"Hayatımın En Yaratıcı Ve Verimli Dönemindeyim"

Yer aldığı projelerdeki performansları ve duru güzelliğiyle takdir toplayan işlere imza atan Leyla Lydia Tuğutlu, oyunculuktaki başarısı bir yana dursun, şimdilerde yeni çıkardığı single ile müzikseverlerle buluşuyor. Güzel oyuncu ile en yeni heyecanlarını konuştuğumuz özel bir sohbet ve keyifli bir kapak çekimi gerçekleştirdik.

"Hayatımın En Yaratıcı Ve Verimli Dönemindeyim"

Berlin’de doğuyor ve yaklaşık altı yaşlarındayken ailesiyle birlikte Türkiye’ye gelip, eğitim hayatına burada başlıyor Leyla Lydia Tuğutlu. Almanya’da yaşadıkları yıllarda ailesi onunla Türkçe de konuştuğu için dil öğrenmek ve yeni bir şehre, kültüre adapte olmak konusunda hiç sıkıntı yaşamıyor. Okulla birlikte konservatuarda yarı zamanlı müzik bölümüne başlıyor, 2008 yılında Miss Turkey’de birincilik tacını takıyor, akabinde de sunuculuk ve oyunculuk kariyeri başlıyor. Katıldığı pek çok projede birbirinden iyi oyuncularla oynuyor, gösterdiği performansla ve güzelliğiyle adından sıkça söz ettiriyor. 2022 yılında Ceyhun Ergin ile dünya evine giren güzel oyuncu, 2023 yılında ise oğlu Evren Deniz’i kucağına alıyor. Anneliğin ardından bir süredir çok sevdiği işinden uzak kalan Leyla Lydia Tuğutlu, şimdilerde ise yepyeni heyecanlarla sevenleriyle buluşuyor. Şimdilerdeki bu yoğunluğunu; “Yaratıcı ve verimli bir dönemdeyim” diye özetleyen güzel oyuncu; b oyunculuğun yanında müzikle de yakından ilgili. Öyle ki; şimdilerde yeni bir dizi projeyle sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor ama aynı zamanda yeni bir single da çıkarttı ve yeteneğiyle şaşırtmaya devam ediyor. Hayatının bu yepyeni dönemiyle ilgili merak edilen her şeyi konuşmak üzere bir araya geldiğimiz Leyla Lydia Tuğutlu ile özel sorularla dolu keyifli bir röportaj yaparken, özel anlarla dolu bir fotoğraf çekimi de gerçekleştirdik.


Röportaj: İrem Orhan

Fotoğraf: Gökay Çatak


İrem Orhan: Şimdilerde kariyerinizin yeni bir dönemindesiniz diyebilir miyiz; nasıl gidiyor her şey sizin için?

Leyla Lydia Tuğutlu: Evet, gerçekten öyle oldu. Anne olunca biraz ara vermiştim. Aynı ay içerisinde hem oynadığım dizi yayınlanacak hem de bir maxi single çıkardım. Yaratıcı ve verimli bir dönem benim için.


İ.O: Son olarak yeni bir single çıkardınız; bu hem siz hem de sevenleriniz açısından heyecan sebebi. Nasıl gelişti her şey, biraz bahsetmek ister misiniz?

L.L.T: Ben film ve dizilerde, cover albüm projelerinde şarkı söyledim. Oyunculuğun yanında müzikle ilgili kendi çalışmalarımı da yapmak istiyordum ama buna hiç vaktim olmadı. Bir şeyler yaparken doğru zamanda olsun, içime sinsin istiyorum. Eşimle uzun zamandır nasıl karakterler oynamak istediğimizi hayal ederek yazdığımız hikayeler var. Onun yazdığı bir hikayede, hayatının yalanlarla dolu olduğunu öğrenen bir kadın var. Yaşadıkları onu bir kırılma noktasına getirmiş. Onun iç sesi zamanla şarkı sözlerine dönüştü. Eşim bir gün bana şarkı yaptığını söyledi. Albümdeki şarkılar melankolik. Aşk acısını, yalnızlığı, kendine yabancılaşmayı anlatıyor ama bunların içinden güçlü çıkabilmeyi de. Biz acıyla şekillenen sözleri dinlemeyi sevdiğimiz yüksek tempolu bir tür olan elektronik müzikle birleştirerek yeni bir şey denemek istedik.



İ.O: Bu single için zamanlamanın sizin açınızdan özel bir sebebi var mı, bu işi sizin için özel kılan hususlar neler?

L.L.T: Zamanlamanın özel bir sebebi olmasa da bence güzel bir tesadüf oldu. Son oynadığım dizide karakterim bir şarkıcıydı onu oynamaktan çok keyif aldım. Belki bu durum süreci hızlandırmış olabilir. Dizi vesilesiyle tanıştığım prodüktörle bu albümde çalıştık. Albümün tüm dünyasına karar verebiliyor olmak özeldi bizim için. Albüm için yeni bir karakter yaratmamız gerekiyordu sesi, stili, nasıl bir ruh hali içinde oluşuna kadar.


İ.O: Oyunculuk peki, o hayatınızda ne kadar yer kaplıyor şimdi?

L.L.T: Oyunculuk hayatımda hep olacak. Ama şarkıcı kimliğiyle de devam edeceğim. Bu meslek değiştirdim olarak algılanmasın. Sanatçı sanatın her alanını deneyebilmeli, zaten güzel tarafı da bu değil mi?


İ.O: Dışarıdan bakınca kendi ayakları üzerinde durabilen, hata yapmaktan çekinmeyen biri olarak tanıdık sizi, öyle bir duruşunuz var. Hayatınızın her döneminde hep böyle güçlü ve kararlı mıydınız, yoksa yaş aldıkça gelişen bir durum mu oldu bu?

L.L.T: Aslında ben kendine hata yapmaya müsade etmeyen biriydim. Güçlü ve kararlıyım, bir şey yaptığımda en iyi şekilde yapmak isteyen disiplinli biriyim ama aynı zamanda otokontrollü ve mükemmeliyetçi tarafım da var ve bu beni yoruyordu biraz. O tarafımı kabul etmeye, beni ben yapan özellikleri sevmeye başladım. Yaş aldıkça gelişen bir durum oldu bu bende yani evet. 



İ.O: Şu an, kariyerinize yani oyunculuğa adım attığınız dönemlerdeki kendiniz ile karşılaşsaydınız, ona söyleyeceğiniz ilk şey ne olurdu?

L.LT: Biraz daha keyif almayı öğrenmesini, sonuca değil ana odaklanmasını ve kontrolünde olmayan şeyleri kafaya takmamasını söylerdim.


İ.O: Yaptığınız işte birilerine ilham kaynağı olmak ya da ikon sayılmak demek sizin için nasıl bir anlam ifade ediyor?

L.L.T: İkon egzajere etmek gibi geliyor bana. Birine ilham kaynağı olmak çok değerli. Senden cesaret alıp bir şey yapıyorsa biri, parlamaya başlıyorsa, gizlediği bir yeteneğini paylaşıyorsa dünyayla, özellikle senden genç birine ilham oluyorsan, ne kadar güzel.


İ.O: Yolun en başında, kariyerinizi inşa ederken, içinizden geçirdiğiniz en önemli hedefiniz neydi? Şimdilerde yolun neresinde olduğunuzu düşünüyorsunuz? L.LT: Başarılı, iyi bir oyuncu, ekonomik olarak bağımsız, iyi bir kariyere sahip olmaktı hedeflerim. Şimdi yoluma daha sakin, daha akışına bırakarak devam ediyorum. Kendime ne istediğimi sorduğum ve onu yaptığım, kendi yarattığım şeylere öncelik verdiğim bir yerdeyim.



İ.O: Hayatta hiç “Ne yapıyorum şimdi ben, neden buradayım ki” dediğiniz oldu mu? Yoksa koşullar ne olursa olsun, hızla her duruma adapte olabilenlerden misiniz?

L.L.T: Dediğim durumlar oldu ama hemen adapte olmayı da bildim. Özellikle sosyal olmam gereken kalabalık yerlerde.


İ.O: Gerçekleştiğinde sizi hayal kırıklığına uğratan bir hedefiniz/amacınız/hayaliniz oldu mu hiç?

L.L.T: Hayal kırıklığı değil de istediğim şeylerin çoğunun gerçekleştiği bir dönemim vardı. İşlerim inanılmaz iyi gidiyordu, yapmak istediğim şeyleri yapmışım. Hedeflerine ulaştığında daha mutlu olursun yanılgısı vardır. Mutluluğun bunlarla ilgisi olmadığını fark ettiğim bir an oldu.


İ.O: İnsanların sizinle ilgili en büyük yanılgısı ne oldu şimdiye kadar? Yani en son hangi konu ile ilgili birilerine açıklama yapmak zorunda hissettiniz ve kendinizi anlattınız?

L.L.T: Soğuk göründüğümü söylerler, tanıdıkça bu fikirleri değişiyor.



İ.O: Beğeniye açık bir iş yapıyorsunuz. Eleştiri tabii ki yapılabilir; olumlu ya da olumsuz. Ama kesinlikle hoşgörülü davranmayacağınız bir eleştiri konusu var mı?

L.L.T: Eleştiri samimi ve yapıcıysa açığım her zaman. Herkes fikrini söyleyebilir, yazabilir. Sadece bana değil, herhangi birinin fiziksel özelliklerine yapılan eleştiriye hoşgörülü olamam.


İ.O: Spontane hareket etmeyi sevenlerden misiniz, yoksa plansız adım atmayanlardan mı?

L.L.T: Eskiden spontane olmak bana zor geliyordu. Verdiğim bir kararla ilgili yüzlerce kez düşünürdüm. Şimdi daha spontane daha hızlı kararlar veren biriyim.


İ.O: Hayatta sizin için de her şey hep çok yolunda gitmemiştir herhalde, arada takıldığınız anlar da olmuştur öyle değil mi? Böyle anlarda nereden güç alırsınız?

L.L.T: İstediğim gibi gitmeyen konuları zamana bırakmak iyi geliyor. Sonra bundan ne öğrenebileceğime bakarım. Çocuğumun, ailemin varlığından güç alıyorum.


İ.O: Peki, Aşk çılgınlık mı yoksa mantık işi mi? Hangisi sizin aşkı yaşayış biçiminize daha uygun dersiniz?

L.L.T: Aşk kesinlikle çılgınlık bence mantıkla yaşanabilecek bir şey değil. Ama çocuktan sonra aşkla ilgili fikirlerim değişti. Beklentisiz, saf, gerçek aşkı çocuğun insana öğrettiğini düşünüyorum.



İ.O: Söz aşktan açılmışken, şuan aşkta nasıl bir dönemdesiniz? 2022 yılında Ceyhun Ergin ile evlendiniz ve güzel bir evliliğin içindesiniz bildiğimiz kadarıyla; nasıl gidiyor her şey?

L.L.T: Biz evlenmeden önce de yıllarca beraber dik. Birbirimizi uzun zamandır tanıdığımız için aramızda güven ve iyi bir iletişim var. Şimdi iyi bir takım olmayı öğrendiğimiz bir dönemdeyiz. Hem anne baba olarak hem de iş partneri olarak.


İ.O: Peki, sizce aşkın bir ömrü var mı diye sorsak?

L.L.T: Bence aşkın devirleri var. İlk yılları başka, evlilikte başka, çocuktan sonra başka. 



İ.O: Peki, şu aralar içinde bulunduğunuz bu yoğun tempoda beslenme düzeniniz ve sağlığınız bundan nasıl etkilendi? Son durumda nasıl kurdunuz dengeyi?

L.L.T: Bazen düzensizlikler olabiliyor tabii ama aksatmadığım şeyler yoga ve meditasyon. Bence stresten en çok etkilenen şey mental sağlığımız. Aç kalmak, düzensiz yemek her zaman büyük sıkıntı değil benim için. Zihin olarak yorgun olmak daha kötü geliyor bana. Hafif yemeye çalışıyorum. Yemekle ağırlaşmak ciddi şekilde enerjinizi çalıyor. Hafif derken evde yapılan sebzeli yemeklerden bahsediyorum. Ve günde öğlen ve akşam olmak üzere iki öğün yiyorum. Aralıklı oruç da diyebiliriz.


İ.O: Sizin için estetik uygulamalar (belki minik bazı dokunuşlar) kusurları örtmek mi, yüzünüzde bazı noktaları daha da dikkat çekici hale getirmek demek mi diye sorsak? Hangi fikre daha yakınsınız?

L.L.T: Estetik bence minik düzeltmeler demek, bir fotoğraftaki photoshop gibi. Herkes istediğini yaptırabilir tabii. Fazlasını kötü buluyorum sadece. Estetikle tamamen başka birine dönüşmek doğru gelmiyor bana. İleride fikrim değişebilir ihtiyaç hissedebilirim de. Oyunculukta bana dezavantaj olacağını düşündüğüm için yaptırmıyorum.



İ.O: Sona doğru yaklaşırken, kariyerinizle ilgili yeni sürprizler var mı, belki sürpriz yeni iş birlikleri vs?

L.L.T: Yeni şarkılarım çıkacak ve yeni dizi projeleri olabilir.


İ.O: Son olarak hayatta, yapmak isteyip de yapamadığınız ne kaldı, sizinle ilgili yakın vadede neler bekliyor bizi?

L.L.T: Müzikalde oynamayı çok isterim doğru proje gelirse yapacağım.