Mücevher dünyasının yeni dahisi

Emmanuel Tarpin, henüz 28 yaşında ama şimdiden mücevher dünyasının en iyileri arasına ismini yazdırmayı başardı. İlhamını, doğup büyüdüğü Fransa’nın bir köyünden alan genç tasarımcı, birbirinden göz alıcı mücevherleriyle herkesi büyülüyor.

Giriş Tarihi: 27.06.2020 14:08 Güncelleme Tarihi: 27.06.2020 14:08

YAZI NAZAN ORTAÇ nazan.ortac@sabah.com.tr

Cartier, Boucheron, Van Cleef & Arpels gibi yıllardır mücevher sektörünün devleri arasına ismini yazdırmak oldukça zordur. Ama Fransız Emmanuel Tarpin, genç yaşında bunu başardı! 3 yıl önce Bir New York seyahati sırasında Christie's müzayede evine girmeye karar vererek, kaderini değiştirdi. Müzayede evinin 'Magnificent Jewels' isimli ünlü müzayedesine sadece günler kalmıştı ama Tarpin şansını denemeye karar verdi. Tasarımlarından örnekler gösteren Tarpin, Christie's mücevher uzmanlarının adeta aklını başından aldı. Uzmanlar, bu genç sanatçının bir tasarımını son dakika kataloglarına eklemeye karar verdi. 25 yaşındaki bu hiç tanınmayan mücevher tasarımcısı için bu müthiş bir başarıydı. Birden adı mücevher dünyasının ünlü isimleri, koleksiyonerler ve ünlüler tarafından bilinmeye başladı. Nitekim ıtır yaprağından ilham alarak tasarladığı yeşil küpeleri 25 bin dolara alıcı buldu.

RIHANNA'NIN RADARINA GİRDİ
2019 yılında Town & Country dergisinin mücevher yarışmasında 'Yeni Yetenek' ödülünü almasıyla şöhreti arttı ve birçok ünlü isim tarafından tercih edilmeye başlandı. Tasarımlarının birçoğu öyle hızlı satıldı ki, onların fotoğraf çekimlerini yapacak zamanı bile bulamamıştı! Rihanna, 2019 Oscar töreninin after partisinde onun bir küpesini takarak, şöhretine şöhret kattı. Geçtiğimiz yıl İsviçreli mücevher devi De Grisogono, genç yeteneği kanatları altına aldığını duyurdu ve birlikte işbirliği yapacaklarını ilan etti. Üç farklı kapsül koleksiyonda 40 tasarıma imza atacak olan Tarpin, böylelikle üretim için kafa yormak zorunda kalmayacak, sadece sanatına odaklanabilecek.

Cenevre'deki Haute Ecole d'Art et de Design'de eğitim alan Tarpin, sıra dışı renkli tasarımlarıyla tanınan Jean-Charles de Castelbajac'tan ilham aldığını söylüyor. Castelbajac, moda tasarımında klasik parçalara getirdiği özgün, renkli ve Pop-Art yorumlarıyla tanınıyor. Emmanuel Tarpin de bir ders projesi için Cartier'in klasik kolyesini pleksiglas olarak yeniden tasarlayarak dikkatleri üzerine çekti.

KLASİK TASARIMA DA HAKİM
Okuldan mezun olduktan sonra Van Cleef & Arpels'te 3.5 yıl çalısan genç tasarımcı, markanın ikonik tasarımı olan 'The Ballerina' broşuna da yeni bir dokunuş kattı. Bu deneyimin kendisine çok şey kazandırdığını söyleyen Tarpin, "Klasik tasarım bana her zaman büyük ilham veriyor. Ancak mücevher tasarımında mükemmellik çok abartılıyor. Mükemmel kesilmiş bir safir, müzayedelerde en büyük rakamlara satılabilir ama neticede gideceği yer bir banka kasası olacaktır" diyerek, kullanılabilir lüks mücevhere önem verdiğinin altını çiziyor.

Taşların kendisini büyülediğini söyleyen 28 yaşındaki tasarımcı, en büyük ilham kaynağının doğa olduğunu belirtiyor. Fransa'nın şirin köyü Annecy'de doğup büyüyen Tarpin, hala sık sık oraya giderek, doğa yürüyüşleri yaptığını anlatıyor. Dağların bitki florasının büyüleyici olduğunu düşünüyor, yapraklar ve çiçeklerin kendisine büyük ilham verdiğini söylüyor. Yürüyüş yaparken eskiz defteri de hep yanında. Bir çiçeğe bakarken, onun mücevhere dönüşmüş halini hayal edebiliyor.

HEYKEL EĞİTİMİ ALDI
Bu kadar kusursuz tasarımlar yapabilmesinin özünde, heykel eğitimi de yatıyor. Henüz ilkokul çağlarında kil hamuruyla heykeller yaptığını gören anne ve babası, onu bir heykel tasarım atölyesine yazdırıyor. Uzun yıllar burada heykel yapan Tarpin, farklı malzeme ve minerallerin etkileşimlerinden çok etkilendiğini söylüyor. Bu bilgisini mücevher tasarımına aktaran sanatçı, farklı malzemelerle heykelsi formlar yaratabiliyor.

En büyük ilham kaynaklarından biri de sualtı… Dalgıç olan Tarpin, sık sık Filipinler'e giderek, dalıyor ve deniz altının güzelliklerinden yeni tasarım fikirleriyle dönüyor. En büyük tutkularından birinin Asya kültürü olduğunu da söylüyor. Henüz çocukken ailesiyle Sibirya Ekspresi'yle yaptığı ve Japonya, Çin, Moğolistan gibi birçok ülkeyi gördüğü seyahat, belleğinde yepyeni ufuklar açmış.

Bugün Tarpin, bir botanikçi hassasiyetinde balmumu ya da bazen kağıtla birbirinden özgün tasarımlara imza atıyor. Paris'te, Rodin Müzesi'ne bakan atölyesinde bir simyacı gibi farklı malzemeleri bir araya getirerek tasarımlarına hayat veriyor. Tasarım yapmadığı zamanlar ise birbirinden güzel bitki ve çiçeklerin süslediği balkonuna çıkıp, manzaranın tadını çıkarıyor. Bu arada çok utangaç olduğunu söylüyor, "Ve hiç iyi bir ticaret adamı değilim, benim en mutlu olduğum yer iste burası" diyor.

BİZE ULAŞIN