Sade&modern

Büyük parçalardan oluşan sade ve modern dekorasyon tarzıyla huzur veren Eda-Sarp Evliyagil çiftinin Tarabya’daki müstakil evlerine konuk olduk.

Giriş Tarihi: 06.04.2021 12:41 Güncelleme Tarihi: 06.04.2021 12:41

Röportaj: Özge Zeki
Fotoğraf: İsa Arslan

Konumuz sanat olunca Ankara'nın ilk modern ve çağdaş sanat müzesi Müze Evliyagil'i kuran ve Dolapdere Evliyagil galerisini hayata geçiren Ajans Türk Şirketler Topluluğu sahibi Sarp Evliyagil ve sevgili eşi Eda Evliyagil'in sanat dolu evlerine konuk olduk. Ferahlık ve huzur çiftin Tarabya'daki müstakil evine girdiğiniz anda hissettiğiniz duygular. Duvarlarda asılı eserler kendinizi sergideymişsiniz gibi hissetmenizi sağlıyor, tabii her birini uzun uzun incelemek istiyorsunuz. Sıfırdan dekore edilen evin hikayesini Eda Evliyagil'den dinleyelim.

Evi ilk gördüğünüzde ne durumdaydı, tadilat veya dekorasyon kapsamında neler yaptınız?
Evi ilk gördüğümüzde natamam dört duvardan ibaretti. Kaba inşaattan teslim alarak tamamen kendimiz şekillendirdik. Tüm tesisatından, duvar bölmelerine kadar ihtiyaçlarımız doğrultusunda sıfırdan odaları ve bahçeyi detaylandırdık. Dekorasyon olarak sade, az ama büyük mobilyalar kullandık. Dekorasyon konusunda sadelikten yana olduğumuzdan çok fazla detayla uğraşmadık.

Ne kadar zamanda tamamlandı?
Evi tamamlamak yaklaşık iki sene kadar surdu. Kaba inşaattan teslim aldıktan sonra evin dışında peysaj düzenlemesi de yaptık. Bahçeye setler yaptırdık. Evin yan tarafındaki boş araziye 7-8 araçlık bir kapalı otopark yaptık. Aslında tüm bunları Ankara'dan uzaktan kumanda olarak yaptığımız için tahminimizden uzun sürdü, daha kısa zamanda da tamamlamak mümkündü.

Hangi katı/odayı nasıl dekore ettiniz?
Ev toplamda dört katlı. Giriş katında salon, mutfak ve misafir tuvaleti var. Üst katı sadece aile bireylerinin odaları ve banyolarına ayırdık. Girişin altındaki katta kütüphane, oyun odası, misafir odası, hizmetli odası ve çamaşır odası bulunuyor. Evin en alt katında ise girişi ayrı olan bir müştemilat bulunuyor.

Mobilya, aksesuar, renk, doku vb. seçimlere nasıl karar verdiniz?
Evde çok fazla aksesuar bulunmuyor. Bizim en büyük aksesuarımız sanırım duvarlardaki tablolarımız... Bazen zaman içerisinde hoşumuza giden ufak tefek şeyler olduğunda alıyoruz... Renk olarak gözü çok yormayan renkler tercih ettik. Mobilya seçimi konusunda da çok zorlanmadık. Tamamen tesadüfen karşımıza çıkan ve göz atmak için girdiğimiz Lazzoni'den odalardan salona tüm evi dekore ettik. Yataklar, dolaplar, salonun mermer masaları, koltuklar, dolaplar hepsini Lazzoni'den tamamladık.

Pandemi sebebiyle artık daha da fazla evlere dönüldü. Sizce ev algısı çoğunlukta farklılaştı mı?
Evet, pandemi döneminde evde geçirdiğimiz vakit haliyle çok arttı. Ev demek aile, beraberlik demek. Pandemi ile evlerdeki paylaşımlarımız, geçirdiğimiz vakit artı.

Evinizin kendinizi en rahat hissettiğiniz, en keyif aldığınız yeri neresi?
Evde daha çok salondaki sarı chester kanepede vakit geçiriyoruz... Sabah kahvemizin vazgeçilmez noktası; manzarası ile kendimizi iyi hissettiren bir alan. Yeşile baktığımız bir nokta... Çoğu zaman ağaca yuvasını yapmış kuşları seyrediyoruz. Diğer bir nokta ise salonda Hürsan'a yaptırdığımız şömine köşesi... Özellikle kışın çok sevdiğimiz bir köşedir.

Evinizde hangi sanat eserleri var?
Salonda üçer Hakkı Anlı, Mübin Orhon, dört Yüksel Aslan, birer Avni Arbaş, Kemal Önsoy, Fethi Arda, Adnan Çoker ve Günnür Özsoy'un iki heykeli bulunuyor. Sevdiğimiz eserleri koyduk. Evin diğer katlarında da farklı isimlerin eserleri bulunuyor... Evde çoğunlukla çağdaş sanat eserlerine yer verdik.

Dekorasyon anlamında takip ettiğiniz tasarımcılar var mı?
Dekorasyon anlamında herhangi bir tasarımcıyı takip etmiyoruz. Kendi zevkimize göre hoşumuza ne giderse onu uyguluyoruz. Zaten herkesin hayatını geçirdiği nokta kendine özgü olmalı.

BİZE ULAŞIN