiriyor?
Burayı çok seviyorum. İstanbul'da çok iyi dostlarım var ayrıca şehrin enerjisine de bayılıyorum.

Kızınız Mia, sizin gibi özgür ruhlu ve cesur mu?
Kesinlikle, onun kendi standartları var. Özgüvenli ve davranışlarından oldukça emin. Bu değerleri ona yansıtabilmişim.

Kızınız oldukça büyüdü, birlikte neler yapmaktan hoşlanıyorsunuz, nasıl bir çocuk?
Çok dışa dönük, enerjik ve saf mutlulukla dolu bir çocuk. Her zaman mutludur ve gülümser. Hayvanları sever ve çok itaatkardır. Onunla rutinlerimiz var; beraber sabah kalkıp ödev yapmak, arkadaşlarımızın havuzuna gitmek, eve gelip dans etmek ve spor yapmak gibi... Köpeğimiz Aspen'i alıp Bebek Parkı'nda yürüyüş yapmaktan da çok hoşlanıyoruz.

Son koleksiyonunuzdan biraz bahsedelim. Neler öne çıkıyor?
Aksesuarlar daha önem kazandı. Süper feminen kesimler ve simli kumaşlar da sihirini koleksiyona yansıtıyor.

Bu yaz sezonundan sizin favori trendleriniz neler?
Çiçek desenlerine ve ekstra mini elbiselere hayranım. Ayrıca kısa bluzları ve karın dekoltelerini de seviyorum. Tasarımlarınıza da kaos ilham veriyor…

Kaos ortamında sakin kalıp bütün resmi görmek zordur. Siz bunu nasıl başarıyorsunuz?
Kaosların arasında, her zaman bir tecrübe dengesi vardır. Hayatta yaptığım her şeyde bu denge anahtarını takip ediyorum.

Sizin zaman içinde giyim zevkiniz ve stiliniz değişti mi?
Tabii ki hayatta her şey evrime uğrar. Zevklerim de yaşıma ve çevreme göre değişiklikler gösterdi.

Alışveriş alışkanlıklarınızı merak ediyorum… En çok neler alıyorsunuz ve hangi markaları tercih ediyorsunuz? Asla giymem dedikleriniz var mı?
Benzersiz parçalar almayı seviyorum. Instagram'da kayboup, çok özel tasarımlara sahip bilinmeyen markalar bulmayı seviyorum. Kopenhag bazlı yükselen bir marka olan Saks Potts'tan kısa süre önce çılgın bir takım aldım. Avustralyalı markalara da takıntılıyım. Asla giymeyeceğim parçalar ise minimal sıkıcı giysiler.

Bu sezon gardırobunuza hangi parçaları eklediniz?
Çok ilginç bir inci üst ve bazı tığ işi takımlar aldım.

Sevdiğiniz Türk markalar var mı?
Naia'nın minik, seksi elbiselerine bayılıyorum. Aynı şekilde Normaillot bikinilerine ve Nur Karaata'nın da çiçekli desenlerine...

Miss Mass Blog isimli blog'unuz ve akabinde Instagram hesabınız çok beğenildi ve ilgiyle takip ediliyor. Bir strateji izliyor musunuz? Sosyal medyanın modaya katkısı hakkında neler diyebilirsiniz?
Hiçbir stratejim yok, sadece hayatımı paylaşıyorum. Hayatımı ve sevdiklerimi gösterdiğim bir pencere gibi... Popülerleşmek ve tanınmak için sosyal medyanın oynadığı rol büyük ve kendisi de zaten 10 yıllık bir fenomen oldu. Markanın tanınırlılığı ve satış yapabilmesi için önemli.

Seyahat etmeyi özlediniz mi? Nerelerin hayalini kuruyorsunuz? İlk nereye gitmek istersiniz?
Çok özledim ancak nerede olduğumun bir önemi yok. Önemli olan o özgür olma, istediğin yere gidebilme hissiyatını tekrar yakalayabilmek. Özgür ruhluyum, o yüzden yasaklar bana iyi gelmiyor. Yasaklar tamamen kalktığında ise ilk durağım Barselona olacak.

BİZE ULAŞIN