Mevcut kiloyu korumak başarıdır

Disiplinli bir şekilde diyet yaparak kilo vermek önemli bir başarıdır. Ancak belli bir yaştan sonra kilo vermeye çalışmak gereksiz bir uğraş haline gelebilir. Çünkü ideal kilo her yaş için farklıdır.

Banu KAZANÇ

Hep kilo vermek isteriz. İdeal kilosunda düşündüğümüz kişilerin bile vermek istedikleri birkaç kiloları olur. Yeri gelmişken önce ideal kilo olarak neyi tanımladığımıza bakalım... İdeal kilonuzu; boy ve kilo, yaş, cinsiyet ile ilgili cetvellerle belirleyemezsiniz. İdeal bir vücut şekli veya boyutu yoktur. Vücudunuz nasıl size özgü ise ideal ya da normal kilonuz da öyledir. Sizinle aynı boyda, aynı yaşta ve aynı kiloda olsa bile arkadaşınızla görüntü ve beden ölçünüz aynı olmak zorunda değildir. Çünkü ikinizin de vücut tipi, şekli, kemik yoğunluğu, kas / yağ oranı ve vücut yağının dağılımı, metabolizma hızınız farklı olabilir. Herkesin olması gereken bir ideal kilosu vardır.

KİLO NASIL KORUNUR?
30'lu yaşları bitirdiyseniz, kilo kaybetmenin eskisinden çok daha zor olduğunu fark etmiş olabilirsiniz. Aktivite seviyenizdeki değişiklikler, yeme alışkanlıkları ve hormonlar ile vücudunuzun yağ depolamadaki tüm rolleri oynayabilir. En büyük etken, şüphesiz her sene yaşa bağlı olarak metabolizma hızımızın düşmesidir. Aynı ölçülerde yiyor olsak bile aynı kiloyu korumamız zorlaşacaktır. 20'li ve 30'lu yaşlardaki kilolarınızda olma hayalini bir kenara bırakmalısınız. Kilo vermek için kendinize milatlar vermeyi bırakın! Evlenmeden önce, çocuklar doğmadan önce, üniversiteyi bitirdiğim sene, çalışma hayatına başladığımda gibi... Bu tanımların arkası gelmez, pek çok kişi belirlediği miladın kilosunda olma hayalleri kurar, o kiloda olmayı hedefler. Her yaşın sağlıklı olduğu bir kilosu vardır. Biraz vücudunuzda yağ olması ilerleyen yaşlarda inanın konfor bile sayılabilir. Hiç şüphesiz burada 'normal sınırlarda olmak kaydıyla notunu düşmek gerekir. Aşırı şişmanlık ne kadar güzel değilse, aşırı zayıflık da o kadar güzel değil ve sağlıksızdır diyoruz. Zayıf olmak bir sağlık göstergesi değildir ama artan kiloların da sağlığınızdan bir şeyler götürdüğünü söylemeden geçemeyeceğim.

BUNLARA DİKKAT EDİN

Her öğünde tabağınızın üçte ikisini doldurmaya kendinizi alıştırın.

Sebzeler gibi su içeriği yüksek posalı besinleri seçerseniz daha az kalori alır ve daha uzun süreli tok kalırsınız.

Kalori değeri yüksek besinler, özellikle hayvansal yağlar ve hayvansal proteinler beslenmenizde daha az olmalıdır.

Vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri doğal yollardan sebze ve meyve tüketerek sağlamalısınız.

Her gün mutlaka süt ve süt ürünleri beslenmenizde olmalıdır. Bunlar kemik sağlığına da iyi gelecektir.

Glisemik indeksi düşük; elma, çilek gibi meyveleri, kalorisi yüksek olan tatlıların yerine tüketmelisiniz.

Kalorinin büyük bölümünü sabah kahvaltıda ve öğlen yemeğinizde almaya özen gösterin, akşam yemeğiniz daha hafif olsun.

Kızartmaları unutun ve daha sağlıklı pişirme tekniklerini kullanın. Izgara, haslama, fırınlama harika olur.

Zararlı maddeleri tüketmemelisiniz. Un, şeker, yağ ve tuz, yaşlanmaya neden olur. Sigara, kafein, alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmalısınız.

Bol kalorili soslar yerine; limon, sirke, aromatik otlar ve baharatları kullanın. Çok az zeytinyağı kullanmanıza izin var, o da vitamin ve minerallerin vücut tarafından emilmesi için gerekir.

Şekerle vedalaşma vaktiniz geldi, çay ve kahvenizi şekersiz içmeli, gazlı içeceklerin yerine bol bol su tüketmelisiniz. Bu, cildiniz için de harika bir çözüm olacaktır.

Stresli ve hareketsiz yaşam, uyku sorunları yıpratır. Yoğun şehir yaşamı ve iş stresiniz, aşırı gerginliğe sebep olur, her şey uykunuzu kaçırmak için neden oluşturur. Stresten uzak kalmalı veya etkilerini azaltmak için rahatlatıcı yöntemlerden yararlanmalısınız. Stresinizi azaltın, sizi sağlıksız atıştırmaların da esiri yapar. Yürüyüş, yoga, müzik, kitap okuma; hangisi sizi rahatlatırsa onu uygulayın.

Kas kaybetmemek için biraz ağırlık egzersizlerine ne dersiniz? İnanın çok yararı olur.

BİZE ULAŞIN