Yazı: Büşra Ela
Paris, Milano ve New York moda haftalarında sunulan son koleksiyonlar, bu yeni paletin ipuçlarını veriyor. Yüksek kontrastın geri çekildiği, daha yumuşak tonların öne çıktığı bir dönem başlıyor.

Sezonun en belirgin tonlarından biri tereyağı sarısı. Özellikle Paris ve Milano defilelerinde, tek parça görünümlerde ve akışkan kumaşlarda sıkça karşımıza çıkıyor.
Pudra mavisi, New York koleksiyonlarında öne çıkan minimal çizginin en temiz tamamlayıcısı olarak dikkat çekiyor. Sade silüetlerle birlikte kullanıldığında güçlü ama sakin bir etki yaratıyor.

Doğadan ilham alan fıstık yeşili, son sezonlarda yükselişe geçen tonlardan biri. Hem Avrupa defilelerinde hem de sokak stilinde giderek daha görünür hale geliyor.
Pantone’un son dönem renk yönelimlerinde de benzer bir yaklaşım öne çıkıyor: daha yumuşak, daha dengeli ve uzun süre kullanılabilir tonlar. Bu da sezonun genel paletini destekleyen bir başka veri.

Krem, açık bej ve taş tonları ise artık yalnızca tamamlayıcı değil. Özellikle “quiet luxury” etkisinin devam ettiği bu dönemde, nötr tonlar başlı başına bir stil dili oluşturuyor.
Genel tablo net: 2026 ilkbaharında renkler dikkat çekmek için değil, kalıcı bir etki bırakmak için seçiliyor.