'Hayatın kendisinden ilham alıyorum'
'Hayatın kendisinden ilham alıyorum'
Röportaj:Bade ÇAKAR
Fotoğraflar:Koray IŞIK
Farklı ve enerjik tasarımlarıyla son dönemin en dikkat çeken genç tasarımcısı Hande Çokrak, 2011 yılında yarattığı Maid in Love markası ile ardı ardına başarılara imza atıyor. Dünyada 50 noktada satılan tasarımların yaratıcısı olan Çokrak, yurtdışından sonra yurtiçinde de başarılı işbirliklere devam ediyor. Mudo FTS64 ile bir araya gelerek 2015 ilkbahar-yaz sezonu için Maid In Love x Mudo FTS64 'High 5' kapsül koleksiyonunu hazırlayan Çokrak, hayatında olup bitenleri Şamdan Plus'a anlattı.
'Hayatın kendisinden ilham alıyorum'
2011 yılında kurulan bir marka olarak Maid in Love, hızlı ve emin adımlarla ilerledi. Şu an geldiğiniz nokta hakkında ne düşünüyorsunuz?
Hande Çokrak: 2011 yılında ilk koleksiyonumu hazırlarken kendimi ve Maid in Love'nin çizgisini doğru ifade etme konusunda çekincelerim vardı. Kendime ve markama olan inancım zamanla güçlendi. İlk koleksiyonlara baktığımda daha çekimser adımlar attığımı görebiliyorum. Artık kendimi çok daha rahat ifade ettiğimi ve Maid in Love'ın algısının oturduğunu düşünüyorum. Hedefimde sadece Türkiye'de bilinir bir marka olmak yoktu. Şu anda Maid in Love'ın dünyada Excelsior Milano, Harvey Nichols (Hong Kong), Galeries Lafayette (Pekin), Luisa Via Roma (Floransa) olmak üzere dünyada 50 noktada yer alması, hedeflerimi takip ettiğimi gösteriyor diyebilirim. Maid in Love'ın geldiği noktadan gurur duyuyorum. Ama her zaman markayı, attığı her adımdan bir adım daha ileriye taşımak beni çok daha mutlu ve tatmin ediyor. Ben bunun için çok çalışıyorum.
Maid in Love, ilk günden beri Fashion Week'lerin ilgi gören ismi oldu. Sizi diğer markalardan ayıran neydi?
Çokrak: Fashion Week'te üç sezon geçirdim. İlk ikisi stüdyo tanıtımıydı. En son sezon ise Maid in Love, Mercedes Benz'in desteklediği marka olduğu için ilk defilemi yaptım. Her koleksiyonumun bir ruhu var ve o ruhu, defileleri bir kanal olarak kullanarak iletmeyi seviyorum. Her markanın kendini ayrıştırdığı özellikler var. Maid in Love çok renkli, eğlenceli, ilgi çekmekten hoşlanan ama umursamaz, çocuk ruhlu ama iddialı bir marka. Türkiye'ye göre alışılmış bir çizgisi olmayan, cesaretli bir marka.
Maid in Love tasarımlarının olmazsa olmazları nelerdir?
Çokrak: Özel çizilen canlı renklerdeki grafikler. Koleksiyonlarımın tamamlayıcıları olduğundan her sezon temalara göre ürettirilen şerit, püskül, boncuk, patch gibi aksesuarlar. Rahat kesim kalıplar, tasarımlarımın olmazsa olmazları.
Tasarımlarınızı yaratırken nelerden ilham alıyorsunuz?
Çokrak: Hayatı akışında yaşayan biriyim, o yüzden hayatın kendisinden ilham alıyorum. Beni besleyen ve enerjimi yükselten her şeyden; müzik, film, yazı, aşk, fotoğraflar, farklı ülkeler, doğa, çalışma masam, gösteriler... Daha çok sıralayabileceğim birçok şeyden. Hayata karşı meraklı olmak, ilgili olmak, sorular sorabilmek yaratıcılığa yer açıyor, dünyaya daha farklı ve dikkatli bakmayı öğretiyor.
'Hayatın kendisinden ilham alıyorum'
Maid in Love kadını nasıl biri?
Çokrak: Farklı, iddialı olmayı seven, renkli ve genç ruhunu tarzına yansıtabilen, sıradanlıktan uzak olmaktan mutlu olan kadın.
Geçen sene Who's Next fuarında, 'Yılın Tasarımcısı' ödülüne layık görüldünüz ve Galleries Lafayette Paris Hausmann'da Maid In Love markasının koleksiyon serginiz yapıldı. Nasıl bir tecrübeydi?
Çokrak: Galleries Lafayette Paris, moda alanında yeni yetenekleri desteklemek amacıyla her yıl düzenlediği serginin bu yılki konuğunun Maid in Love olması beni gerçekten çok gururlandırdı. Stile yön veren, yarattıkları markalar ile ses getiren, her gün bir yeni ismin eklendiği genç, idealist tasarımcıların bulunduğu moda sektöründe, seçilen bir marka olmak, Avrupa standartlarında bir marka yaratmanın hazzını veriyor bana. Maid in Love'nin yurtdışında önemli noktalarda yer alması ile elde ettiği birikim, marka bilinirliğini, PR değerini ve satış artışını büyük ölçüde destekliyor.
Eğitiminizi Londra'da tamamlamışsınız. Sizce Türkiye, yurtdışındaki moda kültürünü yakalayabildi mi?
Çokrak: Avrupa'da modanın daha uzun zamandır kendini ifade ettiğini düşünüyorum. Bu yüzden Türkiye ve Avrupa'yı karşılaştırmak haksızlık olur. Fakat yurtdışındaki moda zihniyetine paralel gitmesek de, daha çok yaklaştığımızı ve daha çok yaklaşacağımızı düşünüyorum. Türkiye'ye baktığım zaman hem tasarımcıların, hem yeni neslin kendini daha özgür ifade edilebildiğini görüyorum.
Size göre tasarımcı kimliği neleri barındırmalı?
Çokrak: Tasarımlar denge, oran, görsel devamlılık ve bütünlük içerisinde doğru vurguyla verilmeli. Tasarımcı olmak da bu vurguyu iz bırakarak, işaretleyerek, özgünleştirerek, belirginleştirerek ve ayrıştırarak yapmak.
Mudo için hazırladığınız koleksiyondan biraz bahsedebilir misiniz?
Çokrak: Maid in Love x Mudo FTS64 'High 5' adını verdiğim bir kapsül koleksiyon. Retro modern yaklaşımla pop kültürünü birleştiren bir hikaye sunuyor. Bu hikaye cinsiyetin, ırkın, rengin kimliğinizi belirlemediği, eğlenceli, oyuncu ruhların, pozitif duyguların, dokunuşların ve anlamların her şeyden önemli olduğu bir dünyada geçiyor. Mudo FTS64'ün ilk kapsül koleksiyonu olan 'High 5'; pantolon, mont, sweathirt, etek, gömlek, ayakkabı, çanta gibi her biri sınırlı sayıda üretilen 34 parçadan oluşuyor. 30 Mart'ta mağazalarda yerini alacak.
Bu koleksiyonu hazırlarken nelere dikkat ettiniz?
Çokrak: Koleksiyonun çıkış noktası 80'ler oldu. O dönemin eğlenceli ve renkli sosyal hayatından, en önemli tasarım grubu olan Memphis'ten, 80'li yılların sloganlarından ve Madonna gibi o dönemin stil ikonlarından da ilham aldım. Çılgın, enerjisi yüksek, dönemi yansıtan baskılar, rahat kalıplar ve kolay giyilebilir modelleri birleştirip, dinamik ve pozitif bir koleksiyon ortaya çıkardık.
'Hayatın kendisinden ilham alıyorum'
Mudo kadını ile kendi kadınınızı ortak noktada birleştirmek kolay oldu mu?
Çokrak: Her koleksiyonumda iddialı olmayı seven, kendini ifade etmekten korkmayan, giyinmekten zevk alan, eğlenceli, genç ve sıra dışı kadınlara hitap ediyorum. Mudo'nun genç markası olan Mudo FTS64 ile zaten yollarımız bu noktada kesişiyor. 'High 5' koleksiyonunda da bu doğrultuda ilerledim.
Maid in Love markasını gelecekte neler bekliyor? Planlarınız neler?
Çokrak: Maid in Love büyüdükçe hedefler de büyüyor. Daha iyi koleksiyon çıkartmak, model sayısını arttırmak, ekibimi genişletmek, erkek koleksiyonuna başlamak, satış noktalarını çoğaltmak, marka ulaşılabilirliğini artırmak, yurtdışında mağaza açmak hedeflerimin başında geliyor.