Diyette hangi peynir tercih edilmeli?

Peynir, en çok tükettiğimiz süt ürünlerinden biri... Peki, diyet yaparken hangi peyniri tüketmek daha doğru, biliyor musunuz?

Giriş Tarihi: 05.10.2019 11:13 Güncelleme Tarihi: 05.10.2019 11:13

BANU KAZANÇ Beslenme ve Diyet Uzmanı www.banukazanc.com.tr

Gündelik hayatımızda en fazla tükettiğimiz süt ürünlerinin başında peynir geliyor. Kahvaltıda tek başına, çorba, börek, tatlı ve makarnada birçok şekilde kullanılır. Simit ile peynir iyi bir kahvaltı seçeneği olabileceği gibi öğleden sonra çay saatinde keyifle yenir ya da karpuz peynir gibi ikili oluşturur veya içkinin yanında servis yapılabilir.

PEYNİRİN FAYDALARI
Sindirimi sütten daha kolaydır. Protein ve kalsiyum açısından zengindir. İyi bir B12 vitamini ve fosfor kaynağıdır. Fosfor, kemik ve dişlerin oluşumunda, vücut fonksiyonlarında, kalsiyum ile beraber çalışarak etkinlik gösterir. Süt, özellikle fosfordan yana zengin bir gıdadır. Bu nedenle peynir, fosfor için de iyi bir kaynak oluşturabilir. Dolayısıyla, bu iki mineralin birlikte olduğu peynir, beslenmede doğru bir tercihtir.
Peyniri vitamin yönünden önemli yapan, bileşimindeki B grubu yani suda çözünen vitaminlerdir. Beyaz peynir; B2, B6 ve B12 vitaminleri için kaynak sayılabilecek nitelikte bir süt ürünüdür.

KİLO YAPABİLİR
Tüketim şeklinde önceleri beslenmemizde kahvaltıda yer alırken şimdi çorba, salata, makarna, börek, pizzalara eşlik ettiğinde fırında pişirilen sebzelerde gratenlere ilave edildiğinde; porsiyonlar abartılıyor ve kilo alımına neden oluyor. Çoğu peynir çeşidi doymuş yağ ve sodyum açısından zengin olabilir. Peynir yağ oranı yüksek ve tuzlu olduğunda oldukça kalorili bir besin maddesine dönüşüyor.

PEYNİR YERKEN PORSİYONUNA DİKKAT
Kahvaltıda peynirin porsiyonu arttığında yanında yenen ekmeğin de miktarı arttığı için alınan kalori de artıyor. Ben danışanlarıma genelde sevdikleri için haftada iki gün yarım simit ve üçgen şeklindeki peynir büyüklüğünde ara öğünde tüketmelerini öneriyorum. Kilo veya kolesterol sorunu yaşayanlar, peynirin az yağlı olanını tercih etmelidirler. Yağsız beyaz peynir veya lor, en az kalori ve yağa sahip olduğundan, riskli gruptakiler için tercih sebebi olabilir. Ayrıca su oranı yüksek, yağı az sürme peynirleri de iyi bir seçenektir. Tansiyon şikayeti olanların, peynirleri suda bekleterek, tuz oranını azaltması daha sağlıklıdır.

PEYNİR SEÇERKEN...
-Öncelikle yağ oranına dikkat etmek gerekir. Yağ, peynire o zengin dokusunu ve harika tadını verir; fakat aynı zamanda kalori ve kolesterolünü de artırır. Çoğu peynir çeşidi, doymuş yağ ve sodyum açısından zengin olabilir. Az yağlı sütten yapılan taze peynirler çok daha az yağlıdır.
-Peynir, protein kaynağıdır; yenildiğinde kalsiyum da alınır ama fazla alınan proteinlerin, kalsiyum emilimini engellediğini de unutmamak; besinleri dengeli tüketmek gerekir. Kalsiyum ihtiyacının bir kısmının lahana, brokoli gibi bitkilerden sağlanması, bu açıdan önem taşır.
-Bazı peynirler, hassasiyeti olan kişilerde migrenleri veya alerjik tepkileri tetikleyebilir. Özelikle migren şikayeti olanların, yıllanmış peynirleri tüketmemeleri istenir.
-Laktoz intoleransı olan kişiler, süt ile yapılmasına rağmen peynir tüketebilirler; çünkü peynirin yapımında kullanılan enzimler ve bakteriler, aynı zamanda sütteki laktozun da bir kısmını parçalarlar. Olgunlaştırılan peynirde laktoz, yok denecek kadar azdır.
-Tam yağlı beyaz peynir ve tam yağlı kaşar peyniri, yaklaşık yüzde 20- 30 oranında süt yağı içerir; bu nedenle kalp-damar problemi olmayan ve özellikle büyüme çağındaki bireylerin günlük diyetlerinde yer alması gereklidir. Yağlı krem peynir, kalori ve yağ açısından sert peynirlere benzer ancak daha az kalsiyum barındırır.
-Kalp hastalığı, böbrek hastalığı veya yüksek tansiyonu olan hastaların da tükettikleri peynir miktarına ve cinsine dikkat etmeleri gerekir.
-Çocukların, hamile, emziren ve menopoz dönemindeki kadınların kalsiyum ihtiyacı artar. Bundan dolayı, bu kişiler, günlük kalsiyum gereksinimini göz önünde bulunduran bir beslenme düzeni uygulamalıdırlar.
-Tatlı yedikten sonra süt, ayran içmek ve peynir yemek; bu yiyeceklerin glisemik indeksini düşürüp, daha yavaş kana karışmalarını sağlar. İnsülin hormonu üzerindeki olumlu etkilerinin yanında; ağızdaki asit miktarını azaltarak, şekerlerin dişlerinize olan zararlı etkilerini de önler.

BİZE ULAŞIN