YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.samdan.com.tr

"Her tasarıma tutkumuzu katıyoruz"

M'Onan Jewelry markasının yaratıcısı Müge Onan, ilk mücevher obje koleksiyonu olan 'Vahşi Öyküler'i çıkardı. Onan ile Nişantaşı'ndaki showroom'unda bir araya gelerek yeni koleksiyonun hikayesini konuştuk.

Röportaj: Gülçin İŞLER FIRAT

Ünlü mücevher tasarımcısı Müge Onan, markası M'Onan Jewelry için bir yeniliğe imza atarak ilk mücevher obje koleksiyonu olan 'Vahşi Öyküler'i çıkardı. 'Vahşi Öyküler' adından anlaşılacağı üzere, doğanın güçlü hayvanlarından ilham alınarak hazırlanmış bir koleksiyon. Aksesuarlar puro aksesuarlarından oluşuyor.

Müge Hanım ile Nişantaşı'ndaki mağazasında buluşarak yeni koleksiyonunu ve 2017 yaz mücevher trendlerini konuştuk. Müge Hanım öncelikle yeni koleksiyonunuzdan bahsedelim. Neler var, kaç parçadan oluşuyor?
'Vahşi Öyküler', M'Onan'ın ilk mücevher obje koleksiyonu. Ünlü bir markanın puro aksesuarlarını doğanın güçlü, lider ve cesur hayvanları ile bir araya getirdik ve işin içine biraz da ışıltı kattık. Kartal, aslan, siyah panter ve at tasarımlarıyla süslenen her bir aksesuar tüm dünyada sadece 3 adet ile limitli. Siyah, beyaz ve kanyak pırlantalı vahşi hayvanlarla giydirilmiş aksesuarlar çakmak, puro kesici ve puro küllüğünden oluşuyor. Neden puro aksesuarları? Puro aksesuarları, başta erkek olmak üzere tüm puro severlerin yanında taşıdığı, ofisinde kullandığı bir aksesuar... Ben kullanılan mücevherleri seviyorum, bu nedenle de ilk obje koleksiyonumuzu çok kullanılacak bir konuda seçmek istedim. Ayrıca her ne kadar sigara içmeyi desteklemesem de puro kültürünü çok seviyorum.

Adını neden 'Vahşi Öyküler' koydunuz?Bu koleksiyonun ortaya çıkması nasıl oluştu?
Cesur ve başarılı erkeklerden yola çıktık. Onları simgeleyecek bir nokta yakalamaya çalıştık. Aslında her cesur erkeğin ruhunda vahşi bir hayvan yatıyor ve bu vahşi hayvan, bir tek sevdiği kadının yanında uysallaşıyor...

Markanızı diğer mücevher markalarından ayıran özellikler nelerdir?
Diğer markalarla kıyaslamak istemem. Biz içinde çok güçlü, çekirdek bir aileyiz ve her bir tasarıma tutkumuzu, kalbimizi, kendimizi katıyoruz. Bu da
bizi biz yapıyor diyebilirim.

İlham kaynaklarınız neler; mesela son koleksiyonu oluştururken nelerden esinlendiniz?
Yaşamın her alanından ilham alabiliyorum. Seyahatler, yaşanmış veya yaşanmamış öyküler, masallar... Son koleksiyonda tamamen vahşi doğanın
lider hayvanlarından esinlendik. Belgesel seyretmeyi ve vahşi doğa ile iç içe olabileceğim yerlere seyahat etmeyi çok severim. Doğanın mucizevi bir düzeni ve adaleti var. Bu düzen içinde konu aldığımız güçlü ve lider vahşi hayvanları gözlemlediğinizde asaletine, cesaretlerine hayran kalmamak mümkün değil. Korkusuz, çalışkan ve zekiler, aynı zamanda da doğallar ve iç güdüleriyle hareket ediyorlar. Savaşçılar, vazgeçmiyorlar. Güçlüler ama aynı zamanda saflar.


Mücevherleri yaratış süreciniz nasıl oluyor? Siz sürece nasıl dahil oluyorsunuz?
Aklıma onlarca fikir geliyor. Çiziyorum, karalıyorum. Sonra bir başka fikir geliyor. Yine aynı şekilde... Fikir defterim var çizimlerle ve hikayelerle dolu,
çünkü mücevherden önce hikayesini hayal ediyorum. O koleksiyon için doğru zaman ve taşları bulduğumuzda ise çizimleri tekrar elden geçiriyoruz. Yapacağımız tasarımlara uygun taşları temin ediyoruz. Sonra atölye aşamasına geçiliyor. Önce sadesi çıkıyor tasarımın, taşlar mıhlanıyor, son rötuşlar, cila ve mücevher çok değerli ustaların ellerinde hayat buluyor.

Değerli taşların peşine düşüyorsunuz, koleksiyonlarınızda hangi malzemelere ağırlık veriyorsunuz?
Pırlanta tabii ki başkahraman! Ve elmas... Bunun dışında paraiba, turmalin, kırmızı spinel, turkuaz, opal, tanzanite gibi renkli taşları zümrüt, safir, rubi kadar sahipleniyoruz.

Sizin tasarımlarınızı tercih edenler nasıl bir profil sergiliyor?
Mücevher bilgisi ve kültürü yüksek, mücevherde farklılık, kalite, samimiyet ve zarafet arayanların tercihi olduğumuzu düşünüyorum.

2017 yaz mücevher trendleri neler?
Mücevherde yaz, kış gibi hızlı değişen trendler yok ama genel olarak paraiba, tanzanite, opal, lapis, turkuaz gibi renkli taşların kullanımının arttığını söyleyebiliriz. Yine mine ve sedef kaplama da mücevherde daha sık karşımıza çıkmaya başladı. Sarı altın pembe altına bıraktığı yerini geri alacak gibi görünüyor. Choker ve onu tamamlayan uzun kolyeler çok popüler. Kalın kolye ve bilezikler de çoklu kolye ve bilezik kullanımları da çok moda. Küçük parmak yüzükleri çok tercih ediliyor.

Mücevher dünyası sizin için ne ifade ediyor?
Mücevher benim için sevgiyi, aşkı ve mutlu anıları nesilden nesile aktarmayı ifade ediyor. Çünkü mücevher genelde özel günlerin hediyesidir ve içinde derin bir sevgi barındırır. Mücevherin iyi enerjisine inanıyorum. Doğanın mucizesi olan değerli taşlar, hem bizim mücevher aşkımızın, hem onu satın alan kişinin arzu ve sevgisini hem de hediye edilen kişinin mutluluk enerjisini taşırlar.

Sizin mücevher kutunuzda neler var?
Benim mücevher kutumda anneanne ve babaannemden kalan parçalar ve kendi tasarımlarım yer alıyor.

Tasarımları yaparken çok beğendiğiniz ve kendinize sakladığınız oluyor mu?
Keşke (gülüyor)... Ama çok beğenmediğim mücevherleri zaten koleksiyona koymadığımı düşünürsek, hepsini kendime saklamam gerekirdi. Ben, mücevherlerimiz başkaları tarafından beğenildikçe,kullanıldıkça mutlu oluyorum.

Biraz tavsiye alalım; hangi mücevher hangi kıyafetle şık durur? Burada yapılan moda hataları nelerdir?
Ben kurallara inanmıyorum. Severek ve içinize sindirerek taktığınız kural dışı mücevher kullanımı stiliniz haline dönüşebilir. Örneğin tek taşlardan oluşan su kolyesini boynundan hiç çıkartmayan, eşofmanıyla bile takan oluyor. Yine de genel bir tüyo vereyim. Çok dokulu bir kumaş ile yine dokulu mücevher kullanmaktan kaçının. Örnek olarak küpür dantel ile desenli bir pırlanta kolye kullanmak yerine inci veya tek taşa yönelebilirsiniz.

Türk kadınları mücevherde gösterişi seviyor. Büyük taşlar takmaktan hoşlanıyor ve özellikle taş boyutu büyüdükçe sanki 'aşk' boyutu da büyüyor! Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda hem bir kadın hem de mücevher tasarımcısı olarak?
Aşkın büyüklüğünün tabii ki taş büyüklüğüyle hiç alakası yok. Ancak aşık bir erkek, sevdiği kadını mutlu etmek için elindeki imkanın en iyisini kullanmak istiyor. Tabii ki her kadın büyük taş seviyor diye bir şey de yok. Aşk barındıran her hediye, her türlü sürpriz paha biçilemeyecek kadar değerlidir. Eğer bu bir mücevherse aslında kalitesi, taşın büyüklüğünden çok daha önemlidir.

Yeni planlarınız neler? Yeni mağaza ya da corner gibi planlar var mı?
İstanbul'da bir mağaza planımız var. Bunun dışında yurtdışında büyümeye ve tasarımlarımızı mücevher severlerle buluşturmaya devam ediyoruz.

BİZE ULAŞIN