"Emeklerimizin karşılığını alıyoruz"

Hayalini kurdukları ‘boulangerie/patisserie’yi hayata geçirerek, çocukluklarından gelen mutfak tutkularını profesyonel hayata taşıyan Nazlı Goldenberg ve ortağı Sinem Arduman, Şamdan Plus için bahar masası hazırladı.

Röportaj: Bade ÇAKAR
Fotoğraflar: Betül YAZICIOĞLU

Mutfağa olan tutkularını genç yaşta fark eden ve her zaman kendilerine ait bir yerin hayalini kuran Nazlı Goldenberg ve Sinem Arduman, iki ay önce hayallerini gerçekleştirerek 'Marcel' adını verdikleri 'boulangerie/ patisserie'yi açtılar. Mutfakta beraber yeni tarifler yaratmaktan keyif alan ve şu an önceliklerini kendi kafelerine veren iki ortak ile baharı karşıladıkları keyifli bir masada bir araya geldik. Kendilerinin yaratıkları birbirinden lezzetli tarifleri tadarken, yeni heyecanlarını da konuştuk.

Hayırlı olsun, Marcel açılalı iki ay oldu... Nasıl gidiyor, beklediğiniz ilgiyi gördünüz mü?

Nazlı Goldenberg: Evet, çok kısa sürede beklemediğimiz bir ilgiyle karşılaştık. Çok emek harcadık, harcamaya devam ediyoruz. Bunun karşılığını çok hızlı alıyoruz ve çok mutluyuz. Marcel'in şimdiden ekşi maya ekmek, kruvasan ve siparişle hazırladığımız 'naked cake' müşteri kitlesi oluşmaya başladı.
Sinem Arduman: Bu ilk iki ay aslında alışma sürecimizdi... Bu tarz bir ilgi ve güzel yorumlarla karşılaşmak bizim için çok büyük motivasyon oldu.

Birbirinizle tanışma hikayenizi ve ortak olma kararını nasıl aldığınızı dinleyebilir miyiz?

Sinem A: İkimizin de annesi Saint Benoit'tan ortaokul arkadaşıydı, birbirimizi tanımıyorduk ama biliyorduk. Nazlı'yla benzer isteklerimizin ve eğitimimizin olmasından dolayı tanıştığımız anda beraber bir şeyler yapmaya karar verdik. Konuşmaya başladıkça aynı tarzda yerlerden, ekmeklerden, bizi heyecanlandıran, burada eksikliğini hissettiğimiz bir 'boulangerie/patisserie' hayalinin ortak olduğunu gördük ve bu hayalin gerçeğe dönüşme süreci bir sene sürdü.
Nazlı G: Annelerimiz 12 yaşından beri arkadaşlar, onların vesilesiyle bir araya geldik. Sinem de, ben de pastacıyız. Sinem, Cordon Bleu Paris'ten, ben ise Cordon Bleu İstanbul'dan mezun oldum. Aynı eğitimi aldık. Aldığımız eğitim doğrultusunda bir boulangerie açmaya karar verdik. Marcel'in hikayesi aslında oldukça hızlı gelişti. Bizi heyecanlandıran bu hikayenin ilk adımlarını geçen yıl haziran ayında atmaya başladık.

Marcel müşterilerine ne sunuyor? Mönünüzde neler var?

Nazlı G: Marcel, müşterilerine ekşi maya ekmek, kruvasan çeşitleri, tartlar, ekler çeşitleri ve naked cake sipariş pastalar sunuyor.
Sinem A: Marcel'de bu ay kahvaltı servisine başladık. Her zaman müşterilerimiz geldiğinde günlük vitrine çıkan değişik tartlar, cheesecake'ler, eklerler, milföy gibi farklı ürünler arasından seçebiliyorlar. Ekşi maya ekmeklerimizi, baget ve kruvasan gibi fırın ürünlerimizin de yavaş yavaş çeşitlerini arttırarak, üretimimizi büyütmeyi hedefliyoruz. Geçen günlerde satışa sunduğumuz iki renkli çikolatalı kruvasanımız büyük ilgi gördü.

Sizin favoriniz olan hangi ürün?

Nazlı G: Benim Marcel'deki favorim ekşi maya ekmeklerimiz. Sanırım bunun sebebi, ekmeklerimize gösterdiğimiz özen, zaman ve dört basit ana malzemeyle; her gün beslediğimiz ekşi mayamız, içme suyu, deniz tuzu, taş değirmende öğütülmüş doğal un ve tabii ki emeğin bir araya gelmesiyle ortaya bu kadar lezzetli bir ürün çıkartmamızdan dolayı benim favorim ekşi maya tam buğday ekmeğimizdir.
Sinem A: Marcel'de, Nazlı'yla açılmadan önce en çok deneme yapıp tarifini yarattığımız limonlu merengli tart benim favorim. Bir de, yeni mönüye koymayı düşündüğümüz, denemelerini yaptığımız, bana tam yazı anımsatan, frambuazlı-şeftalili kruvasan sanırım favorim olacak.

Marcel'in dekorasyonu da çok güzel olmuş. Bununla da siz mi ilgilendiniz, yoksa profesyonel bir yardım aldınız mı?

Sinem A: Marcel'in dekorasyonunda özellikle Nazlı'nın eğitimi ve vizyonuyla yola çıktık. Aklımızda hep dükkanımızın bir ev hissi vermesi vardı, gelenlerin yabancılık çekmeyeceği, tatlılarını yerken yanında kahvesini yudumlayıp, kütüphaneden bir kitap alıp okuyacağı bir yer...
Nazlı G: Aynı zevklerimiz olduğu için beraber mobilya seçimini yaptık. İçerisinin mimari uygulama kısmında, sevgili arkadaşımız mimar Yeşim Sevsevil'den destek aldık. Mutfakta vakit geçirmekten hoşlanıyorsunuzdur eminim.

İlk mutfağa dair hatıranız nedir hatırlıyor musunuz?

Nazlı G: 9 yaşındayken, en yakın arkadaşım Selin'le birlikte okuldan Selin'lere gidip, ödev yapmamız bizden beklenirken, biz "Benim çok güzel bir kurabiye tarifim var onu yapmalıyız" diyerek mutfağa girdik. Sonuç korkunç oldu! Bir süre mutfağa girilemedi ve Selin'in annesi bize biraz kızmıştı. Bir de annemi, anneannemi ve büyükannemi yemek yaparken izlemek her zaman hoşuma giderdi.
Sinem A: Ben kendimi bildim bileli mutfak hep ilgimi çekmiştir. 4-5 yaşlarındayken annemle beraber mutfakta kek yapmakla başladım, tabii ki en sevdiğim şey çiğ hamura parmaklarımı batırıp, ortalığı batırmaktı.

Kendi yerini açmak keyifli ama uğraştırıcı bir iş. Nasıldı bu süreç sizin için?

Nazlı G: Tabii ki her şeyde olduğu gibi ön göremediğimiz zorluklarla karşılaştık. Fakat sevdiğimiz ve hakim olduğumuz bir işle uğraştığımız için keyifle üstesinden geldik.
Sinem A: Hayalimizi gerçekleştirdiğimiz için, uzun saatler çalışıp, ayakta kalmak bizim için problem olmaktan çok, keyif oldu. Kuruluş aşamamızda karşımıza çıkan sorunlara sakin bir şekilde çözüm getirmeye çalıştık her zaman. Bu süreçte büyüdüğümü hissetmek de benim için ayrı keyifti.

Her detaya birlikte mi karar verdiniz? Aranızda bir iş bölümü var mı?

Sinem A: Bizim Nazlı'yla aramızda enteresan bir bağ var, birbirimizi konuşmadan bile anlayabiliyoruz. Dolayısıyla iş bölümü yapmaktan ziyade kendi alanlarımıza odaklanıp, ortak kararlar vererek işimizi yürütüyoruz.
Nazlı G: Evet, zevklerimiz aynı olduğu için her konuda birlikte karar aldık, Sinem'in dediği gibi konuşmadan bile anlaştığımız ve aynı kararı aldığımız oluyor. Marcel'de iş bölümü yapmadık, çünkü ortak hareket ettiğimizde enerjinin daha yüksek olacağına inanıyoruz.

Buradaki bütün ürünleri siz mi yapıyorsunuz, ekibiniz var mı?

Nazlı G: Ekibimiz var, fakat biz de ekibin bir parçası olarak hareket ediyoruz. Sinem de, ben de Marcel'in mutfağında reçete geliştirmekten keyif alıyoruz.
Sinem A: Biz daha çok ürün geliştirme kısmında aktif çalışıyoruz, gerektiği zaman kahve, gerektiğinde siparişleri biz hazırlıyoruz. Bizim için, kendimizi sürekli geliştirmek, ekip olarak gelişmek çok önemli.

Marcel aynı zamanda özel organizasyonlar için hizmet veriyor mu veya özel siparişler alıyor musunuz?

Sinem A: Siparişle küçük ev davetleri, catering'ler yapmaya başladık. Bu alanda büyümek ve gelişmek en büyük hedefimiz. Kruvasan ve ekşi maya ekmeğe ulaşımı kolaylaştıracak, yakında hayata geçireceğimiz çok heyecanlı projelerimiz var.
Nazlı G: Sinem'in dediklerine ek olarak, kafelere ve restoranlara ekşi maya ekmek, kruvasan çeşitleri vermeye başladık. Yeni yerlerle işbirliği içerisinde olmak bizi çok heyecanlandırıyor.

Gelecek için planlarınız neler? Mesela beş yıl sonra kendinizi nerede görmeyi düşünüyorsunuz?

Sinem A: İlerisi için herkes gibi bizim de çeşitli projelerimiz var. Fakat şu anda bunları konuşmak için çok erken.

BİZE ULAŞIN