YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.samdan.com.tr

"Sahip olduğum tüm yeteneklerden yararlanıyorum"

Sahne performanslarıyla dikkat çeken Zeynep Özyılmazel, ilk single’ı ‘Zaman Olur’u piyasaya sundu. Yeni şarkısı ile kısa sürede büyük beğeni toplayan Özyılmazel ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Röportaj: Bade ÇAKAR

Fotoğraflar: Tamer YILMAZ

Türkiye'nin önemli sanatçılarından Neco ve Oya Germen'in büyük kızı olan Zeynep Özyılmazel, pek göz önünde olmayan, hayatını tamamen akışına bırakan bir isim. Birbirinden renkli ve eğlenceli aile bireylerinden oluşan bir ailede büyüyen Zeynep Özyılmazel karşısındakini rahatlatan bir dinginliğe sahip. Bu yüzden de kendisinin tam zıttı gibi görünen kız kardeşi Ayşe Özyılmazel ile bu kadar iyi anlaşıyor. Öncesinde belki bilerek uzak durduğu spot ışıkları, artık sahnede ona eşlik ediyor. "Şarkı söylemeyi ve sahnede olmayı çok seviyorum" diyen Zeynep Özyılmazel, hem sesi hem de duruşuyla kısa sürede sanat dünyasında da başarılı bir yer edindi. Sahnesinde mutlu olan Özyılmazel'in aslında single veya albüm düşüncesi yokmuş ancak Erkin Arslan'ın bir anda "Senin bir şarkın olmalı" diyerek yazdığı 'Zaman Olur', bütün durumu değiştirmiş. Zeynep Özyılmazel ile harika bir şekilde uyum gösteren 'Zaman Olur'u ve ilk single heyecanını konuşmak için bir araya geldik. Özyılmazel, yeni şarkısının yanı sıra ailesinin desteğini ve kardeşi Ayşe Özyılmazel ile güçlü bağlarını da bize anlattı.

Çok uzun zamandır sahnelerdesiniz ancak ilk defa bir single ile karşımıza çıktınız. Bu kadar bekledikten sonra neden şimdi? Doğru şarkıyı mı beklediniz acaba?
Ben şarkı söylemeyi ve sahnede olmayı çok seviyorum. Gerisini pek düşünmemiştim açıkçası. Erkin Arslan bu şarkıyı bir programımı izledikten sonra "Senin bir şarkın olmalı" diyerek kendi kendine yaptı ve bu şarkı da benim için doğru şarkı oldu.

Bu single'da kimlerle çalıştınız? Nasıl bir sonuç çıktı ortaya, geri dönüşler nasıl?
'Zaman Olur'un sözü, bestesi, düzenlemesi Erkin Arslan'a ait. Ayrıca Sarp Özdemioğlu, Erdem Sökmen, Volkan Hürsever, Nedim Ruacan ve İstanbul Strings gibi müzisyenlerin de emekleri var. Bu kadar değerli ismin bir arada çalıştığı bir şarkım olduğu ve arkamda GNL gibi bir güç bulunduğu için çok şanslıyım. Geri dönüşlerden de çok memnunum.

'Zaman Olur' size çok yakışan bir şarkı olmuş gerçekten. Dingin ve huzur veren bir özelliği var. Siz bu şarkıyı seslendirirken nasıl hissettiniz?
Öncelikle çok teşekkür ederim sözleriniz için... Beni şarkının sözleri çok etkiliyor. Demoyu kaydettikten sonra defalarca dinledim asıl kayda girmeden. Ve dinledikçe derinliğine vuruldum, kendi hayatımdan da çok şey buldum ve benimsedim 'Zaman Olur'u. Dolayısıyla söylerken de bu duygumu şarkıya geçirebildiğimi düşünüyorum. Zaten iki saatte kaydı bitirdik.

Çok kısa sürmüş gerçekten... Aslında sahnenizde farklı birçok tarz müziği seslendiriyorsunuz ama nedense sizin için herkesin aklına gelen ilk şey caz oluyor...
Aslında caz parçaları programımın küçük bir bölümünü oluşturuyor. Repertuarımda ağırlıklı olarak Latinler, sambalar, bossalar ve eski Türkçe 45'likler var. Bana yakışacağına inandığım her türü de denemeye açığım.

Peki, aileniz 'Zaman Olur'u ilk dinlediğinde nasıl tepkiler verdi?
Hepsi çok sevdiler.

Bir röportajınızda "Ailem beni kasti olarak uzak tutmaya çalıştı bu işten" demiştiniz. Şimdi düşünceleri değişti mi?
Müzik piyasasının ve şarkıcılık mesleğinin getirebileceği zorluklardan korumaya çalıştılar beni diye düşünüyorum. Her anne-baba, çocuklarının mutlu ve güvende olmalarını ister. Sevdiğim işi yaparken ne kadar mutlu olduğumu görüyor şimdi ikisi de ve tabii destekliyorlar artık.

Babanızla 50. sanat yılı konserinde beraber sahne almıştınız. Babanızla beraber şarkı söylemek nasıl bir duyguydu? İleride yine babanızla aynı sahneyi paylaşmayı düşünür müsünüz? O gece çok büyülü ve özel bir geceydi. Babamın 50 senedir büyük zorluklarla yaptığı işinin, emeklerinin onurlandırıldığı geceydi. Böyle bir konserde onun yanında, sahnede olmak, onunla şarkı söylemek benim için de büyük onurdu. Bundan sonrası kısmet...

Neco ve Oya Germen'in kızı olarak hep göz önünde bir hayatınız oldu. Peki, bir de size sorsak, nasıl geçti çocukluğunuz, nasıldı tanınmış ebeveynlerle büyümek?
Benim babam çok star gibi yaşayan bir sanatçı olmadı hiçbir zaman. Bu anlamda herkes gibi normal bir hayatımız vardı. Kendimi ünlü bir ailenin kızı olarak kısıtlanmış hissetmedim hiçbir zaman. Ancak bu kadar sevilen bir insanın kızı olmanın gururunu her zaman yaşadım.

Kardeşiniz Ayşe Özyılmazel, yazarlığın yanı sıra şarkıcı yönüyle de dikkat çekti bir dönem. Kendisinin tarzı sizden daha farklı olsa da sizden fikir alır mıydı?
Bizim Ayşe'yle çok yakın bir abla-kardeş ilişkimiz vardır. Her konuda da dertleşir, birbirimizden fikir alırız. Ancak Ayşe, benden çok daha önce müzik piyasasına girdi ve benden birçok konuda daha tecrübeli. Özellikle single hazırlık döneminde ben onun çok fikrini aldım.

Ayşe Hanım'a göre siz daha sakin bir yapıya sahip gibisiniz. Abla-kardeş, nasıl bir bağ sizinkisi?
İyi oluyor farklı olmak. O bana yaşam enerjisi veriyor, ben de onu sakinleştiriyorumdur bazı zamanlarda. Gerçi bunu ona sormak lazım. O, benim en eski ve en yakın arkadaşım. Hemen her şeyi birlikte öğrendik biz. Büyük suç ortaklıklarımız da var. Onsuz hayatım nasıl olurdu tahmin edemiyorum.

Kıyaslandığınız dönemler oluyordu. Nasıl etkiliyordu bu sizi?
Sanki kardeşiz diye aynı olmamız gerekiyormuş gibi... Tabii ki farklıyız. O Ayşe, ben Zeynep. İki farklı bireyiz biz. Bu karşılaştırmalara hiçbir zaman anlam veremedim. Zaman zaman tabii ki anlaşmazlıklarımız, tartışmalarımız olur, her insan gibi. Ama hallederiz biz aramızda eninde sonunda.

Şarkıcılığın yanında yazılarınızın dikkat çektiği bir blog'unuz ve fotoğrafçılığa karşı da bir ilginiz var. Sanatla iç içesiniz kısaca... İleride bir kitap veya sergiyle sizi görebilir miyiz?
Evet, şarkıcılığın yanında yemek fotoğrafçılığı yapıyorum ve blog'uma yazılar yazıyorum. Ayrıca son bir senedir seslendirme de yapmaya başladım. Çok yönlü olmayı, sahip olduğum tüm yeteneklerden sonuna kadar yararlanmayı seviyorum. Uzun zamandır aklımda olan bir sergi projesi var aslında ama bu yoğunlukta erteleyip duruyorum. Bakalım zaman ne gösterecek...

Sanatçılar duygularını daha yoğun yaşayan kişilerdir gibi gelir hep bana. Siz nasılsınız? Mesela aşkın yeri nedir hayatınızda?
Evet, duygularımın farkında olmayı ve onları mümkün olduğunca bastırmadan yaşamayı tercih ediyorum. Üzüntümü de, sevincimi de, korkularımı da... Duygular insana varolduğunu hissettiriyor. Mış gibi yapmadan, gürül gürül yaşamalı insan. Aşk da geldiğinde böyle yaşanmalı...

Şu an hayatınızda nasıl bir dönemdesiniz?
Şu anda acısıyla, tatlısıyla yaşadığım tüm deneyimlerin verdiği güç ve rahatlıkla, hayatımın şimdiye kadarki en iyi dönemini yaşadığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Her ne olmuşsa iyi ki olmuş dediğim, şükrettiğim bir dönem...

Single'ınız çok beğenildi. İleride albüm yapmayı düşünür müsünüz?
Esasında belirli periodlarla single çıkarmaya devam etmek niyetindeyiz. Bir süre sonra da, içimize sinen yeteri kadar şarkı toparladığımızda albüm de yapabiliriz. Neden olmasın?

BİZE ULAŞIN