YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.samdan.com.tr

"140. doğum gününüz kutlu olsun"

Dr. Ayşegül Çoruhlu yeni kitabı ‘Kuantum Beslenme’ ile okuyucularıyla tekrar buluşmanın heyecanını yaşıyor. İlk iki kitabıyla sağlık, beslenme ve anti-aging konularında adeta devrim yapan Dr. Çoruhlu, şimdi de hücrelerimizin içine giriyor ve atom altı dünyamızın kuantum biyolojisini gözler önüne seriyor.

Röportaj: Nazan ORTAÇ
Fotoğraflar: Garo MİLOŞYAN


2004 yılında ilk kez röportaj yaptığım Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, yaşlanmanın önüne doğru beslenmeyle geçilebileceğini söylerken, birçok yeni bilgiyi paylaşmış ve büyük ilgi uyandırmıştı. 13 yıl sonra ünlü hekim, şimdi de beslenmenin atom altı dünyasına iniyor ve yine büyük ilgi uyandıracak bilgiler paylaşıyor. Okuyan Us Yayınevi etiketiyle raflardaki yerini alan yeni kitabı 'Kuantum Beslenme' ile kuantum biyolojisini en sade haliyle gözler önüne seren Dr. Çoruhlu, doğru beslenme yollarını da ayrıntılarıyla anlatıyor. "Kitapta anlatılanları uygulayarak, sağlıklı ve uzun bir ömrün sırrını öğrenmeye hevesliyseniz 140. doğum gününüz şimdiden kutlu olsun" diyen Çoruhlu'yla buluştuk ve bunun nasıl olacağını konuştuk.

Hayatımıza önce 'alkali beslenme' kavramını soktunuz, şimdi de 'kuantum beslenme'yle çıkageldiniz... Nedir 'kuantum beslenme'?
Ayşegül Çoruhlu:
Alkali beslenme, vücudumuzun hücreler düzeyinde sağlıklı olması için nasıl beslenmemiz gerektiğini anlatıyordu. Öğrendik ki, vücut aslında alkali pH'da olması gereken dokulara, organlara, hücrelere sahip. 'Kuantum Beslenme' kitabıyla ise vücuda bakışımızı daha mikro düzeye indirgiyoruz. Hücrenin de ötesinde, hücre içindeki enerji üreten pilciklerimiz olan mitokondrilerimize zoom yapıyoruz. Kuantum beslenme bizi kuantum biyolojisiyle tanıştırır. Mitokondrilerimizdeki enerji üretme işi kuantum biyolojik bir olaydır. Bu yüzden 'Kuantum Beslenme' kitabı, alkali beslenme serisinin en üst düzey bilgiyi içeren kitabıdır.

Hastalanmadan yaş almak mümkün diyorsunuz temelde... Nedir bizi hasta eden esas nedenler?
Çoruhlu:
Hastalanmak veya yaşlanmak normal algılanıyor. Oysa normal değildir. Biz bildiğimizden, daha uzun bir ömür için uygunuz. Maksimum ömre ve bu ömür boyunca ideal sağlığa kavuşamamanın önündeki en temel hatamız, enerjimizi hangi kaynaktan alacağımızı bilemememizdir. Tüm hücreler enerji üretir. Bu enerji eskiyen hücreleri yenilemek ve genç kalmak için de lazımdır, hastalıkları yok etmek için de. Bu enerjinin üretim yeri mitokondrilerimizdir. Onlar bizim enerji üreten motorcuklarımızdır. Arabanızın Ferrari olmasını isterseniz, Ferrari motoruna uygun yakıt verirsiniz. Hastalık ve sağlıktaki farkı, motora doğru yakıt koyup koymamak belirler. Çünkü eğer yakıt iyi değilse, egzoz çok olur. Ve egzoz, yani vücudun çöpleri atılamayıp yıllar içinde biriktikçe yaşlılık ve hastalıklar gelir.

Peki, kuantum beslenme ile hangi hastalıklar önlenebilir? Genetik hastalıkları önlemek mümkün mü?
Çoruhlu:
Google size 30 bin ayrı hastalık ismi sıralayabilir. Ve rahatlıkla ve güvenle şunu söyleyebilirim ki, o 30 bin hastalığın her birinin daha iyileşme yönünde gitmesi için alkali beslenme ve yeni ileri düzey yaklaşımımızla kuantum beslenme etkilidir. Nasıl sorusunun yanıtı çok basittir: Tüm organlar hücrelerden oluşur. Hastalıklar, organların hastalıkları olmadan önce, o organın hücrelerinde başlar. Kimse sabah kalkıp kolesterol plağı geliştirmez, kimse bir anda troid hastası olmaz, bir günde kanser olunmaz, yaşlanmak gün gün ilerler, kırışıklıklar bir günde olmaz. Hayat boyu tonlarca yemek yemek durumundayız. Bu yiyeceklerin gittiği yer tek tek hücreler. Bu hücreler içinde organların çalışmasına yetecek enerjiyi üretecek olan pillerimiz mitokondriler, yediğiniz yemekten ideal, çöpsüz enerjiyi üretemez ise o organ nasıl iş yapsın?

"Bu kitap, beslenme biliminin geldiği son nokta" diyorsunuz... Bu sözleriniz bazı meslektaşlarınızı kızdırıyor mu?
Çoruhlu:
Bu, kimseyi kızdıracak bir şey değil. Beslenme biliminde, insan biyokimyasında ve hastalıkların neden- sonuç meselesinin araştırılmasında zaten şu anki en son gündem mitokondri sağlığıdır. Henüz çok duyulmadı. Ama bugünlerden sonra sağlık ve mitokondri sağlığını beraber anacağız. Bilgi düzeyleri farklı farklı. Eğer kızdırma konusuna dönecek isek; 2004 yılında, yani 13 sene önce glütensiz beslenilmesi gerektiğini söylediğim röportajda da sizinleydik biliyorsunuz. O zamanlar kızanlar olduysa, 13 sene sonra herkes hemfikir. Mitokondri konusunda o kadar yıllık fark olmayacak, hemen herkes konuya gereken ilgiyi gösterecektir.

Sizin kızdığınız meslektaşlarınız kimler? Mesela hala beslenmeyi 'bir kibrit kutusu peynir'e indirgeyenler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çoruhlu:
Ben biyokimya hekimiyim. Beslenmeyle ilgim biyokimya düzeyinde. Her 3 kitabım da biyokimya kitabıdır. Beslenme biyokimyası bir konu başlığıdır. Ve şimdi bu biyokimya bilgisi atomaltı seviyede ele alınacak kadar ilerledi. Bu benim ihtisasım olduğu için herkesten önce ve hevesle çalışıyor olabilirim. Ama giderek ortalama bilgi de çok yükseliyor. Benim Instagram takipçilerimin biyokimya bilgisi baya iddialıdır mesela.

Üç kitabınız birbirinin gelişmiş hali. Siz bu süreçte hangi eğitimleri aldınız, kendinizi nasıl geliştirdiniz?
Çoruhlu:
Tıp fakültesinden ve biyokimya ihtisasımdan sonra, Amerika ve Avrupa'daki kongreleri yıllarca takip ettim. Hala ediyorum. Amerika'daki anti-aging ve wellness eğitimleri çok başarılıdır. Avrupa da iyidir. Almanya özellikle ileridir. Uzakdoğu'yu bilmiyorum ama Japonya ve Kore'yi yakın takibe alacağım. Ben öğrenmeye bağımlıyım.

Hayatı boyunca beslenmesine dikkat etmemiş biri, kuantum beslenme ile bedenini yenileyebilir mi?
Çoruhlu:
Hayatı boyunca beslenmeye en dikkat etmemiş kişi bile esasında etmiştir. Çünkü neyin sağlıklı, neyin sağlıksız gıda olduğu medyada, arkadaş sohbetlerinde hep ortak konu. Zaten herkes iyi ve kötüyü biliyor. Alkali beslenmek isteyen veya kauntum beslenmekle kastedilen mitokondrilerine uygun beslenmek isteyenler kitaplarla işin mantığını kolayca kavrayıp başlayabilirler. Tüm hücreler sürekli yenileniyor. Bir yılda eskilerini gönderip, yeni hücrelerle çalışan organlara sahip oluyoruz. O zaman hiçbir zaman geç değil. Bugün başlayıp seneye kadar hastalıklı hücrelerimizin kopyalarıyla devam edeceğimize, hastalıksız, taze hücreler ve onların kopyalarıyla devam edebiliriz. Hücre kötüyse, onun kopyası da kötü oluyor.

Hangi gıda desteklerini almalıyız? Mesela omega 3'ü, D vitaminini herkesin içmesi gerekir mi?
Çoruhlu:
D vitamini düzeyi kolayca ölçülebiliyor. Çoluk çocuk ölçtürüp, hekime danışıp alabiliriz. Omega 3 de bana göre rutin alınması gereken destektir. Ben probiyotikleri veya en azında kefir gibi probiyotik içeren besinlerin de günlük olması gerektiğini düşünüyorum.

Çocuk beslenmesi için neler önerirsiniz? Malum çocuklara her zaman her şeyi yedirmek zor, bir de abur cubura düşkün oluyorlar...
Çoruhlu:
Çocuklar da hücrelerden oluşuyor. Onların mitokondrileri de insan mitokondrisi. Çocuk oldukları için kötü yediklerinde hemen diyabet, kolesterol vs olmuyorlar. Ama obezite, hatta insülin rezistansının çocuk yaşa inmesi, onların beslenmesinde saydığımız bitkisel besinler yerine, hazır gıdaların çok olması ile açıklanabilir. Çocuğa kıyamayıp pasta, kek, kolalı içecek vs vermek asıl çocuğa kıymak oluyor. Kitabın beslenme önerilerini siz uygulamak istemezseniz, siz bilirsiniz ama çocuklardan siz sorumlu iseniz, onların sağlığını garantilemek için bahsedilen şekilde beslemelisiniz.

Sizin günlük beslenme rutininizi merak ediyorum...
Çoruhlu:
Sabah peynirim lor peyniridir. Tereyağı ve Hindistan cevizinde yumurta yerim. Zeytin bol tüketirim. Sebze sularım vardır. Öğlen salatabalık, akşam beşte ise çok dolu bir öğün: Zeytinyağlı, çorba, baklagil, kuruyemiş, meyve, avokado gibi doyurucu besinleri bolca yerim. 5'ten sonra acıkırsam sadece çorba içerim. 'Souping' denen, Türkçesi 'çorbalama' olarak çevirebileceğim yöntem Hollywood'da da çok tutulur. Çok da güzel kilo verirsiniz.

Cildiniz çok beğeniliyor... Onu korumak için neler yapıyorsunuz?
Çoruhlu:
Hücreler her yerde var. Elbette ciltte de var. İçerden besledikçe onlar da besleniyor. Vitamin takviyelerim tüm vücudum gibi cildimi de besliyor. Kemik suyu mesela cilde kolajen verir. Çok içerim. Şimdi hazır sıvı kolajen çıktı, onu kullanıyorum. Erken uyumanın; ciltte çok fark yarattığına inanıyorum. Bir de meraklıyım cilt güzelliği konusuna. Yıllardır sırt üstü yatarım mesela; kırışmamak için tabii.

Instagram hesabınız çok ilgi görüyor; sosyal medya fenomenisiniz! Takipçilerinize bilimsel terimleri ezberlettiniz! Etkileşimde olmak size neler katıyor?
Çoruhlu:
Instagram'daki takipçilerimin hepsi gerçek kişiler. Ben de orada çok gerçeğim. Normalde sosyal medya uzmanı tutarlar ama ben kendim eğleniyorum diye yapıyorum. Nasıl bir fenomenlik onu anlayamadım, buraya nasıl geldi yani? İnsanlar sürekli yolda gülümsüyorlar, fotoğraf çektiriyorlar. Tuhafıma gidiyor aslında. Sonuçta ben hekimim. Ama onları çok seviyorum, onlar benim 'alkiciklerim'. Hepsi zehir gibi zekaya sahip! Her bilgiyi asla unutmadan öğreniyorlar. Onlara hayranım.

BİZE ULAŞIN