Aslı Ekşioğlu&Elif Mirza: ''Ezber işler yapmaya karşıyız''

Bir yıl önce doğu ve batı tıbbi sentezi doğrultusunda açılan Code86’yı konuşmak için kurucuları Aslı Ekşioğlu ve Elif Mirza ile bir araya geldik.

Giriş Tarihi: 28.11.2019 12:17 Güncelleme Tarihi: 28.11.2019 12:18

RÖPORTAJ: BADE ÇAKAR bade.cakar@sabah.com.tr
FOTOĞRAFLAR: KUTUP DALGAKIRAN

Bir yıl önce açtıkları Code86 Akademi ile danışanlarına Doğu ve Batı tıbbı sentezinin ışığı altında tedavi sunan Aslı Ekşioğlu ve Dr. Elif Mirza, ezber işler yerine tamamen önleyici ve tedavi edici bir motivasyonla müşterilerine yaklaşıyorlar. "Gelen hastalarımızı doğru tedaviye yönlendirmek birincil hedefimiz" diyen Ekşioğlu ve Mirza ile bir araya gelerek temel ilkesi içten dışa dıştan içe güzellik olan Code86'yı konuştuk.

Code86, 1. yılını yeni doldurdu. Code86'nın kurulum sürecini nasıldı? Bir araya gelip, bu tarz bir yer yaratmaya kararı nasıl verdiniz?
Aslı Ekşioğlu: Code86, daha sağlıklı bir yaşam için danışmanlık hizmeti veren ve gelen hastalara tedavi yöntemlerini sunmak amacıyla bir yıl önce kuruldu. Doğu ve Batı tıbbı sentezinin ışığı altında hastalara yaklaşımda ağırlıklı olarak alternatif metotlar sunuyoruz. Akupunktur ve mezoterapi gibi son yıllarda aktif kullandığımız tedavi metotlarını bünyesinde bulunduran ve Sağlık Bakanlığı'na bağlı olarak kurulan bir kurum.
Elif Mirza: Başlıca medikal estetik alanında tedavi seçeneklerini sunuyoruz. Bu tedavileri de özellikle tamamlayıcı tıp yöntemleriyle destekliyoruz.

Burada danışanlarınıza sadece onların isteklerine göre değil, onlara yararlı olacak noktalarda danışmanlık veriyorsunuz. Bu da sizi klasik bir yaşam veya güzellik merkezi algısından çıkartıyor. Daha 360 derece bir hizmet var burada... Bu doğrultuda bakınca Code86'nın ilkeleri neler?
Elif M: Öncelikle buranın bir güzellik merkezi olmadığını söylemeliyim. Sağlık Bakanlığı'na bağlı olduğumuz için gelen hastalarımızı doğru tedaviye yönlendirmek birincil hedefimiz. Güzelleşmek kavramı yerine biz "preventive", yani hem önleyici hem tedavi edici olarak yaklaşıyoruz. Code86'nın temel ilkesi içten dışa dıştan içe güzelliktir. Biz bunun içinde tamamlayıcı tıp yöntemlerini de sunuyoruz.

Kurucu ortaklar olarak, Code86, aslında sizin de bir tür birleşiminiz gibi... Bedensel ve mental sağlık burada bir arada... Dostluğunuz ne zamana dayanıyor? Dostluktan sonra ortak olarak bir arada olmak nasıl bir deneyim oldu sizin için?
Aslı E:
Dostluğumuz zamandan ziyade, derinlik ve paylaşım olarak çok özel... Bu birlikteliğimizdeki uyum, birikim ve itinayı Code86'ya yansıtıyoruz. Bize gelen her müşterimize özel ve bireysel olarak yaklaşıyoruz.

Sizi diğer merkezlerden ayıran bir noktada burasının bir akademi olması... Yani sadece işlem ve tedavi yapılmıyor aynı zamanda da eğitimler ve workshop'lar da oluyor. Bu eğitimler neler?
Elif M:
Bizi diğer merkezlerden ayıran özelliğimiz gelişim bölümümüzdür. Mesleki açıdan gelen arkadaşlarımızla kendimizi geliştirmemiz için toplanıyoruz ve aramızda bir bilgi paylaşımı sağlanıyor. Aynı zamanda kişisel gelişim için sohbetler ve bilgi paylaşımları da gerçekleştiriliyor. Eğitim olarak ise merkezimizde "İp Askı" eğitimi veriliyor. Bu konuda da üniversite bağlantısı olarak Medipol Üniversitesi ile çalışıyoruz ve orada hekimlere çeşitli medikal estetik uygulamalarına yönelik workshop'lar veriyoruz.

Peki, özellikle Elif Hanım estetik alanında insanlar 'moda' olmuş teknikleri uygulatma konusunda çok ısrarcı olabiliyor. Siz ise ezber işlemlere karşısınız. Size gelen danışanlardan böyle bir talep geldiğinde onlara açıklamak zor olmuyor mu?
Elif M:
Bu konuda haklısınız. Biz hastalarımıza ezber işler yapmaya karşıyız. Bize böyle bir taleple gelindiği zaman muhakkak şunu hatırlatıyoruz; yaşınızın iyisi olun. Hiçbir zaman 40 yaşındayken, 30 yaşında gibi gözükmeyi düşünmeyin diye kendilerine yön vermeye çalışıyoruz. Bizim açımızdan düşünüldüğünde her doktorun kendine ait imzası vardır ve bu da benim imzam olacak. Çevreme baktığım zaman normalin dışında olan suratlara karşıyım, imza atarken de kişinin o suratı her zaman taşıyacağını d��şünerek çalışırım, bu nedenle de hastalarıma tedavi edici ve önleyici olarak yaklaşmaya çalışıyorum, sadece görsel açıdan yaklaşmayı uygun bulmuyorum. O yüzden böyle bir talep geldiği zaman hastalarıma bunu bu şekilde açıklamaya çalışıyorum.

Elif Hanım alanınızda uzman bir isimsiniz. Hatta meslektaşlarınıza medikal estetik alanında birçok eğitim de veriyorsunuz. Yani sadece uygulayıcı değilsiniz, eğiticisiniz de... Peki, sizce medikal estetikte doktorların ve tabii ki danışanların dikkat etmesi gereken unsurlar neler?
Elif M:
Medikal estetik artık çağımızda çok popüler hale geldi. Türkiye standartlarında da on-onbeş senedir oldukça popüler bir kavram. Kadınlarda da erkeklerde de medikal estetik diye düşündükleri zaman akıllarına görsel açıdan güzelleşmek geliyor fakat böyle bir durumda bunu popüler bir kavramdan ayırmamız gerekir. Örneğin; müşterilerimize her senenin makyaj trendi bu deyip ve her sene medikal estetikte de farklı trendler oluşturmak çok yanlış bir düşünce bu sebeple hastaların ihtiyacı olan tedaviyi yapmak gerekir. Bu konuda belki bir parça öne çıkıyoruz, çünkü bizim hastalarımızı bilgilendirici kimliğimiz söz konusu. Mesleki açıdan da diğer doktor arkadaşlarımıza bu konuda yardımcı olup, onlara birtakım eğitimler vererek onların bilgilenmesini sağlıyoruz.

Medikal estetik, beslenme ve aynı zamanda da akupunktur konusunda da uzmansınız. Bütüncül bir bakışınız var sanırım, doğru mu? Farklı alanları bir araya getirme konusundaki ilginizin nedeni nedir?
Elif M:
Bilirsiniz ki 'Doğu Tıbbı' ve 'Batı Tıbbı' denen ayrı iki bölüm vardır. Ben daha çok hastalarıma tamamlayıcı açıdan yaklaşmayı uygun buluyorum. Şöyle ki; Doğu ve Batı tıbbının sentezi olarak baktığımız zaman içinde medikal estetik, akupunktur, mezoterapi, beslenme gibi sayabileceğimiz birçok bütüncül yöntem metodu söz konusu. O nedenle farklı alanları bir araya getirme ilgimiz yavaş yavaş ortaya çıktı. Önce tıp fakültesini bitirdikten sonra hangi alanlara ilginiz oluşuyorsa bunları değişik tedavi metotları ile birleştiriyorsunuz. Şöyle açıklayayım; önce psikiyatri vardı, psikiyatri ile beraber ilaçla hastaya yaklaşımı doğru bulmadığım için akupunktura yöneldim. Akupunktura yöneldiğiniz zaman, kozmetik açıdan akupunktura yönelip yüz hatlarındaki oluşan minimal kırışıklıkların tedavi edildiğini görüp, akupunkturu bir tık ileriye götürdük ve mezoterapiyi içine ekledim. Mezoterapiyle beraber bunu hem ağrı terapisi olarak kullandık hem medikal estetik açıdan mezoterapi olarak kullanıp tedavi edici olarak hastalarımıza sunduk. Bununla beraber hastaların her şeyden önce beslenme biçimleriyle kendilerini tedavi etmeleri gerektiğini düşünerek beslenme konusunda eğitimler aldık. Sonuç olarak yılların birikimiyle ortaya çıkan tamamlayıcı tıp anlayışına sahip olduk.

Aslı Hanım siz de birçok eğitimler sunuyorsunuz Code86'da... Alternatif tıp hayatınızda çok uzun süredir var, anneannenizden birçok şey öğrendiğinizi dile getirmiştiniz. Aynı zamanda da kendi deneyimleriniz üzerine eğitimler almaya başlamışsınız. Alternatif Tıp, deneyimlediğiniz ve artık başkalarına da sunduğunuz terapilerin sizin hayatınızdaki etkisi neydi?
Aslı E:
Code 86'da birçok bilgi paylaşımında bulunuyorum. Alternatif tıbba ilgim, yaşadıklarımdan yola çıkarak aldığım eğitimlerle ve yaşadıklarımda kendimi iyileştirmeyle başladım. Aslında anneannemizin, babaannemizin ilaçları diye tabir ettiğimiz her şey alternatif tıbbın içine giriyor. Soğan yenmesi antibiyotik yerine veya sarımsak ya da tuzlu ayran içilmesi de alternatif tıp olarak sayılabilir. Küçüklüğümüzden beri hepimiz değişik zamanlarda yaşamışızdır, karnımız ağrıdığında mesela benim anneannem soğanın yarısını kesip karnımın üzerine koyardı. Çok öksürdüğüm zaman tentürdiyot ile sırtıma kafes çizerdi. Böyle şeyler hatırlıyorum. Çok ateşim çıktığında sirkeli su yapardı ki ben çocuğuma da yaptım bunların hepsini. Dolayısıyla alternatif tıp, her zaman hepimizin hayatında var. Şöyle ki anneannem soğan sarımsak kesip gözünün üstüne koyma gibi homeotapi kavramının içinde bulunan birçok yöntemi kendi torunlarına uygulardı. Doktor Elif 'le de birlikte burada bazı iyileşme ve tedavi yöntemlerini konuşurken bunların aslında ne kadar geçerli olduğunu ve beslenmeyle bu yöntemlerin vücudumuzu, kendimizi ve ruhumuzu iyileştirmek için ne kadar destek verdiğini paylaştık. Ben de Code 86'da gelen müşterilerimize, kendime iyi gelen kendimi iyileştirmek için aldığım eğitimlerimde bireysel bilgiler veriyorum. Bu bilgilerin paylaşımından sonrasında gerçekten gerek fizyolojik, gerekse ruhsal iyileşmelere sebep olduğunu da müşterilerimiz de bizimle sohbet ortamlarında paylaşıyorlar ve ben çok mutlu oluyorum.

İnsanlar hala enerjinin, bilinçaltı terapilerin ve bunun gibi daha birçok tamamlayıcı tıp yöntemlerinin öneminin yeterince farkında değiller. Sizce bu yönde eğitim ve terapiler sunan biri olarak, bu önyargı nasıl değiştirilebilir?
Aslı E:
Bugüne kadar Türkiye'de ve yurtdışında aldığım bütün eğitimlerde mutlaka gerek Harvard Medical School, gerek Dünya Sağlık Örgütü, gerekse birçok başka imza verebilen bunları onaylayabilen merciler tarafından onaylanmış ve geçerli olduğuna dikkat ederek bu eğitimleri seçtim. Seçtiğim ve benim uyguladığım yöntemlerde mutlaka sağlık ve bedensel açıdan bir iyileşme yapabileceğinin kanıtlanmış olması benim için çok değerliydi. Bugün çevremize baktığımızda dünyanın her yerinde iki-üç günlük eğitimlere giden herhangi bir yerden sertifika alan birçok insanın bu konuları uygulayabilen kişiler haline geldiğini görüyoruz. Bunun çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Doktorlar açısından da böyle olabilir. Tıp fakültesini bitirmemiş, gerekli diploma veya geçerli sertifikayı almamış olan kişilerin eskiden merdiven altı diye tabir edilen durumlar vardı yani merdiven altında yapılmış içecekler, yiyecekler, ilaçlar gibi şeylerin artık günümüzde de bu konularda yaşam koçluğu, enerji uzmanlığı adı altında verildiğini görüyoruz. Biz bunların insan hayatı için çok tehlikeli olduğunu düşünüyoruz. Doktor Elif de, ben de hiçbir şekilde bunu söyleyen kişilere itibar edilmemesi sağlık kuruluşlarından mutlaka onaylı olacak şekilde olan yöntemlerin ciddiye alınmasını öneririz.

Başta da dediğim gibi Code86, 1. yılını doldurdu. Alışılmışın dışında maddiyatı arka plana atarak, danışanlarınıza bilinçli bir şekilde hizmet vermeyi ilke edinen bir yer olarak, bu bir yıllık süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aslı E:
Bir yıl bizim için dolu dolu geçti ve en onur ve gurur duyduğumuz konu Code 86'ya gelen her ziyaretçimiz tekrar geldi. Bunun memnuniyetlerinin bir sonucu olduğunu düşünüyoruz ve bundan dolayı her seferinde yüzümüz gülüyor. Çoğu zaman bizi sevdiklerine ve arkadaşlarına tavsiye ettiler dolayısıyla biz büyüyen bir aileyiz. Code 86'nın başarılarının yaptıklarıyla ve aldığımız sonuçlarla katlanarak büyüyeceğinin inancındayız. Sanatçılardan da çok destek gördük, kendileri hiçbir talebimiz olmadan Code86'yı seçerek, buradaki kişileri özel olarak alıp ve tamamen o kişiye ne iyi gelecekse onu yaptığımız için sanatçılarda kendiliğinden bize destek verip reklamımızı yaptılar. Eski bir reklamcı olduğum için biliyorum bu reklamların ünlü kullanımı çok özel bir konudur. Bunun gönülden içten gelerek yapılması bizi çok çok mutlu ediyor. İnşallah gelecek günlerde de yine en yüksek değerde ve en kaliteli hizmetle misafirimizi ağırlamaya devam edeceğiz.

BİZE ULAŞIN