YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.samdan.com.tr

"Kendim için bir şeyler yapma vakti geldi"

Cemiyetin güzel isimlerinden Nazlı Goldenberg, uzun süre sonra iş hayatına atılıyor. Goldenberg, yakın çevresinin hayran olduğu tariflerini, açmaya hazırlandığı artizan fırın ile herkese sunacak. Hayatının en heyecanlı dönemlerinden birini yaşayan Goldenberg ile bir araya gelerek yeni projesini konuştuk.

Röportaj: Bade ÇAKAR

Fotoğraflar: Canan Yetişti SATKIN

Cemiyet hayatının sevilen isimlerinden Nazlı Goldenberg, "mutlu olduğum ve bana ait olduğunu hissettiğim alan" dediği mutfağında hazırladığı birbirlerinden lezzetli tatları yakınlarından sonra başkalarıyla paylaşmaya hazırlanıyor. Genç yaşta Aksel Goldenberg ile evlenen ve yine erkenden anne olan Goldenberg, uzun süre çocukları Derin, Cem ve Mey ile ilgilendiğinden kariyer planlarını ertelemişti. "Artık zamanı geldi" diyen Nazlı Goldenberg, dünyanın en iyi okullarından biri olan Cordon Bleu'de eğitimini aldığı artizan fırın ve pastacılık dükkanını açmaya hazırlanıyor. Hem yorucu hem de heyecanlı bu süreci konuşmak için bir araya geldiğimiz Nazlı Goldenberg ile iş hayatına atılmanın hissettirdiği duyguları, mağazasının kurulum sürecini ve ailesinin desteğini konuştuk.

Öncelikle kutlarım, yepyeni bir proje ile iş hayatına atılıyorsunuz. Bu projenizden biraz bahsedebilir misiniz?
Teşekkürler, aslında uzun zamandır aldığım eğitimle beraber hayalini kurduğum bir projeyi gerçekleştiriyorum. Ortağım Sinem Arduman'la birlikte 'Marcel' adında boulangerie-patisserie açıyoruz.

Ortağınız Sinem Hanım ile nasıl bir araya geldiniz?
Sinem bir aile dostumuzun kızı. Annelerimiz vasıtasıyla tanıştık ve benzer isteklerimiz olduğunu görünce birlikte yol almaya karar verdik. Sinem, Paris Cordon Bleu'den ben ise İstanbul Cordon Bleu'den mezunum. Birbirimizi tanıdıkça ve benzer hayallerimiz olduğunu görünce birbirimizi cesaretlendirdik ve ilk dükkanımızı Reşitpaşa'da açmaya karar verdik.

Boulangerie, Fransız kültüründen gelen bir fırıncılık... Özellikle Boulangerie tarzını tercih etmenizin bir nedeni var mı?
Aslında var. Sinem'le nasıl bir yer istediğimizi konuşurken, hep aklımızda müşterilerimize rahatlık hissini nasıl verebiliriz vardı. Böylece en klasiğe dönüp güzel ekmek kokuları eşliğinde alınabilecek ve rahatlıkla oturabilecek bir alan yaratma fikri ortaya çıktı. Zaten ikimiz de bunun eğitimini almıştık.

Peki, Marcel'i açmak için Reşitpaşa'yı seçme nedeniniz neydi?
Reşitpaşa, son dönemde butik, özel yerlerin açılmaya başladığı bir yer haline geldi. Hem bir mahalle kültürü var hem de bulunduğu yer itibariyle ulaşımı çok kolay. Bizim aklımızdaki mekanla çok uyumlu kısaca...

Biraz fırınınızdan çıkan ürünlerden konuşalım... Neler olacak?
Marcel'den çıkacak ürünler; ekşi maya ekmek, Fransa'daki gibi sert kabuklu çıtır bagetler, kruvasan çeşitleri, mevsimine göre kullanacağımız meyvelerden tartlar ve ekler çeşitleri... Kahvenizin yanında yiyebileceğiniz minik tatlılar, evinize götürebileceğiniz, davetlerinizde sipariş verip yaptırabileceğiniz yemekler ve peynir tabakları da lezzetlerimizin arasında...

Çok lezzetli geliyor kulağa... Şu an kurulum sürecindesiniz; nasıl geçiyor, yepyeni bir mekan açmak beklediğinizden zor mu?
Kurulum süreci zor olduğu kadar aslında çok keyifli bir süreç. Ben yaz aylarımı yoğunlukla çocuklarımla şehir dışında geçirdiğim için, Sinem bu aşamada bana çok yardımcı oluyor. Eylül ayı itibariyle hızlanıp, kasım ayında da açmayı planlıyoruz.

Gastronomi eğitimi, daha sonradan aldığınız bir eğitim aslında değil mi? Mutfağa olan ilginiz nasıl ortaya çıktı?
Üniversitede iç mimarlık okurken gastronomi eğitimi almak istemiştim fakat o zaman bunu gerçekleştiremedim. Mezun olduktan sonra Cordon Blue'den Pastry Chef (tatlı şefi) olarak mezun oldum. Yemek yapmaktan her zaman çok keyif aldım. Günümün çoğunu mutfakta geçirmeye seviyorum. Orası benim çok mutlu olduğum, kendi alanım. Mutfağa olan ilgim aslında sonradan çıktı diyemem, kendimi bildim bileli mutfaktaydım (gülüyor).

Yakın çevreniz ne kadar güzel yemekler yaptığınızı biliyor. Şimdi bu yeteneğinizi tanımadığınız insanlarla paylaşacaksınız. Nasıl duygular içerisindesiniz? Korkularınız var mı?
Evet, artık bu mutlu olduğum alanı Marcel Boulangerie Patisserie olarak Sinem ile birlikte insanlarla paylaşacağız. Korkularım tabii ki var ama bu korkularımı hep "daha iyiye nasıl ulaşabilirim?" fikrini beslemek için kullanıyorum.

Lezzetli yemekler yapabilmek bir şans olsa gerek. Eşiniz ve çocuklarınız bu konu hakkında ne düşünüyor? Çocuklarınızın mutfağa ilgileri var mı?
Eşim ve çocuklarım bu durumdan çok memnun (gülüyor), onlar da değişik tatlar deneyimlemekten çok zevk alıyorlar. Çoğu zaman mutfağa çocuklarımla giriyorum. Özellikle kızım Mey ile birlikte yemekler hazırlamayı çok seviyoruz. Dolayısıyla bizim mutfak birlikte vakit geçirdiğimiz ve çok eğlendiğimiz bir alana dönüşüyor.

Eşiniz Aksel Bey, eminim en büyük destekçilerinizden biridir. İş hayatına atılacağınızı ve bir yer açacağınızı duyduğunda ne dedi?
Aksel ile birlikte, hayatta her zaman yapmak istediklerimizle ilgili birbirini destekleyen bir çift olduk. Aksel, aldığım eğitim sırasında da hayallerimi gerçekleştirmem adına hiç desteğini eksik etmedi. Ve artık şimdi bu eğitimin profesyonelliğe dönüşüyor olmasından o da son derece mutlu.

Çok genç anne olmuşsunuz, bu yüzden de iş hayatından uzak durmuşsunuz. Bu kadar uzun süreden sonra iş hayatına atılmak nasıl bir his?
Çocuklarım büyüdü artık. Onların hayatlarını ihmal etmeden kendim için bir şeyler yapma vakti geldi. Ben şu an bunun mutluluğunu yaşıyorum.

Okulu bitireli çok uzun zaman olmuş ve ilk iş tecrübeniz olacak... İş hayatının temposundan özel hayatınıza ve çocuklara zaman ayıramama korkusu var mı?
Hayır korkum yok, bir sürü çalışan eş ve anne gibi ben de kendi içimde bir denge oluşturacağım. Belki ilk başlarda bu dengenin bozulmaması için daha fazla enerji harcamak zorunda kalabilirim. Eşim ve çocuklarım da bana her zaman destek oldukları için iş ve aile hayatım arasındaki dengeyi bulmanın benim için çok zor olmayacağını düşünüyorum.

Bu kadar mutfağa düşkün biri olarak, güzel kokuların, harika yiyeceklerin arasında formunuzu nasıl koruyorsunuz?
Dikkatli yemek yiyorum. Sağlıklı ve dengeli beslenmeye gayret gösteriyorum. Ama tabii Marcel'i açtıktan sonra ve bütün o lezzetlerin arasında ne olur bilmiyorum (gülüyor).

Hazırladığınız tariflerde nelere dikkat ediyorsunuz? Kendi yarattığınız tarifler var mı?
Pastacılıkta gramaj önemlidir. Biz de bu yüzden ölçülere çok özen gösteriyoruz. Bununla beraber kullandığımız malzemenin kalitesi, çıkacak sonucu çok etkiliyor. Kaliteli ürün konusunda çok titiziz. Zamanla Türk damak tadıyla öğrendiğimiz teknikleri bir araya getirerek, kendimize özgü tarifler de oluşturmaya başladık.

İleride yemek programı veya yemek kitabı yazmak gibi planlarınız var mı?
Şu anda böyle bir planım yok. Önceliğimiz Marcel'i hayal ettiğimiz gibi ortaya çıkartmak. Akabinde yeni ve özgün olan projelerle ilgileneceğimi söyleyebilirim ama...

BİZE ULAŞIN